Keşif: Erhan Özden

Uzun yıllar TBWAİstanbul’da çalışan art direktör Erhan Özden, Keşif sayfalarımızın bu ayki konuğu oldu. Şu an Sinerji Brand Communication’ın kreatif grup başkanlığını yürüten Erhan, yeni projeler üzerine çalışmaya devam ediyor.

Erhan Özden kimdir? Ne zamandır ve neden reklam sektörüyle ve çizgilerle haşır neşirsin?

İzmir Karşıyakalıyım, Reklam sektörüyle 6 senedir, çizimlerle de çocukluğumda Karşıyaka sokaklarındaki elektrik kutularını karikatürlere boğduğumdan beri haşır neşirim sanırım. Üniversiteden beri çizgiden çok fikre önem verdiğim için reklam sektörünü seçtim. Tasarıma verilen önemden fazlasını fikre vermek gerektiğini düşünüyorum.

 

Uzun bir süre TBWAİstanbul’da çalıştın. Şimdiki tarzına baktığında orada yaptığın işlerin sana ve iş yapış şekline etkisini nasıl yorumlarsın?

TBWA’de 2 senesi DUDU dijital olmak üzere yaklaşık 5,5 sene çalıştım. Akbank, Aygaz, Pfizer, Nissan markalarının yanı sıra Avea ve birleşme sonrası Türk Telekom için uzun süre çalıştım. Orada çalışmamın en büyük avantajı reklam fikri de düşünebiliyor olmaktı. Brief geldiğinde görseli ne olmalı diye düşünmeden önce bu işin filmi nasıl olmalı, 360 kampanyası nasıl olmalı gibi çok yönlü düşünebilmek size çok şey katıyor. Ama bu bir ekip işi ve ekibimiz de çok iyi olduğu için her işin altından kalkıyorduk. Hepimiz birbirimize bir şeyler kattık orada çalıştığım dönem boyunca.

Yakın zamanda Japon bir marka için yaptığın şişe tasarımıyla ilgili önemli bir başarıya imza attın. Bu işin nasıl geliştiğinden ve tasarım sürecinde sana nelerin ilham verdiğinden bahseder misin?

Japonya’da özel bir şirket yeni bir viski markası çıkaracaktı ve bu iş için benim de bir tasarım yapmamı istediler. Kendilerine 3 alternatif tasarım örnekleri hazırladım. Kolay olmadı tabi. Raflar rekabetin kıran kırana olduğu yerlerdir. Ve tüm rakipler boy boy, omuz omuza yarışırlar. Bu heyecan verici de bir yandan. Japonların kültürlerini iyice araştırdık, Yaptığımız araştırmalar Japonların kılıca çok değer verdiklerini gösterdi. Kılıç Samurai’ın onurudur. Belli bir kesim için de tehlikelidir ve gücü temsil eder. Hepimizin bildiği gibi viski de her film ve kompozisyonda imaj olarak cesur ve güçlü karakterlerle özdeşleşmiştir. Ben de bundan yola çıkarak savaşçı hissiyatını yansıtan bir tasarım yaptım. Tasarımımın insanlar üzerindeki etkisi araştırıldı akabinde. Yapılan focus gruplardan da olumlu sonuç aldıktan sonra www.behance.net/erhanozden linkinde göreceğiniz üzere minimal ama aynı zamanda da akılda kalan bir logo tasarımı üzerinde karar kıldık. Ürünler Eylül ayında ABD’de satışa çıkacak.

Yaptığın bu tasarım kısa süre önce Packaging of the World sitesi tarafından da kabul gördü. Bununla ilgili ne düşünüyorsun? Bu tarz çalışmalar konusunda seni kamçıladı mı?

POTW sitesine girmesi beni çok mutlu etti tabi. Hatta bu hafta yakın zamanda thedieline’da da yayınlanacağının haberini aldım. Tasarım sitelerinde içecek kategorilerinde bulunan etiket tasarımlarına baktığınızda Art Direction hat safhadadır. Çiçekler, böcekler, sulu boyalar vs. rengarenk işler görebilirsiniz. Ama raflar arasında ilerleyip tasarımlara göz gezdirdiğinizde o çok emek harcanmış kargaşa içindeki etikette marka ile ilgili aklınızda bir şey kalmıyorsa, o işte bir fazlalık var demektir. Japon kültüründe minimal anlayış önemli bir yerdedir. Bizim minimal olmayı tercih ederek bunu aştığımızı düşünüyorum. Bunun yanında çalışmamın takdir görmesi beni çok heyecanlandırdı ve tabii ki de başarma hissimi kamçıladı. Şimdi sırada sake ve şarap projelerimiz var. Yakın zamanda çalışmalara başlıyoruz.

Reklam işleri dışında şu aralar üzerinde çalıştığın kişisel projeler var mı?

Bebek ve 0-6 yaş kategorisi için eğitici sosyal bir platform üzerinde fikir aşamasındayız. Ve Kickstarter’da yayınlamayı düşündüğümüz teknolojik bir ürün üstünde çalışmalarımız sürüyor.

Sence art direktör olmanın zorlukları nedir?

Logoyu bir tık büyütmek 🙂

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Haziran 2017 sayısında yayımlandı.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.