Tüketicilerin keşif yolculuğu

Tüketicilerin keşif yolculuğunda hızla dijitalleşen, dönüşen medya ve iletişimin yanı sıra, ülkenin gündemi, sosyal, ekonomik ve çevresel etmenler de belirleyici oluyor. Pandemi boyunca ve sonrasındaki adaptasyon hızını istemsizce geliştiren tüketici, çokça keşfe maruz kalırken birçok tutum ve davranışında da değişikliğe gitti.

Güvendiğimiz günlük rutinlerimizin, konfor alanlarımızın dışına çıkmış olmak, birçok zorluğu beraberinde getirmiş olsa da birçok kişi için büyük bir içe dönüş ve hayatını yeniden değerlendirme fırsatı yarattı. Keşif yolculuğunun en kritik dönemi diyebileceğimiz pandemiden kendimize dair daha güçlü bir farkındalık ve amaç arayışıyla çıktık. İş hayatında çokça konuşulan büyük istifa dalgası gibi hemen her şey (finans, sağlık, ilişkiler, marka ilişkileri, vb.) büyük yeniden değerlendirmeye ‘’the great re-evaluation’’ tabi tutuldu. 

Bu bireysel derin değerlendirmelerle önemleri artan sağlık, sadelik, esneklik, aile ve küçük başarıların/mutlulukların yanı sıra, zaman kavramını da yeniden anlamlandırmaya çalışıyoruz. Yavaşlayan zamanla birlikte artan evde geçirilen zaman, önceliklere yeniden bakmayı da beraberinde getirdi. Eğlence anlayışlarına baktığımızda pandemi sonrası gelecekte de evde ve doğada daha çok vakit geçirmek isterim; daha çok film ve içerik tüketeceğim diyenlerin sayısı oldukça fazla. Bu rahatlama arayışı ve kaliteli video içerikleri insanların büyük kısmında gelecekte sosyal medyada daha az üretme ve burayı daha az tüketme niyetini ön plana çıkarıyor. 

Küresel çerçevede bu yeni düzende bireyler kendilerine ve ilişkilerine artık daha kaliteli zaman ayırmayı önemsiyor, sağlığını ön planda tutuyor, iş yaşamını daha esnek ve özgür bir çerçevede dengeliyor. Tam bu noktada, markaların da daha basit, umut odaklı, bütçe dostu ve esnek modellerle tüketicilerin karşısına çıkması önemli olacak. 

Pandemi döneminde artan tasarruf bilinci ve oluşan mecburi tasarruf ve son yıllarda düşen satın alma gücü tüketicilerin daha bilinçli ve seçici satın alma yapacaklarına işaret ediyor. Yükselen bilinçli tüketim düşen marka bağlılığı ile birlikte, markalarla ilişkiler yeni bir çerçeveye oturtulurken; markaların ödenen para karşılığında yarattığı değeri daha sorgulanır kılacak. Alışkanlıklara dayalı ve ezber satın alma davranışları azalırken, değer önermesinde yenilikçi ve yaratıcı kriterler daha önemli hale gelecek.        

İnanç Dedebaş

Publicis Groupe Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su

Reklamcılar Derneği Medya Asbaşkanı

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 124. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.