Markalar neden sosyal medyada?

Büyük markalar neden sosyal medyada? Ya da siz bir büyük markanın yöneticisi/çalışanı olarak sosyal medyada değilseniz neleri kaçırıyorsunuz?

Büyük markalar sosyal medyada çünkü,

İletişimi tek bir merkezde toplamak isterler. Yani bir marka için internette zaten olumlu ya da olumsuz olarak konuşuluyor. Marka, Facebook’ta ve Twitter’da resmi bir hesabı olmalı ki kullanıcılar en doğru bilgiyi nereden alabileceğini bilsin. Aksi halde ağzı olan herkes yetkili ağızmış gibi markanız için atıp tutar. Siz de seyretmekle yetinirsiniz.

Hayranlarıyla/takipçileriyle günlük iletişim kurarak onlara yakın olmak isterler. Yani insanlar zaten Facebook’ta. Onlarla iletişim kurarak hem kendi markaları için konuşturmak hem dertlerini, tasalarını, isteklerini hızlıca anlamak isterler.

Insight (öngörü) yakalamak isterler. Insight dediğimiz şey açık olmayan, örtük bilgidir, çoğu zaman o markaya özeldir ve kıymetlidir. Açık bilgi nedir? Açık bilgi “Girdiğimiz son içeriği 500 kişi beğenmiş, 250 kişi yorum yapmış” demektir. Bunu herkes görür.  Daha önemlisi örtük bilgidir. Yani bu 250 kişi ne yazmış, girilen içeriğe göre kullanıcıların çoğu belli bir fikre mi yönelmiş, yönelmişse kişilikleştirdiğinizde hayranlarınız depresif mi, mutlu mu, eğlenceli mi, belli bir konuya karşılar mı, ilginç talepler, öneriler veriyorlar mı ya da 500 kişi beğendiyse ve bu sizin için iyi bir sonuçsa  bir önceki gün veya geçen hafta aynı gün  kaç beğeni aldınız, aynı içerik tipini kullandığınızda tekrar aynı sayıya ulaşıyor musunuz, gibi.

Sürekli iletişim kurmak isterler. Çünkü kullanıcıya sayfanızı bir defa beğendirdiğinizde artık o sizinle iletişime devamlı olarak açık hale geliyor. Size tepki veriyor, sizinle seviniyor, sizinle üzülüyor. Sürekli sizinle yaşıyor gibi de denebilir. Ama eski sistem mailing’de (toplu mail gönderme) kullanıcının sizin iletinizi görmesi için 5-6 aşamadan geçmesi gerekirdi ve ayrıca tek  yönlüydü. Kullanıcıyı kalıcı iletişim için sosyal medyaya çağırmıyorsa mailing’in benim için pek de bir önemi yok.

Yeniliklerden yararlanmak isterler. Open Graph gibi, Sponsorlu hikayelerin yeni modelleri gibi, geleceği bilinen ama henüz gelemeyen sosyal ticaret yani F-Ticaret gibi yeniliklerden hızla faydalanmak isterler. Kısacası sosyal medya yeniliklerin kaynağı ve bu yenilikleri hızlı bir şekilde uygulayabilmek için sosyal medya sayfalarınızın hazır olması, içerisinde belli bir hayran kitlenizin olması ve tercihen belli bir süre iletişim yapmış olmanız gerekiyor.

Gelişmiş hedefleme yapmak isterler. Yani TV’de erkeklere kadın çorabı reklamı göstererek kaynaklarını boşa harcamak istemezler. Bunun için de Facebook’un gelişmiş reklam/sponsorlu hikayeler hedefleme seçeneklerini kullanırlar. Bununla siz reklamınızı göstermek istediğiniz kişilerin yaş aralığından, cinsiyetine, bulunduğu şehirden, beğendiği markalara, sayfalara ve dolayısıyla savunduğu düşüncesine kadar hedefleme yapabilirsiniz ve eğer sonuca ulaşmıyorsanız da hiçbir ücret ödemezsiniz.

İşte yukarıda markaların neden sosyal medyada olduklarını açıklamaya çalıştım. Eğer siz de bir marka yöneticisi konumundaysanız ve henüz markanızı sosyal medya ile tanıştırmamışsanız hızlanmanızı tavsiye ederek hiçbir şey için geç değildir demek istiyorum.

Eren Caner / erencaner.com.tr

—————————————————————————————–

Eren Caner kimdir?

Şu an Galatasaray Üniversitesi’nde Pazarlama İletişimi Yönetimi bölümünde master yapıyor ve mezunu olduğu Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nde Sosyal Medyada Marka Yönetimi dersleri veriyor. İş hayatında ve öğretim hayatında “kullanılabilir bilgi’’ vermeye odaklanıyor, farklı verilerle farklı verileri bir araya getirip “akıl yürütmeler” oluşturmayı seviyor, “Keynote” ile sunum yapmaktan zevk alıyor.

Twitter: @erencaner

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.