Nedir bu müzik meslek birlikleri dayatması?

“Müzik meslek birlikleri” kulağa hoş geliyor. Müzik eseri sahipleri bu birliklere üye oluyor ve TV’de, otellerde, restoranlarda, ortak yaşam alanı olan pek çok yerde gerçekleşen eser kullanımlarının haklarını takip yetkisini bu birliklere bırakıyor. Pratikliği ve işlevselliği yönünden övgüye değer. Buraya kadar her şey normal gözüküyor. Ta ki konuya müzik eseri kullanımlarını gerçekleştirenler yönünden bakana kadar.

Kimsenin kullandıkları müzik eserlerinin telif haklarını ödeme yönünde bir itirazı olamaz, nitekim yok da. Bir tarafta TV kanalları diğer tarafta dört büyük meslek birliği temsilcisi her yıl bir araya gelerek yeni dönem anlaşma şartlarını müzakere ediyor ve sonuçta mutabakata vararak sözleşmelerini yeniliyorlar.

Aslında olması gereken, her TV kuruluşunun kullandığı müzik miktarına göre telif ödemesi. Çünkü haliyle bir eğlence kanalı ile bir haber kanalının kullanımı aynı olmuyor. Fakat Türkiye’de henüz kullanım miktarını belirlemeye yarayan böyle bir teknoloji yok. İlerleyen yıllarda kullanım miktarı üzerinden telif ödeme konusu gündemde olmakla birlikte, bu durum şu aşamada uzak görünüyor.

Meslek birliklerine ödenen telif ücretleri çok ciddi rakamlar. Eğer müzik kullanımları baz alınsa kanalların bir çoğu şu an ödemekte oldukları rakamın çok altında rakamlar öderler. Buna rağmen birlikler bu yıl ciro üzerinden pay talep ediyor. Kendilerini kuruluşun zarara katılmayan ortağı addediyorlar. TV kuruluşları geçen yılın fiyatlarında enflasyon üzerinden fiyat artışı öneriyor; birlikler bunu kabul etmiyor. TV kuruluşları müzik meslek birlikleriyle anlaşamaz ise müzik kullanımları izinsiz hale geliyor ve TV kuruluşlarının cezai sorumlulukları doğuyor…

Oysaki Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre meslek birlikleri, tarifeleri uluslararası uygulamaların ülkenin ekonomik ve toplumsal koşullarına uyarlanabilirliğini göz önünde bulundurarak belirlemek zorunda.

Kısaca; dayatmaya boyun eğilmezse izinsiz müzik eseri kullanımı nedeniyle ceza tehdidi söz konusu. Bir önceki yazımın başlığında da yazdığım gibi medya bu ülkede adeta şamar oğlanı.

Av. Emel Göçmen Bozoğlu

Hukuk Müşaviri

[email protected]

[arrowlist]

  • Bu yazı Campaign Türkiye’nin Nisan sayısında yayınlanmıştır.

[/arrowlist]

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.