Kristal Elma Nostalji: Ömer Erdem’den mesaj

2012’nin sonunda, Reklamcılar Derneği’nin dönem başkanı sevgili Aytül Özkan’ın liderliğinde ilk adımlar atıldı ve ülkemizin en önemli yaratıcılık ödülü Kristal Elma’nın büyük bir değişimle yaratıcılık festivaline dönüştürülmesi kararı alındı. 2013 ve 2014 yıllarında dönemin başkanı sevgili Alper Üner, Kristal Elma Ödülleri’nin 25. yılı olmasını da fırsat bilerek taşın altına eline koydu ve Yönetim Kurulu’nun da desteği ile yıllardır proje ötesine geçemeyen bir hikayeyi gerçekleştirmek için gerekli iradeyi gösterdi.

Bu cesur adımların uygulanabilmesi için de bir organizasyon ortağı gerekiyordu. Uzun süren toplantılar, bitmeyen sözleşme tartışmaları sonucunda nihayete erildi ve geçtiğimiz iki sene içerisinde -mütevazi olamayacağım- Cannes Lions’dan sonra en büyük yaratıcılık festivaline birlikte imza attık. Kristal Elma Festivali, içeriği, konuşmacı profili, sponsorları, destekçileri, lokasyonu, davetleri, konserleri, partileri ve daha birçok etkinliği ile reklam, pazarlama iletişimi ve medya dünyasının ülkemizdeki tek ortak etkinliği haline geldi. Kristal Elma Ödülleri’ne katılım iki kat kadar arttı, Kristal Elma Festivali delege sayısı ise katlanarak yükseliyor. Bu sene on bine yakın bir katılımcı olacağını tahmin ediyoruz.

İlk iki sene İstanbul Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı sevgili ağabeyim Rıfat Sarıcaoğlu’nun inancı ve desteği ile Festival’i Santral İstanbul’un muhteşem kampüsünde gerçekleştirdik. Bu yıl ise tüm etkinlikleri bir arada yapabilmek adına İstanbul’un yeni cazibe merkezi Uniq İstanbul ve VW Arena’da gerçekleştiriyoruz. Ana sponsorumuz bu yıl da Volkswagen. Yüzlerce sponsoru tek tek saymak istemiyorum ama bu sene yeni ve önemli bir iş ortağımız daha var: Türk Telekom Grubu. Festival’e 3 önemli marka, Türk Telekom, Avea ve TTNet olarak büyük bir destek veriyorlar. Katkıları sektör adına çok önemli.

Ülkemizin içerisinde bulunduğu belirsizlikleri dikkate alırsak oldukça zor bir organizasyonun altına giriyor gibi görünebiliriz ama kara bulutlar dağıldığında insana ve geleceğe yapılan bu önemli içerik yatırımının faydalarını göreceğiz. Elbet güzel günler gelecek (gelmedi).

Bu arada yoğun stres altında çalıştığımız Festival sonrası ekip olarak Yoga’ya başlamayı düşünüyoruz 🙂

Tebdil-i mekanda ferahlık vardır

2011 yılında LIFT Content Factory’nin kuruluşunu gerçekleştirdiğimiz binamızdan; rant, kentsel dönüşüm, hukuksuzluk, müteahhit vb. kelimelerinden anlaşılabilecek “modern zaman” realitelerinden oluşan sebeplerle kapı dışarı edilerek ayrılmak durumunda kaldık. Aklımızı, ruhumuzu, kalbimizi ve yılların birikimini vererek bin bir zorlukla meydana getirdiğimiz ofisimiz, bizim için sadece dört duvardan ibaret değildi. LIFT’e gelmiş olanlar bunu daha iyi anlayacaktır. Neredeyse 3 kişi ve Campaign dergisinin yayını ile yola koyulduğumuz binamız, Kristal Elma Festivali organizasyonu, Campaign Academy’nin kuruluşu, Autocar, FourFourTwo ve Stuff dergilerinin de aileye tekrar dönüşü ile 35-40 kişilik bir ekibe dönüştü. LIFT’e hemen taşınabileceğimiz plazalar, klostrofobik ofisler, ruhu olmayan gökdelenlerdeki yapılar uygun değildi. Bir ruhu vardı ve o ruhu bizler verdik. O yüzden acımız büyük ve hala bu travma ile taşınmamızı da sürekli geciktiriyoruz. Her bir köşesindeki anılarımızı, toplantılarımızı, davetlerimizi, sabahladığımız baskı öncesi geceleri, çok özel misafirlerimizi ve bizimle aynı hisleri taşıdığına inandığımız iş ortaklarımızı ve dostlarımızı ağırladığımız günleri unutmak mümkün değil. Bu sebeple LIFT’in bizim için çok özel yerini kalıcılaştırmak adına kitaplaştırma kararı aldık. Bu kitabı sadece bizlerle aynı düşünceleri taşıdığını düşündüğümüz o “özel” dostlarımızla paylaşacağız.

Umarım benzer bir arayışla ve büyük bir şansla bulduğumuz yeni binamız da aynı güzellikleri beraberinde getirir.

Ömer Erdem
Lift Content Factory Kurucusu

@omerdem

 

Bu yazı Campaign Türkiye’nin Ekim 2015 tarihli sayısında yayınlanmıştır.

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.