Şirketler biliniyor ama tanınmıyor!

Türkiye’deki şirketler; sosyal sorumluluk, topluma duyarlılık, dijital dönüşüm, çevreye duyarlılık, etkili liderler gibi konularda algı oluşturmada çok yetersiz ve bu alanlardaki performansları da samimi bulunmuyor. Bu alanlarda yeterli performans gösterilmezse Türkiye’deki şirketler itibarlarını güçlendiremeyecekleri ve potansiyel bandından geriye düşecekleri araştırmanın bir başka tespiti. Türkiye’de şirketlerin elde ettiği mevcut İtibar Yönetimi Performansı ortalamasının oluşmasını sağlamada öne çıkan algı kriterleri; müşteri memnuniyeti yüksekliği, yenilikçi ve inovatif olması, etik, adil, şeffaf, sorumlu ve hesap verebilirliği, ürünlerin ödenen fiyata değer olması, ürün ve hizmetl kalitesi, s.zünün arkasında durması, finansal olarak gü.lü olması ancak bu konularda da yeterli başarı düzeyinin henüz yakalanamadığı görülmektedir. Yani bir şirket her şeyi doğru yaptığını sanırken pazarını büyütemiyorsa, karlılığı düşüyorsa, iyi adamları elinde tutamıyorsa hangi itibar parametrelerinde eksiği var oturup ciddi olarak bakması ve düzeltmesi gerekiyor.

Şirketlerin algılarının oluşmasında yararlanamadıkları, kendilerini anlatamadıkları performans alanlarını da şöyle sıralayabiliriz:

• Dijital dönüşüm uygulamalarında başarılı,

• İlham verici liderlere sahip,

• Çevreye duyarlı, faaliyetlerinde bu duyarlılığı esas alır.

• Çalışanlarına değer verir, çalışan mutluluğunu önemser,

• Sosyal sorumluluklarını asli işi kadar önemser.

Son olarak hepsi iletişimle ilgili rakamsal sonuçlarla bitireyim;

• Türkiye’de aktif olarak 7.5 ile 10 milyon kişi markalarla ilgili olumsuz paylaşım içerisinde. Bu durum markaların her an bir kriz yaşamaya açık olduğunu gösteren en temel göstergelerden de biri. 10 milyon kişi elinde telefon size saldırmak için bekliyor yani!

• Lige giren şirketlerle giremeyen şirketlerin ana performans alanları arasındaki en büyük fark; 15 puanla iletişim, tanıtım boyutunda çıkıyor.

• İtibar yönetimi performansı güçlü şirketlerin ortalama yüzde 2.5 civarında pazar potansiyelini artırdığı görülmekte.

(Yazımızın 1. bölümünü 89. sayımızda okuyabilirsiniz…)

İDA Üyesi Ergun Gümrah

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 90. sayısında yayımlandı.
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.