Tindall’a nazire

Belki başlığı görünce “Koskoca deneyimli reklamcıya nazire yapmak sana düşer mi ki?” diye düşünenler olabilir.

Ancak çeşitliliğin sırf bu endüstride değil diğer birçok sektörde de konuşulup konuşulup iş hayata geçirmeye geldiğinde ciddi anlamda bozguna uğramasından, ne yalan söyleyeyim; ben de sıkıldım.

Sosyoloji’den mezun bir birey olarak, bölümde geçirdiğim 4 yıl boyunca en çok konuşulan konulardan biri ‘gender’ idi. Hatta 3. sınıf derslerimizden biri direkt olarak bunun üzerineydi. Bir de 30 kişilik sınıf mevcudunun yalnızca 5’i erkekti. Ve bir kısmımız 3 yıl boyunca konuştuğumuz, tüm detaylarıyla, tüm teorileriyle öğrenmeye çalıştığımız ve sosyolojiye dair diğer tüm konuların önüne geçen bu konuda hala somut bir ilerleme kaydedilememiş olmasından sıkılmıştık. Bu kadar konuşulduktan sonra – iddialı teorilerin ve yüksek notların ötesinde – güzel bir şeyler olmalıydı. Ama mesajlar yerine gerçekten ulaşıyor muydu? Çeşitliliğe ve eşitliğe gerçekten saygı duyuluyor muydu?

Yoksa konuşulanların havada kalması can sıkıcı bir hale mi geliyordu…

Eminim herkesin bu soruya kendi çevresine ve algı kapasitesine göre bir cevabı vardır. Kendi açımdan bakınca ise, Tindall’a nazire yapmaktan kendimi alamıyorum.

 

Seda Büktel

Campaign Türkiye Kıdemli Editörü

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Aralık 2017 sayısında yayımlandı.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.