Obama v2.0 sistem hatası verdi

Barack Obama… İki kez üst üste seçim kazandıran stratejisiyle tam bir sosyal iletişim dehası olduğunu gösterdi. Ama Beyaz Saray’da yaptıkları Obama balonunu yavaş yavaş söndürüyor…

 

“Evet yapabiliriz” dedi… “Değişim” dedi… İnterneti ve sosyal medyayı çok etkin şekilde kullanarak özellikle genç Amerikalılar’ı heyecanlandırdı… Ve siyah adam Beyaz Saray’a yürüdü… Peki başarısının sırrı neydi? Aynı başarıyı tekrarlayıp koltuğunda kalmayı başarabilecek mi?

Geçen yıl ABD’deki başkanlık seçimleri öncesi bu sayfalardan size seslenirken bu ifadeleri kullanmıştık. Obama’nın uyguladığı seçim stratejisiyle tüm siyasilere adeta bir çağdaş iletişim dersi verdiğini, bundan sonra tüm seçim kampanyalarının benzer iletişim yöntemleriyle seçmeni kendisine çekmeye çalışacağı öngörüsünde bulunmuştuk. Obama’ya ikinci kez seçim zafer getiren bu deha, seçim sonrasında dev bir balon gibi patladı. Obama seçim öncesinde ne kadar mükemmel bir yol izlediyse seçim sonrasında da bir o kadar kötü durumda… Peki neden? Bunu anlamak için Obama’nın seçim öncesi ve seçim sonrası yaptıklarını bir sıralayalım:

 

Seçim Öncesi

• Sosyal medyanın ve internetin gücünü kullandı. 18-29 yaş grubu seçmenlerin kalplerini kazandı. ABD’nin en ücra köşesindeki insanlara bile Obama kampanyası için çalışma fırsatı tanındı.

• Gönüllü Obama kampanyacıları 400.000 blog girişi, 200.000 kampanya daveti ile ABD’nin 50 eyaletini kapsayan 45.000 farklı gönüllü grubu kurulmasını sağladı.

• Site üzerinden YouTube’a link verilerek 1000 farklı Obama kampanyası videosu tüm dünya ile paylaşıldı. Tümü 50 milyon kez izlendi. 1,2 milyar dakikalık video yayını yapılmış oldu.

• “Değişim”, “Başarabiliriz”, “Umut” gibi çok etkili sloganlar kullanarak seçmeni fethetti.

Seçim Sonrası

• O beklenen değişim hamlesini bir türlü gerçekleştiremedi. Obama’nın en büyük kabusu daha çok yakın zamanda gerçek oldu. Obama, ‘Başkanlığımın imzası bu olacak’ diyerek ülkede Obamacare adı konulan bir sağlık yasasını bin bir zorlukla çıkarmayı başardı. Geçtiğimiz Kasım ayında devreye girmesi gereken yasa, tam bir fiyasko oldu. Büyük sağlık reformu için özel olarak hazırlanan ve 630 milyon dolara mal olan web sitesi çöktü. Hem de öyle böyle değil, günlerce haftalarca bu halde kaldı. Milyonlarca Amerikalı, sağlık paketi seçemedikleri gibi mevcut sağlık sigortalarından da oldular. Seçime mükemmel bir stratejiyle hazırlanan bir iletişim dehasının ‘imzam olacak’ dediği bir konuda bu kadar fütursuz davranmış olmasına akıl sır erdirmek mümkün olmadı. Obama yine de kendisinden bekleneni yaptı, TV’ye çıkarak Amerikalılar’dan özür diledi.

Barack Obama… Seçim kazanmakta ustalık gösterdi ama seçim sonrası zor durumda.

• Daha dün gibi aklımızda Obama’nın “Savaşları bitireceğim”, “Guantanamo Hapishanesi’ni kapatacağım” sözleri… Oysa ki geride kalan yıllarda bu sözleri tutamadı. Hatta daha yeni ortaya çıkan bir belgeye göre Afganistan’da Amerikan askerlerinin varlığını 2024 yılına kadar uzatmak istediği anlaşıldı. Guantanamo’da ise hat sanatı dersleri başladığını öğrendik.

• Edward Snowden adındaki bir eski CIA çalışanı Obama’ya en büyük derslerden birini verdi. Bush’tan sonra barışçıl bir ABD Başkanı imajı çizen Obama’nın dost bildiği herkesi sırtından bıçakladığı ortaya çıktı. ABD’nin iletişimden sorumlu istihbarat kurumu NSA’in, dünya genelinde milyarlarca insanı kapsayan telefon, cep, SMS ve internet takibi açığa çıktı. Obama’nın Avrupa’daki en büyük müttefiklerinden Almanya’yı Brandenburg Kapısı’nın hemen bitişiğinde bulunan Amerikan elçiliğinin çatısından dinlediği, bununla da kalmayıp G20 zirvelerinde aralarında Başbakan Erdoğan’ın da bulunduğu tüm dünya liderlerini dinlemeye çekinmediği ortaya çıktı. İletişim istihbaratı toplayan NSA Obama için tam bir iletişim faciası yarattı…

Şimdiden birçok siyasi uzman Obama’yı ABD tarihinin başarısız başkanları klasmanına koyuyor. Obama, Beyaz Saray’ın herkesin harcı olmadığını dünyaya kanıtlamış oldu. Ne demişler, “Tutamayacağın sözü vermeyeceksin…”

 

Uğur Koçbaş / Vatan Gazetesi Yazı İşleri Müdürü

Bu yazı Campaign Türkiye’nin Ocak 2014 sayısında yayınlanmıştır.

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.