Yeni kanaat önderleri sosyal medyada mı?

İletişim dünyasında hızla artan dijitalleşme, iletişim tekniklerini de küresel ölçekte değiştirip, dönüştürüyor. Ülkemiz nüfusunun üçte ikisi sosyal medya kullanıyor. Hayatımıza girdiği günlerde marjinal ve küçük bir kitleye ulaşıyor gibi görünse de sosyal medya, geleneksel medyanın hızla daraldığı günümüzde iletişim ekosistemindeki yerini sağlamlaştırıyor.  Medyaya duyulan güvenin kaybolması, okuma süresinin azalması ve görsel iletişimin önem kazanması da bu genişlemeyi hızlandırıyor.  Sosyal medya tek taraflı iletişimi sona erdirerek, yüksek etkileşimli interaktif bir platform olarak hayatımızın tam ortasındaki yerini çoktan almış durumda. Sosyal medyanın sosyal değil de medya tarafını ele aldığımızda ise çok takipçisi olan etkileyicilerle diğer bir deyişle influencer, blogger, vlogger, YouTuber’larla karşılaşıyoruz. Kendi yarattıkları içerikle, çoğunlukla ilgi alanlarına göre paylaşım yapan, ağırlıklı görsel hikayeler anlatan, kişisel görüş ve yorumlarını paylaşmaktan çekinmeyen haber verici, bilgilendirici yepyeni mecralar.  Konuya kurumların ya da markaların penceresinden baktığımızda ise iletişim stratejilerimizi oluştururken farklı seçeneklerle karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Dijital PR ve etkileyicilerle yapılan çoklu iletişim çalışmaları güven kaybı ve krizlerin en yüksek oranda yaşandığı platformlar. Bu noktada, sponsorluk ilişkisinden uzak, samimiyet içeren, marka algısına ve hedef kitlesine uygun, itibarlı ve güvenilir etkileyicilerin editoryal yaklaşımı, etik değerleri ve dürüstlük ilkesine bağlılıkları ile değerlendirilmesi önem kazanıyor. Değerlendirmenin sadece takipçi sayısı ile yapılması ise kriz potansiyelini beraberinde getiriyor.  Söz konusu etkileyiciler geleneksel medyadaki habercilerin ya da köşe yazarlarının yerini henüz alamasa da iletişim stratejisi belirleyen ve uygulayanların radarında.  Bu isimlerin yeni dönemin tanınmış kişileri (celebrity) mi yoksa kanaat önderleri mi olduğunu zaman gösterecek. Bir kurumun ya da markanın bu geniş iletişim evreninde nasıl davranacağını belirlemek ise biz iletişimcilere eskisinden daha fazla rol, etki ve sorumluluk yüklüyor.

Ayşenur Aydın

KİD Yönetim Kurulu

Başkan Yardımcısı

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 82. sayısında yayımlandı. 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.