Siber ekosistem > sosyal medya

Son 4-5 yıldır özellikle Gezi Parkı olaylarına kadar “sosyal medya” kelimesi, taşıdığı anlamdan ve değerden çok daha farklı, büyük bir “pazarlama metası” haline getirildi. Durum böyle olunca satmak için tezgah kuran da,  merak edip fırsat bilip satın almak için sıraya giren de çok oldu.

Yıllar öncesinin pazarlama paradigmalarıyla, bugünkü kavramları ve platformları üzerinde uygulama denemeleri yapılmaya başlandı. Yeni dünyanın yarattığı kavramlar, olması gereken yerden çok uzaklara taşındı. Sosyal medya da bu listenin başlarında yer alıyor.

Sosyal medya kelimesi popülerleştikçe, dilden dile dolaşmaya başladı ama içi sürekli büyük oranda bilinçsiz pazarlama faaliyetleriyle dolduruldu. Bunlar üzerine yazıldı, çizildi, konferanslar yapıldı… Sosyal markalar, sosyal pazarlama kampanyaları, sosyal reklamlar, sosyal müşteri ilişkileri yönetimi derken neredeyse pazarlama iletişimi ile ilgili birçok konunun başına “sosyal” kelimesi yine bilinçsiz bir şekilde eklendi…

Az sayıda” önemli kişi ve kurum bu süreci düzgün yapılandırmak için çaba sarf etti ve bu çaba halen devam ediyor.

Fakat bugün geldiğimiz noktada sosyal medya tanımı/kavramı büyük resmin kendisini karşılamamaya başladı. Bugün pazarlama için de sosyal medya kelimesi yetersiz geliyor diyebiliriz. İşte bu noktada “siber ekosistem” tanımı tüm ihtişamı ve paydaşlarıyla karşımızda durmaya başladı.

Siber ekosistem, “sosyal medya” tanımını içine aldığı gibi bireysel dijital iletişim araçlarını da kapsamaktadır. Bu dijital araçlar, servisler, uygulamalar, platformlar siber ekosistemin genişlemesine yardımcı olmaktadır. Bu ekosistemin içerisindeki paydaşlardan ilk aklıma gelenler;

* Bilgi ve iletişim cihaz teknolojileri
* Genişbant internet altyapısı
* Sosyal ağ platformları
* Bilgi güvenliği
* Nitelikli insan kaynağı ve istihdam
* Toplumsal dönüşüm
* E-ticaret
* Kamu hizmetleri

Bugün pazarlamadan siyasete, hukuktan sağlığa, eğitimden ticarete büyük bir çoğunluk hala “sosyal medya” kelimesinin peşinden gidiyor. Ancak gelecek, büyük resmin bir parçasıyla vakit kaybetmekten değil, büyük resmi görebilme ve çizebilme kabiliyetinden oluşuyor.

Her kurum ve kişi sosyal medya kelimesinin peşinden gidebilir ve bunun içinde yer almak isteyebilir. Fakat siber ekosistem ölçeğinde düşünmek ve bu sistem üzerine strateji kurgulamak, büyük resmi görmenin ve büyük düşünebilmenin ta kendisidir.

İşte bu nedenlerden dolayı; siber ekosistem, sosyal medyadan sadece büyük değil aynı zamanda daha önemlidir…

Ercüment Büyükşener / Ercument.org

—————————————————————————

Ercüment Büyükşener kimdir?

2003 yılından bu yana PR, reklam ajanslarına ve markalara “Sosyal Medya ve Dijital İletişim Danışmanlığı” hizmeti vermektedir. Akademik alanda ise 2 senedir İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde “Sosyal Medya ve Dijital İletişim” derslerini “Öğretim Görevlisi” ünvanıyla vermeye devam etmektedir. “www.ercument.org” blogunda ise sektörel ve kişisel tecrübelerini yazmaktadır.

Twitter: @ercumentb

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.