Mikro anlardan makro kazanımlara…

Tüketicinin amaç ve ihtiyacının adeta kristalleştiği mikro anlarda doğru yer ve zamanda, doğru mesajla yanında olabilmenin sunduğu fırsat ve avantajlar araştırmalarla net biçimde doğrulanıyor.

Markalar birkaç basit ama etkili kuralı akılda tutarak mikro anların sunduğu makro fırsatları yakalayabilir: “Tüketicinin önemli anlarında göz önünde, faydalı ve hızlı olun.”

Göz önünde olmak neden mi önemli? ABD’de yapılan yakın zamanlı çalışmalara göre akıllı telefon kullanıcılarının %51’i telefonda araştırma yaparken daha önce bilmedikleri bir marka veya ürüne denk geldiğini, üçte biriyse ihtiyaç duydukları anda gerekli bilgiyi kendisine sunduğu için daha önce niyet ettiğinden farklı bir şirket veya markadan alışveriş yaptığını söylüyor. Mobil arama reklamlarında yer almak ise yardımsız marka bilinirliğini %46 oranında artırıyor. Bu nedenle her markanın gerekli anlarda göz önünde olup olmadığını objektif şekilde test etmesi gerekiyor.

Akıllı telefon kullanıcılarının %51’i sundukları bilgi faydalı olduğu için daha önce niyet ettiklerinden farklı bir markadan alışveriş yaptığını söylüyor. Bu nedenle tüketiciye satış için bastırmak yerine faydalı bilgi sunan içeriğe yer vermek, ürün ve hizmetlerin nasıl kullanılacağını anlatan videolar sunmak ve konuma bağlı bilgiler sunmaya öncelik vermek daha iyi sonuçlar getirebilir.

Önemi her gün artan bir diğer bileşen ise hız… Online alışveriş yapanların %40’ı bir perakende veya tatil sitesinde en fazla üç saniye bekleyebileceklerini belirtiyor. Akıllı telefon kullanıcılarının %29’u ise yavaşlık veya aradıkları bilgiyi kolayca bulamamaları halinde hemen başka bir site veya uygulamaya yöneleceğini açıkça dile getiriyor. Yani sayfaların veya uygulamaların hızla yüklenmesinin garantilenmesi ve ara yüzü sadeleştirilerek gereksiz adımların elenmesi ve daha kullanışlı hale getirilmesi gerekiyor.

“Mikro anları makro kazanımlara dönüştürmeye hazır mıyım?” artık her markanın kendine sorması gereken bir soru…

Bülent Hiçsönmez
Google Türkiye Ülke Direktörü

Bu yazı Campaign Türkiye Mart 2016 sayısında yer almaktadır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.