Reklam ajanslarında Z Kuşağı

Z kuşağıyla ilgili bu ay birçok şey okuyacaksınız, ben de bu fırsattan yararlanıp, Z kuşağının ajanslardaki hayatlarına dair gelecek öngörümden bahsetmek istedim.

Bugün itibarıyla bizim grupta çalışanların %15’ini 1996 ve sonrasında doğanlar oluşturuyor. Sektörümüzün genelinde de bu oranlar benzerdir diye tahmin ediyorum. İlk tespit olarak, toplam ajans nüfusu içinde henüz azınlıkta olsalar bile çalışma ortamından talepleri, memnuniyetsizlikleri gibi konular hakkında sesleri en çok çıkanlar olduklarını söylemem lazım. Yöneticilerini ve statükoyu eleştirebilen, özgüvenli bir nesil oldukları konusunda sanırım herkes hemfikir. Fakat, empati gösterme konusunda aynı seviyede -henüz- değiller. Benmerkezci ve özgüvenli tavırları, kendi içinde ciddi bir dayanışma gerektiren ajans ekosistemini, toplam içindeki payları da arttıkça zorlayacak gibi görünüyor.

Giderek uzayan yaşam süreleri ve ileriye atılan emeklilik yaşları sayesinde çok yakında 3 neslin bir arada çalıştığı şirketler olacağız. Bu transformasyon süresince Z kuşağının sektörü dönüştürmek, bu değişimi kendi akranlarıyla beraber müşterilerde ve iletişim alanındaki diğer paydaşlara da yayma şansları olacak. Fakat, çabuk sıkılan ve alternatif aramaya çok yatkın mizaçları bu dönüşüm yeterince hızlı gerçekleşmediğinde hemen başka alanlara kaçmaya yol açabilir.

Yeni yetenekler çekmekte eskisi kadar cazip olmayan sektörümüzün Z kuşağına karşı cazibesini korurken bir yandan da içerideki daha eski kuşakları kaybetme tehdidine karşı önlemler düşünmesi gerekiyor. Reklam ajanslarının rüzgara karşı seyirlerinde en önemli mücadelenin bu alanda verilmesi sektörümüzün varlığını çok daha güçlendirecektir.

Yiğit Kariş

Reklamcılar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 104. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.