Lüks markaların canlı yayın kuşağı

Lüks markalar hep kapalı kapılar ardında binlerce dolarlık elbiselerini kimseye göstermeden, gizli saklı hazırlarken birden hepsi Live Stream olayına sardı.

“Biri Bizi Gözetliyor” yarışmasının bizi ekranlara kilitlediği dönemi hatırlarsınız; konsepte her ne kadar George Orwell’in 1984’ü sayesinde hakim olsak da, o kadar farklı karakterin bir eve kilitlenip tüm hayatlarının canlı yayında bize sunulmasını yine de garipsemiştik. Öyle başarılıydı ki, program defalarca, halk izlemekten bıkana kadar farklı kişilerle tekrar tekrar başlatıldı. Sonra işin suyu çıkmaya başlayınca yerini “Benimle Evlenir Misin?”, “Kaynanam Olur Musun?”gibi programlara bıraktı. Dünyadaki Reality TV örnekleri daha çok ünlülere yönelik aslında. Kardashian ailesinin bu kadar gündeme oturmasında “Keeping Up With The Kardashians” şovunun çok faydası var.

Peki lüks markalar hep kapalı kapılar ardında binlerce dolarlık elbiselerini kimseye göstermeden, gizli saklı hazırlarken nasıl bir anda hepsi bu Live Stream olayına sardı?

Snapchat’te öne çıkanlar

Angela’lı veya Angela’sız, sosyal medya inisiyatiflerinde ipe göğsünü ilk geren hep Burberry fakat nedense Snapchat konusuna gelince birkaç adım geride kalıp rakiplerinin ne yapacağını izledi önce. Vogue’un yayınladığı kısa bir yazıya göre Stella McCartney gerek Kanye West, Paul McCartney gerekse markanın sahibi Stella’nın ta kendisi Snapchat’i kullanarak şov hazırlıklarını ve backstage’i hayranlarıyla paylaştı.

Valentino ise Snapchat ve Vine yıldızı Jerome’u şovuna davet etmekle kalmayıp, çocuğa ön sırada bir yer vererek onun telefonunun podyuma çıkan Zoolander ikilisinden Ben Stiller’in eline geçmesine ön ayak oldu. Ben’in çektiği o kısa video gerek Jerome’un, gerekse Valentino’nun sosyal medya ağlarında yayınlandı.

Üçüncü sırayı Burberry kaptı ve yeni şovlarının öncesinde ünlü blogger Chiara Ferragni ile tasarımcı ve CEO Christopher Bailey’i bir araya getirdi. Ardından ünlüler geçidini aratmayan bir modeller grubuyla Snapchat kullanıcılarına türlü yeni içerikler sağladı.

Bu hafta oyuna son katılan Louis Vuitton’du: Nicholas’ın Palm Springs’deki yeni şovunu gerek LV Live isimli kendi kanallarından gerekse Snapchat’le yaptıkları anlaşma sonucu LV Live isimli canlı yayın kanalından sunarak hem davetlilerin markanın kanalına içerik sağlamalarına hem de kullanıcıların markalaştırılmış içerik izlemelerine ön ayak oldu.

Meerkat ve Periscope’un ünlü avı

Twitter’a ait olan canlı yayın aplikasyonu Periscope ve en büyük rakibi Meerkat ünlüler kervanını kendi saflarına çekmeye çalışıyorlar. Bryanboy ara sıra Periscope’u kullansa da, Madonna’nın Meerkat kullanması sonucu o da şovlarını görüntülemek ve canlı yayınla okuyucularına aktarmak için Meerkat’e kaydı. Markalara baktığımızda, henüz lüks devlerinden kimse kullanmadı aplikasyonu ama illa ki Haziran’daki erkek moda haftası sırasında örneklere rastlayacağız.

Soru şu: Markalar şovlarındaki kıyafetleri en iyi şekilde tüketiciye aktarabilmek için özel yerlere stratejik olarak yerleştirilmiş kameralar kullanırken neden herkesin eline bir kamera vermek istesin? İnsanların oturduğu yerden çektikleri amatör canlı yayınlar acaba o lüks havasını yaşatmaya yetebilecek mi?

Snapchat’e baktığımızda durum daha ciddi aslında. Beni düşündüren şu: Snapchat ilk ortaya çıktığında daha çok 18+ içeriklerini paylaşan gençler tarafından çok tutulmuştu çünkü içerik bir süre sonra sonsuza dek kayboluyordu. Her ne kadar şimdiki kullanıcılar daha çok kendi hayatlarını Kardashian-vari bir reality şova çevirmeye özenseler de kimsenin gidip de Burberry’nin paylaştığı dere tepe gökyüzü fotoğraflarına bakmak isteyeceğini düşünmek zor. Bu yüzden lüks markalar eğer ki Snapchat veya Periscope gibi aplikasyonları kullanacaklarsa ya sadece özel davetler sırasında bunu kullanmalı ya da sürekli çok ünlü ve insanların merak ettikleri isimlerle içerikler hazırlamaları lazım. Zaten Rihanna’nın Snapchat’te bu kadar popüler olmasının nedeni içeriğin ünlü bir insanın hayatına anahtar deliğinden bakmamızı sağlıyor olması değil mi?

 

Yiğit Turhan

Gucci WW Sosyal Medya Stratejisti

@yigitturhan

 

Bu yazı Campaign Türkiye’nin Haziran 2015 sayısında yayınlanmıştır.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.