Tasarımın tarihi

dDf Kurucu Ortağı Arhan Kayar “Son yıllarda tasarımın gündelik hayatımızın şekillenmesindeki en önemli gelişmelerden biri olarak ‘tasarım odaklı düşünmek’ karşımıza çıkıyor” diyor.

Tasarımın tarihi-campaigntr

Tasarımın tarihine baktığımız zaman, başta mimarlık ile başlayan pek çok ana dalın altında yer aldığını görüyoruz. 

Zaman içerisinde moda, sanat ve zanaat ürünleri, tekstil endüstrisi ile yerini belirginleştirdi. Zaman içerisinde grafik tasarım, endüstriyel tasarım ve ürün tasarımı gibi geleneksel alanlarda yer aldığını görürüz.

Yukarıda belirttiğim gibi tasarım, başlangıçta mimarinin bir alt bölümü olarak hayatımıza girmişti. Özellikle endüstri devriminin globalleşmesi ile birlikte tasarım artık yüzlerce uygulama ve dalın temel unsuru haline geldi.  

Başta yaratıcı endüstriler olmak üzere her alanda yaşantımızı yönlendiriyor olması, yeni tartışmaları gündeme getirmeye başladı. Günümüz sıcak konularının başında tasarım geliyor: özellikle “millenium’dan” beri tasarım, her konuda karşımıza çıkıyor. 

Bu arada ‘Grafik Tasarım’ kavramının 1920’li yıllarda kullanılmaya başlandığını hatırlatmak isterim. Yaşantımızdaki bütün gelişmeler tasarım odaklı, inovatif kavramların hepsi tasarım kökenli oluşumlar olarak karşımıza çıkıyor.

Son yıllarda tasarımın gündelik hayatımızın şekillenmesindeki en önemli  gelişmelerden biri olarak “tasarım odaklı düşünmek” karşımıza çıkıyor.

Hayata geçirdiğimiz pek çok proje ve farklı sorunlarımızın çözümü, tasarım odaklı düşünce sonucunda hayata geçiyor. 

Özellikle son 10 yılda tasarımın popüler kültürün odak noktalarında bir yere oturduğunu fark ederiz. Kalkınma planlarından “Life Style” diye adlandırılan yaşam kültürü yayın ve programlarının odağında tasarım bulunuyor. Güncel şehirli insan, kendi tasarım odaklı alt ve üst kültürlerini doğal olarak oluşturmuş.

1900’lerde çağdaş dünyada trendler geleneksel olarak yaklaşık 20 yılda bir değişir ve bu duruma çok “hızlı değişim çağı” gibi tanımlamalar yapılırdı.

Bu durum, günümüzde “Endüstri 4.0” ve ötesine geçiş ile farklı boyutlara geldi.

Girişimcilik ve tasarım odaklı düşünmek, hayatımızın her yerinde baş role oturdu. Pek çok yaratıcı fikir, tasarlanmış ve rekabete sunulmuş projeler olarak karşımıza gelmeye başladı ve çok renkli yeni jenerasyon bir hibrit rekabet ortamı ortaya çıktı.

Artık önümüzdeki neredeyse 2 yıl içerisinde gelişme seviyesi olarak nerede olacağımızı tahmin edemez hale geldik. Dünyada zaten internetin gelişimiyle yıllardır köşebaşını tutmuş sektörler sarsıntı geçirmeye başladı ve rekabet farklı bir boyuta geldi; bu da bizi daha heyecanlı bir geleceğe doğru yönlendiriyor.

Bugün tasarım odaklı düşünceye değer vermeyen firmalar, rekabet dışı kalmaya başladı. Yakın bir gelecekte hiçbir şansları kalmayacak, bu bir bilim kurgu kaynaklı öngörü değil, gerçeğin kendisi.

Dünyamızda neredeyse her gün karşımıza bir yenilik çıkıyor, ortaya çıkan en kısa sürede kopya edilmeye başlıyor ve rekabet yeniden başlıyor. Tüketim körükleniyor ve büyük çarpanlar ile artıyor.

Bazı büyük yatırımlar, tamamlanamadan demode oluyor ve kullanım dışı kalıyor. Uluslararası rekabette klasik kurallar değişti, baştan tüm yönleri ile tasarlanmamış projeler rekabet dışı kalmaya mahkum bir durum aldı.

Pek çok proje ve tasarım ürünü sürekli olarak yarış dışı kalıyor ve ortada büyük bir kirlilik oluşuyor, maddi-manevi kayıplara ve çevre kirliliğine sebep oluyor.

Geleceğe doğru hazırlanırken sürdürülebilir tasarım odaklı projelere odaklanmak kaçınılmaz.

Şimdi gündemimize “geri dönüşümlü tasarım” bir başka deyişle sürdürülebilir tasarımların gerekliliği girdi.

Dünyamızda tasarım trendleri sürekli olarak değişiyor ve özellikle coğrafi ve sosyo-ekonomik değerlere göre farklılık gösteriyorlar. Gerçekler her yerde farklı hayata geçiyor ve farklı değerlere sahip oluyor.

Datalar ve alışkanlıklar bugünkü pazar stratejileri açısından çok büyük önem sağlamakta; ancak sürekli değişen dünya ortamı, interaktif bir boyutta karşımıza çıkıyor. Bazen global doğrular büyük yanlışlara dönüşebiliyor; her şey kendi zamanında ve mekanında gerçekliği kadar doğru oluyor.

Dünyamızda sürekli olarak binlerce tasarım ile ilgili olgular ortaya çıkıyor, bunlar festivaller, fuarlar, konferanslar, sempozyumlar, tasarım haftaları, moda haftaları, yaratıcı toplantılar, workshoplar, web-meeting’ler, yayınlar, kampanyalar ve yüzlerce değişik oluşumlar…

Hiç  durmaksızın karşımıza çıkıyor, dünyamız sürekli değişiyor. Bu değişimde aktif rol oynamazsak sadece izleyici durumda kalırız ve rekabet şansımız zayıf olur veya hiç olmaz.

Önümüzdeki yazılarda tasarım tarihinden bugüne; bugünden geleceğe uluslararası rekabette “tasarım odaklı düşünce” içerikli pek çok konuya değinmek ve yaratıcı projeleri paylaşmayı hedefliyorum. Mesleğim icabı pek çok projenin içerisinde dünyanın değişik yerlerinde yaratıcı projelerde yer alıyorum.

Geleceği tasarlayabilmek için sürekli öğrenmek  ve karşılıklı deneyimlerden gerekli öğretileri çıkarmak lazım.

Tasarım odaklı düşünmek ve proje yapmak hiç durmayan bir süreçtir. Bir projeyi bitirdiğiniz zaman o proje artık yalnız sizin değil aynı zamanda başkalarının olmuş demektir.

Arhan Kayar

dDf Kurucu Ortağı

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 85. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.