Telif atmak vs. telif yemek

Eser sahiplerini koruyan ilk kanun, İngiliz Parlamentosu tarafından 1709’da kabul edilen “Kraliçe Anne Kanunu” adını taşıyan kanundu. Matbaanın icadıyla birlikte, eserlerin çoğaltılmasından kazanç elde eden müteşebbis bir sınıf oluştu ve sonucunda fikri haklar alanında hukuki koruma ihtiyacı doğdu. Ülkemizde, telif hakkıyla ilgili ilk hukuki düzenleme 1857 tarihli Telif Nizamnamesi idi. Buna göre, yazara hayat boyu imtiyaz tanınmakta ve basan ile anlaşmak ve satmakla ilgili konular düzenlenmekteydi, ayrıca anlaşmadaki sayıdan fazla bastıran kişiler cezalandırılmaktaydı. Şimdilerde, kişinin her türlü fikri emeği ile meydana getirdiği ürünler üzerinde hukuken sağlanan haklar olarak tanımlanan Telif Hakları, 1948 Tarihli Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 27’inci Maddesi’nin 2. bendinde korunma altına alındı. Bu korumayı sağlama görevi ise devletlere yüklendi. Buluşlar ve sanat eserlerini korunmasını sağlamak, dikkatle izlenmesi gereken bir devlet görevidir. Devlet «buluşlar ve sanat eserlerinin korunması» görevini yasal kurallar öngörmek suretiyle yerine getirir. Bu da etkin bir fikri hukuk mevzuatı ile mümkündür. 8 Mayıs 1910 tarihli Hakkı Telif Kanunu, Profesör Ernst Hirsch tarafından hazırlandı ve 1952 yılında yürürlüğe girdi 1983, 1995, 2001, 2004 ve 2007 ve  2008 yıllarında değişikliğe uğradı ve halen yürürlükte olan 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile bahsedilen etkin korunma sağlanmaya çalışıldı. Ve yıl 2017, yukarıdaki tüm terim ve kanunların yerine başka terim ve düzenlemeler geldi. ‘‘YouTuber’’ arkadaşlar, YouTube kuralları çerçevesinde birbirlerine telif atıyorlar, zaman zaman da telif yiyorlar. Bu işlerle uğraşıp da kendini yenilemeyenlerin ne kadar geride kalacağını anlatmak için bu konudan bahsettim. Devlet ve kanunun yerine özel bir şirket olan YouTube, hak takibi yapanların yerine telif atanlar, hak ihlali yapanların yerine de telif yiyenler geçmiş. Hepimize afiyet olsun.

Av. Erdal Aksu
HukukiBoyut

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Eylül 2017 sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.