Fikir yayılmak ister

İletişim bilimi gerçekte enerji aktarımı ile uğraşır. Bu enerji ise ne kadar engellerseniz engelleyin kendine mutlaka farklı kanallar oluşturacaktır.

Düşünce, en güçlü enerji ileti dalgalarından biri. Doğada ışık, su, ses, hava gibi birçok sınırlandırılması, hapsedilmesi zor moleküler sistemler var. Kanımca doğadaki birçok enerjik yapıdan beslenen ve kendini ruhun var oluş sebebiyle güçlendiren düşünce belki de evrendeki en kuvvetli ve sınırlandırılması zor enerji formu.

Engel yeni enerjileri açığa çıkartır

Bugün günlerden cuma 21 Mart 2014. Türkiye yine bir ilke imza atıyor ve sosyal medyada en etkin kanallardan bir olan Twitter erişimine engel getiriyor.

Tarihe baktığınızda düşüncenin kendine sürekli bir iletişim kanalı yaratmayı bildiğini görürsünüz. Dolayısıyla ilk düşüncem bu aksiyon karşısında bu güçlü bireysel enerjinin yine kendine ifade kanalı bulacağı hatta yaratacağı oldu. Nitekim DNS dışında birçok erişim metodu anında Twitter kullanıcı kitlesine yayıldı. Yani Twitter’a getirilen engel gerçekte farklı enerjilerin açığa çıkmasına sebep oldu.

İletişim biliminde 3 temel önemli husus var. Birincisi doğal, içgüdüsel ileti ihtiyacı. İkincisi iletinin karşısında bir alıcının olması. Üçüncüsü ise iletiye yüklenen his. Bu üçlü sonunda çıktıdan beklenen yani istenilen ileti sahibinin arzu ettiği şey, iletinin alıcıda anlamlaşması.

Yukarıda telaffuz ettiğim bu üçlemede en önemli unsur iletiye yüklenen his. İşte bu his, iletideki enerjinin gücünü belirlemekle kalmayıp iletiden iletiye olan farkı da ortaya çıkarıyor.

Peki neden his? Çünkü bizler robot değiliz. Bu his in taşıdığı enerjiden beslenen bedenlenmiş ruh ya da enerji formlarıyız. “Hu” kelimesi Sanskrit dilinde ışık demek. Yani Latince’de “human” ışık adam demek. Acaba bu nasıl bir tesadüf?

Hu kelimesi Sufi’lerde sık kullanılır ve Arapça’da “O” demektir. Yani mutlak olan O.  Yani bizim içimize kendinden üfleyen olan O. Bu da bir tesadüf değil. Ancak altını çizmeye çalıştığım konu şu: İletişim bilimi gerçekte enerji aktarımı ile uğraşır. Bu enerji ise ne kadar engellerseniz engelleyin kendine mutlaka farklı kanallar oluşturacaktır.

Gençlerin gücü küçümsenmesin

Öğrencilerime her zaman olduğu gibi bu konuda da başvurdum. Aldığım cevaplardan çok içlerinde oluşan enerji daha çok dikkatimi çekti. Ruhlarında barındırdıkları, henüz anlamlaştıramadıkları güç, türbülatif ve karışık bir sıkışığa meyil veriyor. Sıkışan şey, belli bir noktadan sonra patlayacaktır. Gençlerin içindeki patlamanın küçümsenmemesi gerekir diye düşünüyorum.

Peki iletişime kısıt getirmeden karşıt fikrin beyanı nasıl olmalı? Yani kaba güce başvurmadan. Yani hoşumuza gitmese de dinleyerek. Yani iletideki hissi kucaklayarak.

Burada fikrin beyanı mı önemli yoksa işlevi mi? Verdiği egosal tatmin mi yoksa açtığı kilitler mi? Fikir ikna mı etmeli yoksa düşündürmeli mi? Fikrin kendisi mi önemli yoksa sahibi ve/veya sözcüsü mü?

Tüm bu unsurlar fikrin enerjisine katkıda bulunarak enerji yapısındaki hissi etkiliyor. Çok basit gibi gözüken bu sisteme kilit vurmadan etkinliği ile oynamak iletişim bilimine manipülasyonu takdim etmekte. Fikri ekebilir miyim? İletiyi farklı formlara bölerek vadeyi ve frekansı düzenlediğimde fikrin içerdiği enerji nasıl bir yansıma bulacaktır? Kendinden kaybederek mi yayılacak ve zaman içerisinde mi birbiri ile buluşacak? Yoksa nokta atışı her daim daha doğru bir yöntem mi? Tüme varım mı yoksa tümden yayılım mı? Platform mu olabilmek yoksa projektör mü?

Çok dolandım…

Muhtemelen siz bu yazıyı okurken belki de diğer sosyal medya kanalları engellenmiş olabilir. Belki de farklı alternatif iletişim kanalları oluşmuş olabilir. Ya da sürpriz bir şekilde daha farklı bir noktaya ulaşılmış olabilir. O ya da bu… öznede olayı Sokrates çok güzel özetliyor.

“Gelişmiş beyinler fikirleri

Orta düzeydeki beyinler olayları

Az gelişmiş beyinler kişileri konuşur.”

Kişileri bir kenara bırakalım. Hatta olayları da. Bireyin ve toplumun evrimi ve muasır hedefler için fikirlerin yayılımına katkıda bulunalım. Gençlik liderleri değil, peşinden gidecekleri fikirleri özlüyor ve arıyor.

Semih Yalman

Editor in Youth

Twitter: @semihyalman

 

Bu yazı Campaign Türkiye Nisan 2014 sayısında yayınlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.