Gaming / Gambling

Her zaman kasa kazanır. Kumar dünyasına ilişkin olarak, sıradan insanların kurabildiği iki cümleden biri budur. Deriz ki; ne kadar çok oynanırsa oynansın mekanın sahibi kazanır. Eğer işin içinde değilsek veya hastalığa yakalanmamışsak bu dünyaya ilişkin başka kural da bilmeyiz. Reşit olmayanların kumarhanelere giremeyeceği ve ülkemizde de yasak olduğu zaten ortadadır. Kumarhaneleri de genelde çok çok büyük şirket yapılanmaları gizemli şekilde kontrol eder. Bunlara da kumarhane işletmecisi denir.

Aynı sıradan insanların oyun dünyasına bakış açısı da böyle. Gençler, oyunları cep telefonlarına, bilgisayarlarına indirip kuruyorlar, sonra belli rekabet kuralları çerçevesinde saatlerce oyunun içerisindeki dünyaya ait olurlar. İşte bu noktada oyunun kurallarını koyanlar ile yukarıdaki kumarhane işletmecileri arasında çok da fark olmadığını ortaya koymak lazım.

Kumarhane işletmecisinin de oyun yazılım şirketi sahibinin de tek bir amacı var ‘‘daha fazla para harcatmak, harcanan paradan payına düşeni almak’’. Farkı ise, kumarhane işletmecisi bizim coğrafyaya giremiyor, yaşı tutmayanları mekanına sokamıyor, kolluk kuvvetleri tarafından denetleniyor, uluslararası para transferleri MASAK gibi kurumların gözetimine takılıyor. Bunun yanında oyun işletmecisi, dünyanın her yerine serbestçe giriyor, evimize kadar gelip çocuğumuzun önüne çıkıyor, ona harcama yaptırıyor, çocuğun ufak ufak harcamalarla oluşturduğu oyun karakterini oyuna yerleştirdiği sahte hesaplı karakterin tek kılıç darbesiyle yok ediyor ve onu yeni harcamalara sürüklüyor. Denetlenmiyor, izlenmiyor, kimse bilmiyor…

Av. Erdal Aksu
HukukiBoyut

Bu yazı, ilk kez Campaign Türkiye 93. sayısında yayınlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.