Keşif: İrem Nur Terzi

Kukla tasarımcısı İrem Nur Terzi, bu sayımızda keşif bölümümüzün konuğu oldu.

 İrem Nur Terzi                             Freelance Sculpture Illustrator, Toy Maker

İrem Nur Terzi, 1989 yılında İstanbul’da doğup büyüdü. Küçüklüğünden beri çizgi filmlere, oyuncaklara ve maketlere hayranlığı, onu hayali olan bölümü okumaya yöneltti. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sahne Dekor ve Kostüm Tasarımı Bölümü’nden mezun. Mezun olduğu bölümde kukla üzerine eğitim aldı. Mezun olduktan sonra hangi alanda çalışmak istediğini bulmaya çalışırken kendini küçük figürler ve kuklalar yaparken buldu. Yaptığı figürler ilgi çekmeye başlayınca, kendini ifade edebileceği bir alan bulmuş oldu ve buradan devam etmeye karar verdi.

Burak Becan: İrem Nur Terzi kimdir? Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

İrem Nur Terzi: 1989 yılında İstanbulda doğdum. Küçüklüğümden beri çizgi filmlere, oyuncaklara ve maketlere hayran olduğum için üniversitede hayalimdeki bölümü okumak istedim. 2013 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sahne Dekor ve Kostüm Tasarım bölümünden mezun oldum. Mezun olduktan sonra hangi alanda çalışmak istediğimi bulmaya çalışırken kendimi küçük figürler ve kuklalar yaparken buldum. 2015 yılında Küçük İşler Atölyesini kurdum ve hala bu atölyede çalışmaya devam ediyorum.

Burak Becan: Kukla karakterler tasarlamaya nasıl başladınız? 

İrem Nur Terzi: Kuklalarla ilgilenmeye üniversite yıllarında başladım. Okuduğum bölümde kukla eğitimi de aldığım için orada başlayan merak mezun olduktan sonra da devam etti. Mezun olurken stop motion animasyon projesi çalışmıştım ve animasyon kuklaları alanına kendimi daha yakın buldum. Animasyon kuklaları, hareketsiz figürler ve maket yapımı alanında çalışmaya devam ettim.

Burak Becan: Eğitim hayatınız yeteneğinizi şekillendirmede nasıl bir rol oynadı?

İrem Nur Terzi: Üniversitede aldığım eğitim aklımdaki fikirleri 3 boyutlu hale nasıl getirebileceğimi, hangi malzemeyi nerede nasıl kullanmam gerektiğini öğretti. Okulda aldığım bu temel eğitimin bana katkısı çok diyebilirim.

Burak Becan: Bir karakter tasarlarken en çok nelere dikkat ediyorsunuz? Bu işin püf noktasının ne olduğunu söyleyebilirsiniz?

İrem Nur Terzi: Bir karakter tasarlarken, o karakterin hikayesini, kişiliğini hatta duygu ve düşüncelerini (bence onların da duyguları var) onun yüz ifadesinde, detaylarında anlatmaya dikkat ediyorun. Böylece karakteri gören herkes kendinden küçük bir parça görebiliyor. Bu işin püf noktası mıdır bilemem ama düşüncem bir karakterle insanlara kendilerini anlatabilmek.

Burak Becan: Küçük İşler Atölyesi adında bir atölyeniz var. Bize bu atölyeden, yaptıklarınızdan ve atölyenin kuruluş hikayesinden bahseder misiniz?

İrem Nur Terzi: Evet 2015 yılında Kadıköyde Küçük İşler Atölyesi adında bir atölye kurdum. Başta amacım eve sığamadığım için rahatça çalışabileceğim ve malzemelerimi depolayabileceğim bir alan olmasıydı. Daha sonra alanımda kendimi geliştirdikçe benim gibi kukla, maket ve figür meraklılarına ders vermeye başladım. Pandemi sebebiyle derslere devam edemesem de atölyemde çalışmaya devam ediyorum.


Burak Becan: Çalışmalarınızda ilham kaynağınız neler oluyor? İlham aldığınız sanatçılar var mı? 

İrem Nur Terzi: Aslında pek çok şey bana ilham oluyor diyebilirim. Okuduğum bir kitap, yolda gördüğüm bir insan, bir film, kumaşlar, malzemeler… Gözlem yapmayı seven biriyim. Bazı günler uzun yürüyüşler yaparım ve çevremi seyrederim. Fikirlerimin çoğu bu uzun yürüyüşlerde gelir. İlham aldığım, her çalışmasında kalp atışımı hızlandıran sanatçılar var elbette.  Red Nose Studio, Irma Gruenholz, Çağdaş Erçelik, Andrea Love, Anna Mantzaris, İmge Çelepçi.

Burak Becan: Tasarlamış olduğunuz karakterleri farklı mecralara taşımak veya onları hikayeleştirmek gibi düşünceleriniz var mı?

İrem Nur Terzi: Tasarladığım karakterleri ortak bir hikayede buluşturup sergi haline getirme fikrim var.

Burak Becan: Hedefleriniz ve hayalleriniz neler? Bunların şuan için neresindesiniz?

İrem Nur Terzi: Stop motion animasyon alanında çalışan bir ekibe dahil olmak istiyorum. Bu hayalim için çalışmaya başladım, ne tam başındayım ne de tam olarak oldum diyebiliyorum. Kendimi geliştirmeye devam etmek, her çalışmada yeni bir şeyler öğrenerek hedefime ulaşmayı diliyorum.

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 112. sayısında yayımlandı.

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.