Nereye gidiyoruz?

Korona geldi, gitti gidecek derken savaş tehdidi kapımıza dayandı. Tam her şey güzel olacak derken gene olmadı. Diğer yandan hayat bir şekilde devam ederken ticari işletmeler olarak bizler de hayatımızı devam ettirmek için çalışıyoruz.

Pandemik süreçle birlikte iş tanımımıza online toplantılar, lansmanlar, kongreler girdi. Tam bu sürece adapte olurken METAVERSE diye bir şey hayatımıza girdi. Yasakların devam ettiği ve alternatif çözümler üretmek isteyen etkinlik ajanslarına çözüm olabilir mi sorusu oluştu. Önce İstanbul’da arsa satışı ile gündeme geldi, İstanbul’un ünlü semtlerinde kripto para ile arsalar satılmaya başlandı. Bu cazibe ile metaverse dünyasında diğer yatırım fırsatları araştırılırken, kişinin kendine özel yaratabileceği avatar ile bu dünyayı farklı bir boyutta keşfedebileceğini gördük. Avatarın keşfedebileceği yerler içinde etkinlik dünyası ile ilgili yerler olunca odak noktamız buraya yönlendi. Konser salonu, toplantı salonu, konsepte uygun mekanlar oluşturulabileceğini keşfetmemize rağmen bu dünyaya girişimizin zorluğunu, mecra yaratmanın maliyeti ve buna inanan müşterilerin oranının azlığı oluşturdu. Zaman içinde öğrendik ki, bu platformda kaliteli projeler yaratmanın süresi, maliyeti ve buna inananların sayısı çok efektif değildi.

Peki, alternatif kanallar şu an için ticari hayatı idame etmeye yetmiyorsa ve bilinen, genel geçer etkinlik modelleri pandemi ve savaş yüzünden finansal piyasaların zirveye koştuğu, döviz, altın ve petrolün rekor üstüne rekor kırdığı bu günlerde, işimizi, kaynaklarımızı kaybetmeden çıkış yolu ne olmalı? Sosyal medya platformu ve içerikleri, halen en hesaplı olan ve yazılı, görsel basına göre erişim, etkileşim birim maliyeti en uygun gözükmekte olup iki yıl daha değerli mecra olarak kazanç sağlamaya devam edecektir. Bizlerin de odak noktası ve gözdesi olmaya devam edecektir.

 

Murat Esen
DPİD Üyesi

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 122. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.