Keşif: Dilem Serbest

Marmara Üniversitesi Grafik Tasarımı Bölümü’nden mezun olduktan sonra reklam ajansları ile hem tam zamanlı hem de freelancer olarak çalışan Dilem Serbest, çocuk kitapları ve dergiler için hazırladığı illüstrasyonlarla dikkatleri çekmeye başlıyor. Kalben Sağdıç‘ın yazdığı Lulu Güneşi Arıyor ve Lulu Okula Başlıyor kitaplarında Lulu ve arkadaşlarını renklendiren Serbest, Gündüz Vassaf‘ın Nazım Hikmet’in hayatını anlattığı Nâzım‘ın sayfalarında karşımıza çıktıktan sonra, son olarak Reşit Canbeyli’nin çocukların zihinlerini bilimle çeldiği seride illüstrasyonlarıyla renklendiriyor sayfaları.

Kamer Yılmaz: Her şey nasıl başladı, diye soracak olsam: Nasıl karar verdin bu işi yapmaya?
Dilem Serbest: Liseden beri çizmeyi hep seviyordum. Ama lise bitince ne yapmak istediğimden emin olamadım. İngilizce bölümü okumuştum. Ve bir gün sadece bunu düşündüm: “Ben ne olacağım?” Evet, bir günde karar verdim. Bir gün boyunca kendime şunu sordum: “Ne yapmayı seviyorum ki ben?” Sonunda da bu oldum.

Kamer Yılmaz: Sonra işler nasıl ilerledi?
Dilem Serbest: Okul bittiğinde dergilere çizmeye başladım. Sabit Fikir’e ve başka edebiyat ve teknoloji dergilerine çiziyorum. Ve çok da severek yapıyordum. Özellikle Sabit Fikir’in yeri ayrı. Oraya çizmek benim için farklı. Mesela çok yoğunumdur, hiç çizecek vaktim yoktur, sıkılmışımdır. Ama ona çiziyorum. Zevk alıyorum oraya iş yapmaktan.

Kamer Yılmaz: Ajans tarafında çalışmak herkes için ayrı bir dert olsa da senin için biraz daha zor oldu sanırım ve şu anda freelancer olarak devam ediyorsun. Buradan bakınca nasıl değerlendiriyorsun?
Dilem Serbest: Reklam ajanslarında en azından aylık belli bir maaş alabiliyor olmak rahat hissettiriyordu ama yaptığım işten hoşlanmıyordum. Hiçbir şey de öğrenmedim değil; ajans gibi yerlerde öğrendiğim önemli şeyler var. Mesela müşteriyle iletişim, kendi işini nasıl savunursun, sunarsın. İşini sunabilmek… Bu, gerçekten de çok önemli. Öğrendiklerim yanında her ne kadar ajansların hepimiz için ayrı zorlukları olsa da çok eğlenerek çalıştığım yerler de oldu tabii.

Kamer Yılmaz: Sence senin mesleğindeki en önemli sorunlar neler?
Dilem Serbest: Şöyle ki hala telif hakkı sorunu var. Son derece önemli projelerde hala bir telif sorunu var. Mesela ortak bir proje oluyor; pek çok çizer, ressam katılıyor ve senden de bir çizim istiyorlar. Yapıyorsun kitap çıkıyor, satılıyor ama sen bundan para almıyorsun. Sanırım bunun nedeni illüstrasyonu hobi olarak görmeleri. Sanki bu bir iş değil gibi bakıyorlar. Mesela bununla beraber “Bana da bir şey çizer misin?” diyenler de çıkıyor. Bazen yapıyorum ama bu aslında bir iş.

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Mayıs 2017 sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.