Bir yanda fayda diğer yanda…

Bazı kampanyalar oluyor çok net anlayamıyorum? Bazı platformlar kuruluyor alkışlıyorum. Ancak burada ne iyi ne de kötü var. Burada yaklaşımı anlamaya çalışıyorum… Önce “Niye?”, sonra “Nasıl?” diye sorasım geliyor. Ancak “Kimin için?” sorusu belki de en önemlisi. Aslında her şey toplum için olmalı. Toplum alıp o olguyu olması gereken yere taşımalı. Bu taşıma halini mümkün kılacak tek unsur ise samimiyet. Söylemde, aksiyonda, sebepte samimiyet. Ben yine gençlere sordum. Onlardan dinleyelim…

Semih Yalman

Campaign Türkiye Editor in Youth

 

————————————————————

Zeynep Karaman

Koç Üniversitesi İşletme ve Uluslararası İlişkiler 3. sınıf öğrencisi

50 yıllık marka algısı nasıl nakavt edilir?

Dünyada -dillerden bağımsız olarak- en çok bilinen ikinci kelime olan ‘Coca-Cola’nın markalaşma başarısı kanıtlanmışken, kısa vadede satışları artırmak adına bu değişimi yapmak gerçekten mantıklı mı? (En çok bilinen kelime: O.K.)

Coca-Cola, Türkiye’de 50 yıldır güçlü bir marka algısı yaratmak için uğraşıyor. Ancak ‘Koka-Kola’ ile yıllarca verilmiş emekler sonrasında tüketicide oluşan o algı alt üst ediliyor. Evet, belki ‘Koka-Kola’ işitsel olarak bir algı farklılığı yaratmamış olabilir, ancak görsel hafıza hesaba katıldığında işler değişiyor. Bu da ‘Koka-Kola’yı raflarda görenlerin neden rahatsız olduğunu açıklıyor.

Sonuç C’lerin K’ler ile değiştirilmesi kadar küçük değil; verilmiş emeklerin, reklamların, duyguların, anıların çöpe atılması kadar büyük.

———————————————————————————–

Fulya Kutsal

George Washington University, Marketing BA

Eski köye yeni adet olur mu?

Bir isim, bir logo ancak çok daha fazlasını ifade ettiğinde, içinde bir yaşam tarzı barındırabildiğinde, tüketicisiyle arasında duygusal bağ kurabildiğinde bir ‘etiket’ olmaktan çıkıp ‘marka’ya dönüşür. Tüketicisiyle birlikte aynı hikayeyi paylaştığında, aynı hikayenin kahramanı olmayı başardığında bir ‘ürün’ olmaktan çıkıp, hayatın bir parçası olur… Ve hayatın bir parçası olmayı başardığında, zamana meydan okuyan bir ‘geleneğe’ dönüşür.

Gelenekler tutarlıdır, tanıdıktır ve güven verendir.

Tıpkı Coca-Cola gibi!

Atlanta’lı bir eczacının elinden tesadüfen çıktığı 1886’dan bu yana, dünyanın baş döndüren tüm değişiminin, bozulan tüm ezberlerinin ortasında hafif bombeli şeffaf şişesi, uzun kuyruklu italik logosu ile özünden hiç taviz vermeden, sımsıkı duran Coca-Cola. Karanlıkta bile el yordamı ile şişesinden tanıdığımız, uzaktan sesini duyunca anladığımız, kilometrelerce uzaktan sadece yazı karakterini görüp “bu o” diyebilecek kadar ezbere bildiğimiz Coca-Cola… Dünyanın 126 yıllık, bizim 50 yıllık Coca-Cola’mız…

Frank Robinson’un “2 C harfinin reklamlarda estetik duracağını” düşünerek adını koyduğu 126 yıllık Coca-Cola…

C ile yazdığımız, K diye okuduğumuz Coca-Cola…

Türkiye’de 50. doğum günü için hazırlanan kampanyanın stratejisi çok net ve başarılı. ‘Global düşün, lokal davran’ın duayeni Coca-Cola için ‘tüketicisiyle aynı hikayenin parçası’ olma yolunda harika bir adımdır bu kampanya. Hele ki birbirimizi anlamakta, sevmekte bu kadar zorlandığımız bu dönemde, başka kimselere benzemeyen, kendimize has güzelliklerimizi bize hatırlatan birilerinin olması güzel bir his. Ta ki yılların Coca-Cola’sı, Koka-Kola kostümüyle karşımıza çıkıncaya kadar! Ya da 50. yıl kampanyasına uyalım ve ‘eski köye yeni adet gelinceye’ kadar diyelim!

Her marka ruhunu içinde yaşadığı kültürden almalıdır ve hayatın bir parçası olmalıdır elbette, fakat markaların dokunulmazlıkları olduğunu da hatırlamak gerekir. Yerelleşme uğruna, markanın özüne, DNA’sına ihanet edilebilir mi? Bir markanın en değerli varlığı hikayesi değil midir? Öyleyse o hikayenin baş kahramanlarından biri olan ‘2 C’yi es geçmek o hikayeyi biraz eksiltmek değil midir? Yerelleşmek ve içimizden biri olmak yavaş yavaş kendinden vazgeçmeyi mi gerektirir?

————————————————————————-

Su Kızılağaç

Koç Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi – İşletme

#OYUNDAKAL

TB2L’de (Türkiye Basketbol 2. Ligi) Playoff’lar öncesi lider konumda olan Darüşşafaka Doğuş Basketbol, iddialı bir sosyal sorumluluk platformuna ön ayak oluyor.

Günümüzde gençlerin madde bağımlılığından toplumsal uyum sorununa kadar irili ufaklı pek çok tehlike ile yüz yüze kaldığına dikkat çeken platform, spor yaparak büyüyen çocukların kendisine zarar verecek alışkanlıklardan uzaklaşabileceği öğretisiyle yola çıktı.

21 Nisan’daki Lansman ile duyurulan platformun ilk ayağına 9 ilde düzenlenen Oyunda Kal Roadshow’la başlandı. Çözüm ortağı olarak Forum Alışveriş Merkezleri’yle anlaşılmış. Forumlarda kurulan basketbol sahaları ve oyun alanlarında çeşitli aktiviteler eşliğinde çocuklar spora teşvik ediliyor, aileler bilinçlendiriliyor ve Oyunda Kal vizyonu aşılanıyor. NTV Spor da projeye destek veriyor. Yakında vizyona girecek olan Oyunda Kal’ın televizyon programı basketbol teknikleri, beslenme ve sporcu disiplini konularına değinecek. Yaz tatili sonrası okulların açıldığı dönemde başlayacak olan Oyunda Kal beden eğitimi dersi ziyaretleri ve çeşitli illerdeki basketbol sahalarının onarımlarıyla projenin ikinci ayağına devam edilecek.

Mahallenizde veya okulunuzda kırılmış bir basketbol potası veya bakıma ihtiyacı olan bir basketbol sahası varsa fotoğrafını çekip Instagram’da paylaşıyorsunuz ve altına #OYUNDAKAL hashtag’ini koyup adres bilgisi veriyorsunuz. Oyunda Kal ekibi de desteğe koşuyor.

Ticari projelerde kullanılan iletişim, pazarlama ve marka kurgusu tekniklerinden sosyal sorumluk projelerinde de yararlanılması hızlı yayılım ve toplumsal farkındalık açısından çok önemli. Günümüzde bir hayır işinin geniş kitlelere ve hedefine ulaşmasında çok etkili. Oyunda Kal bunun en iyi örneklerinden biri olma yolunda ilerliyor.

Darüşşafaka Doğuş Basketbol’un sloganı: Vazgeçmek Yok! Takım misyonunu kurduğu sosyal sorumluluk platformuyla bütünleştiren takım, “Hayatta kazanmak da var kaybetmek de ama vazgeçmek yok! Sen yeter ki oyunda kal!” diyor. Platformun sözcüleri: takım yöneticisi ve eski milli basketbolcu İbrahim Kutluay,  takım baş antrenörü Orhun Ene ve takım kaptanı Gökhan Sunter, gençlerin kaybetmeyi de kazanmayı da basketbol ve spor aracılığıyla deneyimlemelerini öneriyor. Darüşşafaka Doğuş Basketbol, Oyunda Kal’ın tekellerinde olmadığının ve bu platforma her spor kulübünün dahil olabileceğinin altını çiziyor.

Detayları ve Roadshow tarihlerini merak edenler www.oyundakal.org adresini ziyaret edebilir.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.