“İletişme”

Yanlış okumadınız. İletişim değil “iletişme”. Bu sözcük Türk Dil Kurumu’nda yok diyebilirsiniz. Ama bence artık olacak. Niye mi? Yazayım.

Bir mekandayım. Bir grup insan geldi. Selamlaştık. Hayırdır dedim. Çünkü içlerinde, aynı firmada paralel departmanlardan bir sürü aynı işi yapan insan, iki ajans, mekanın iletişimcileri… Firmanın verimsiz çalışan yapısına laf etmeyeyim çünkü sonra makalenin mahiyeti değişir.

Etkinlik hazırlığı mı diye sorduğumda; Hayır! Mekan marka giydirme için orada olduklarını öğrendim. Yani belli ki yapılan bir sponsorluk var. Zoraki. Ya da tepeden inme. Çünkü öyle olmasa çoktan ne yapılacağı, net ve açık olarak, bu kadar insana gerek kalmadan hallolurdu. Neyse karar verenler karar almışlar bir kere; uygulayıcılara da çözüm bulmak düşer. Ancak onca insan? Kahveler, çaylar derken… çözüm? Çözüm şu: Giydirilecek duvarlarla, çekilen fotoğraflar. Oraya gelenlerle hiç konuşmayacak, duvar süsleri olacak makyajlama hazırlıkları. İşin kötü tarafı ise birbirini duruma uyandırmayan ve bu konunun uzmanı olduklarından ötürü para alan insanlar.

En değerli 3 şey nedir bir insan için? Hepimiz için?

  • Nefes
  • Zaman
  • Fayda

Nefes konusuna burada girmek istemiyorum. Zaten sayılı, en değerli olanı ve hepimizin hakkını vermesi gereken diyerek geçeyim.

Ama zaman ve fayda fevkalade önemli konumuzda. Zamanını benim üretimim ile geçirmeyi kabul eden kim olursa olsun, benim ona fayda sağlıyor olmam lazım idealizminden yola çıkarak; duvarları bir sürü mesaj ile süslenip benim görsel dikkatimi bölmeye aday iletişime, benim cevap verebilmem için sunulan faydayı anlamam gerek. Yani mesajın benim hayatıma olan katma değeri ne? Benim faydaya getirdiğim tanım ya da açılım bu.

Arzu edilen benim o mesajı satın alıp yaymam ve hatta taraf olmam ise… O zaman o mesajın iyi bir desenin daha üstünde bir şeyler olması gerekmekte. Burada şu var demek yetmiyor.

Teknoloji bu noktadayken benimle en ileri koşullarda ya da en yoksun koşullarda, demek istediğim en otomatize ve en manuel olarak, uçlarda bir diyaloğu neden kurmaz bu duvar mesajlaşma sistematiği?

Olması gereken şu değil mi?

  • Dikkatimi böl
  • Sende kalayım
  • Sonra da seni ben yayayım

Bunun için bende oluşması gereken

  • Wow
  • Biraz daha anlat
  • Ya bunu mutlaka paylaşmam lazım
  • Biraz daha anlat biraz daha paylaşayım
  • Yahu tadı damağımda kaldı
  • Wow

Neden iletişim kurulan insanken onun psikolojisinden çok uzak “ilanlaşma” türedi? Sanki insanlar robotlara konuşmaya çalışıyor. Ya da sineklere kutu sprey sıkıyor misali yağdırılan boyavari bir çuval mesajın yüksek irtifadan rastgele milletin kafasına boca edilmesi gibi.

Sosyal medya öyle değil diyenlere… Yok ya. Orada da her App birbirini taklit yarışında… İnsanların “Çok mu ego oldum abi ben?” diye bir duruma düşmeye ramak bırakıldığı ‘ben de ben de’ duvarı… Eğleniyor muyuz bari tüm bunların içinde en değerlimizi harcarken? Zaman…

Çözüm iletişim iken durum iletişememe. Ya da adeta bize birileri elleşme dermiş gibi iletişme diyor.

Sonuçları:

1. Boşa harcanan ya da aklanan paralar

2. Kirlenen dikkat

3. Kurunun yanında yaşın da yanması

4. Algıların ve farkındalığın kapanıyor olması

5. Canlanamayan ekonomi

6. Vaat ve söz kirliliği

Uyumaya devam et. İletişme!

Semih Yalman

Bu yazı Campaign Türkiye Mayıs 2016 sayısında yer almaktadır.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.