Sosyal sorumlulukta dijitalin gücü

Lüks markalar sosyal sorumluluğa önem veriyor. Yiğit Turhan, bu yaz Hindistan’daki deneyiminden yola çıkarak sosyal sorumluluğun öne çıkarılması için gerekenleri yazdı.

Sosyal sorumluluk, moda ve lüks markalarının sürekli kullandığı bir terim oldu. Türlü örneklerini gördük geçen senelerde: Tommy Hilfiger, Save The Children, War Child ve World Wide Fund For Nature gibi kuruluşlarla projeler yaptı. Armani firması satılan her Acqua di Gio veya Acqua di Gioia parfümüne karşılık 100 litre içme suyu bağışlayarak ihtiyacı olanlara 40 milyon litre su ulaştırmaya çalıştı ve projenin ismini ‘Acqua for Life’ koydu.

Kadınların güçlendirilmesi

Ama son bir senenin en önemli projesi Gucci’den geldi. Gucci’nin kreatif direktörü Frida Giannini, Beyonce ve Salma Hayek’in bir araya gelerek kurduğu yardım kuruluşu Chime For Change ile birçok hayatı değiştirdi. Bugüne kadar başarıyla finanse edilmiş kampanyalar arasında ‘Nijerya’daki kızlar için güvenilir eğitim’, ‘kanserli gençler için dijital destek’, ‘Burundi’deki kızlar okulu için bir kütüphane’, ‘2000 kanserli kadına cesaret semineri’, ‘Filistin medyasında çalışan kadınlara destek’, ‘20 Kenyalı kıza eğitim desteği’ gibi projeleri görüyoruz. Kaldı ki Chime For Change’in birinci yıl dönümünde Beyonce’nin bağışladığı yarım milyon dolar da cabası. Fakat tüm bunlara baktığımızda Gucci’nin yardım ettiği konularda ortak bir payda görüyoruz: “Women empowerment” yani kadınların güçlendirilmesi.

Kadınlara blog eğitimi

Yazdan önce, Gucci’nin bağlı olduğu Kering grubundan bir e-mail aldım: “Yaz tatilinde ne yapacağınıza karar verdiniz mi? Size bir teklifimiz var…” Gerçekten de çok ilgi çeken bir teklifleri vardı, eğer ki yaz tatilimizi yakıp iki haftayı çalışarak geçirmeyi göze alabilirsek Nepal, Kamboçya veya Hindistan’daki kadın güçlendirme projelerinden birine gönüllü olarak katılabilecektik. Ben Hindistan’ı seçtim. İki hafta boyunca Güney Hindistan’ın Pondicherry şehrine yakın bir köyünde kast sisteminde “dokunulmazlar” olarak bilinen ve eğitime, sosyal hizmetlere erişimi olmayan kadınları güçlendirmek için çalışan bir STK’ya sosyal medya ve blogging eğitimi verecektim. Görevin zorluğu konusunda uyarılmama ve üstüne iki günlük gönüllülük eğitimi almama rağmen Hindistan’daki yaz maceramın ne kadar zorlu geçeceğini ancak oraya varınca anladım.

Pondicherry, Fransa’nın eski kolonilerinden biri, fakat Fransızlardan geriye kalan sadece ‘Rue Bazar Saint Laurent’ gibi sokak isimleri, birkaç Fransız restoranı ve ‘Heritage Hotels’ olarak andıkları önemli otellerdi. Sokaklara bırakılmış sınırsız çöp yığını, bunların üzerine üşüşen onlarca karga, sokakta başı boş dolaşan onca aç köpek, yollarda yalın ayak yürüyen genç ve yaşlı onca insan, her bir köşeden gelen tuktuklar, koca bir ailenin kask nedir bilmeden sıkış tepiş bindiği küçücük motosikletler, arabalar, düşük hijyen koşulları, ağzıma sürebilmek için gerekli antikorlara sahip olmadığım musluk suyu, ara ara elektrik kesintileri, gürültü ve 30-40 derece sıcak… Ama sınıfımdaki öğrenciler o kadar hevesli ve azimliydiler ki bu bana gereken gücü verdi. Öğrettiklerimi dinleyebilmek için günde 3-4 saat yol gelen ve köyünde elektrik olmadığı için ders sonrası sınıfta kalıp bilgisayarda pratik yapmaya çalışan 20 yaşında gençler vardı. Bilgiye aç olmalarının yanı sıra, öğrenme hızları gerçekten ilgi çekiciydi. Elimizdeki tüm imkanlara rağmen Avrupa’da bazen nasıl tembellik ettiğimizi hatırlayınca utandım. Döndüğümde her şeye şükreden ve elimdeki imkanları daha iyi değerlendirmeye çalışan birine dönüştüğümü düşünüyorum.

 

Sosyal sorumluluğun olmazsa olmazları

Peki bu tecrübeden Campaign okuyucuları için çıkarabileceğim ders ne? Bir sosyal sorumluluk projesini ön plana çıkarmak için önemli olanlar neler?

1 İçerik: Ne kadar duygusal, o kadar etkili. Maalesef sosyal sorumluluk alanı çok da eğlenceli bir alan değil. Gerek konuların ağırlığı, gerekse hep yasal bir dille anlatılmaları büyük kitlelerin dikkatini çekmelerine engel oluyor. Bunu önleyebilmenin en güzel yolu bireysel hikayeleri ön plana çıkarmak. Örneğin Water.org’un Instagram’ına baktığımızda bir kova su için kilometrelerce yol giden kadınların hikayelerine ortak oluyoruz. Böyle bir bağ kurumu yardımların artmasına yardımcı oluyor.

Water.org’un Instagram hesabından…

2 Aksiyon: Hikayeleri dinlemek, yardım kolları hakkında bilgi sahibi olmak güzel. Peki ya biz neler yapabiliriz? Çoğu zaman sadece bağış yapma şansı göz ardı ediliyor, birçoğumuz yapılan bağışların nereye gittiğini anlamıyoruz. Oysa bağışların ötesinde ‘skill transfer’ gibi benim katıldığım gönüllülük projeleri kişiye bir balık vermekle kalmıyor, balık tutmayı öğretmiş oluyor. Bir başka aksiyon örneği ise son günlerde herkesin kafasından aşağı bir kova buzlu suyu boca etmesine neden olan #ALSBucketChallenge. Hastalığın araştırmasında kullanılmak üzere milyonlarca dolar bağış toplandı. Hatta bu videoları çekenler arasına Tom Ford, Kate Moss, Carine Roitfeld, Suzy Menkes, Donatella Versace gibi ünlüler girdi.

3 Sonuç: Ve pek tabii eğer birileri sizin içeriğinizle ilgileniyor, üstüne size yardım etmek için aksiyonda bulunuyorsa işin sonunda sonuçları görmek istiyor. Peki sonuçları göstermenin en etkileyici yolu ne? Maalesef rakamlar kimsenin aklında kalmıyor, kaldı ki çoğumuzun grafik okuma becerisi zannettiğimiz kadar güçlü değil. İşte Chime For Change’in sitesindeki sonuçları anlatan hikayeler bu yüzden çok ilgi çekiyor ve yüksek trafiğe sahip. Nereye yardım yolladım, sonunda ne oldu, kim faydalandı sorularına tüm cevapları verebiliyor bu küçük hikayeler.

Türkiye’den de bir sürü güzel proje çıktı sosyal sorumluluk üzerine: Kardelenler, Bir Kalem Bir Silgi, vs. Peki bütün kadınları güçlendirmek istiyorsak dijital anlamda nasıl bir projeye imza atmalıyız sizce?

 

Yiğit Turhan

Gucci WW Sosyal Medya Stratejisti

@yigitturhan

 

*Bu yazı Campaign Türkiye’nin Kasım 2014 sayısında yayınlanmıştır.

 

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.