SXSW 2014 notları

SXSW Interactive bu sene de yoğun geçti. Yüzlerce oturum arasında seçim yapmak, farklı mekanlardaki programlara yetişmeye çalışmak dışında keyifliydi diyebilirim. Geçen yıl da en çok konuşulan konuların başında büyük data vardı. 3D tarayıcılar ve giyilebilir teknolojiler bu sene de birçok oturumda gündemdeydi. Bu sene ayrıca bulut teknolojisi, Twitter’da e-ticaret, gizlilik ve her zaman olduğu gibi hikaye anlatmak gözde konu başlıklarıydı.

Üç yıldır katıldığım etkinliğin katılımcı yapısını merak ettim ve ilginç istatistikler buldum. Katılımcıların %50’si 21-34, %46’sı 35-54 yaş grubunda. %60’ı erkek.  %20’si Amerika dışından. Katılımcıların büyük çoğunluğu yeni iş fırsatları bulmak amacıyla orada. İş ortaklarıyla bağlantı için gelenlerin sayısı da hayli fazla. Yaklaşık %40’ı bilet parasını cebinden ödemiş. %50’si evli. %30’unun çocuğu var. 5-6 çocuğu olanlar bile var. Katılanların neredeyse tamamı çalışıyor. 3’te 1’i yıllık 150.000 dolar’dan fazla maaş alıyor. Neredeyse tamamı üniversite mezunu ya da öğrencisi. %55’i kendi evinde oturuyor. %96’sı sosyal medya kullanıyor.

Edward Snowden’in Moskova’dan video konferansla katılması en dikkat çekici olaydı. Sosyal medyada SXSW’ye dair konuşmanın %7’si Snowden’le ilgiliydi ve etkinliğe dair konuşmanın %90’ı Twitter üzerinden gerçekleşti. Bu senenin gözde konuşmacıları olarak Eric Schmidt, George Takei, Neil deGrasse Tyson, Adam Savage, Joi Ito, Anne Wojcicki, Ben Rattray ilk akla gelenler.

Notlarımı derledim. Umarım keyif alırsınız.

• Teknoloji görünmez olduğunda en kıymetlidir.

• 2015 yılında birbirine internet yoluyla bağlı cihazların sayısı 25 milyar olacak, bu 2010 yılının tam iki katı.

• Dale Zak topluluk için harika bir tanımlama yaptı: ‘Birbirlerini olması gerekenden daha fazla önemseyen insan grubu.’

• Herkesle iletişim kurmaya çalışırsanız insanlar hiçbirşeye bağlanmazlar.

• Açıklık her zaman sadelik demek değil.

• İnsanlar her zaman yenilik peşinde değiller, aşina oldukları da çekici gelebilir.

• Markayı deriye kazımak bir sadakat göstergesiyse eğer, en çok dövmesi yapılan marka Harley Davidson, en çok dövme yapılan kelime ‘anne’.

• Kulaktan kulağa (WoM) etkisinin sadece %7’si online’da gerçekleşir.

• Kulaktan kulağa (WoM) etkisi reklamlardan 10 kat etkili. O yüzden her zaman hedef konuşturan, paylaşılan, haber olan reklamlar yapmak olmalı.

• Her markanın mobil uygulamalara, oyunlara ihtiyacı yok. Asıl amaç müşteriye mobilde ulaşmak için yeni yollar aramak olmalı.

• Oturumlarda enteresan bir slide geldiğinde herkesin telefon ve tabletleriyle fotoğraf çekmeye çalışmaları ikinci ekranın önemini gösteriyor 🙂

• İşin yarısı içerik oluşturmaksa diğer yarısı dağıtım.

• İçerik bir problemi çözen deneyimse değerli. Doğru içerik doğru hikayeyi doğru şekilde anlatır.

• Eric Schmidt: “Akıllı telefon fiyatlarındaki düşüş, 3. dünya ülkeleri için eğitim, güvenlik, eğitim demek.”

• Akıllı telefon ve tabletlerdeki uygulamaların %20’sini oyunlar oluşturuyor. 3 sene önce bu oran %5’ti.

• Biometrinin geleceğinde cüzdan ve anahtarlara veda etmek var.

• Müşteri için beklenmedik sürprizler dikkat çeker fakat endişeye de sebebiyet verir. Düşündüğümüz kadar etkili değil.

• Mobil uygulamalar ve web siteleri arasındaki çizgi daha da bulanık hale gelecek. İnsanlar web sitesinde mi bir uygulamada mı gezdiğini fark edemeyecek.

• Web’de dolaşmanın yeni norm’u vücut ve ses olacak.

• Erişim anlamında gerçekten global olmak isteyen markaların yerli/yerel mobil uygulamalar yerine etkileşime açık kullanıcı deneyimi (UX) sunmaları gerekiyor.

• Cihaza göre farklı içerik olmaz, üzerinde durulması gereken ortama/duruma göre davranmak ve kullanıcının ihtiyaçlarını ön planda tutmak.

• Amerika’da polislerin %37’si çalışma saatleri içinde sosyal medya kullanamıyor halbuki suçluların takibi için sosyal medya kanalları önemli bir kaynak haline geldi.

• Her gün 1,3 milyar fotoğraf çekiliyor ve kriminal davalar için önemli kanıtlar bulunabiliyor.

• Ne kapsamda ve cömert ödül programı tasarlanırsa tasarlansın %3’lük memnuniyetsiz bir kitle her zaman var.

• Davranışı ödüllendirmek için yollar bulunmalı, davranış değişikliği için uğraşmak nafile. Ödüller eğer ‘kazandım’ duygusu verebiliyorsa başarılı oluyor.

• Genetik bilgi gündelik yaşantımızın bir parçası olacak.

• Markalar Twitter’da hata yapma korkusundan iyice steril hale geliyorlar.

• Hikayeyi truva atı gibi bilgi ve haber taşıyıcı olarak düşünmek gerekiyor.

• İnsanların paylaşım yapabilecekleri teknoloji yerine psikolojiye odaklanmak gerekiyor.

• Nasa’nın 2009’da Twitter’da 1000 takipçisi varken bugün 6 milyondan fazla.

• Giyilebilir teknolojiler gündelik yaşamı, çalışma hayatını, eğlence anlayışımızı değiştirecek. Tasarım giderek daha önem kazanacak.

• Rob Pegoraro hayata dair acı bir laf etti: “Bu zamanda yaşamanın bedelinin en büyük faturası kendimize/mahremiyetimize çok fazla dikkat etmemiz için ayırdığımız para ve zaman olarak karşımızda.”

• Eğer para vermiyorsan müşteri değilsin, satılan ürünün ta kendisisin.

• Bir jenerasyonun çocuklarını eğitmek için bir jenerasyona ihtiyaç varmış.

• Bugünün çocukları bir şeyler anlatılmasından hoşlanmıyorlar. Tecrübe etmek, denemek istiyorlar. Bilgisayar oyunları iyi kullanıldığında büyük şans olabilir.

• Bir marka, yeni bir teknoloji karşısında ne bulacağı sorusundan ziyade kullanıcılar niçin orda sorusuna cevap aramalı.

• Büyük fikirler oldukça yaygın. Az bulunansa hayata geçirebilecek özel insanlar ve takımlar.

 

Serdar Ekrem Şirin

THY Reklam Müdürü

Twitter: @serdarekrem

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.