Mehtap Yıldız ve Derya Tambay kampanyaları yorumluyor

Haziran ayının en çok izlenen, paylaşılan kampanyalarını Arzum Pazarlama Direktörü Mehtap Yıldız ve Alice BBDO Kreatif Direktörü Derya Tambay yorumluyor.

Mehtap Yıldız Özel gün iletişiminde bu sene Top 10’a girebilecek işlerden biri de Türk Telekom’un Babalar Günü reklamı… Tüketici içgörüleri çok sağlam, müzik seçimi çok doğru, mizahın tonu çok ideal. Bunların yanında Türk Telekom reklamı en zor ve önemli noktayı atlamamış; Babalar Günü reklamını ana kampanya fikri “Sen Yeter ki Hayal Et” ile çok iyi şekilde bağlamış. Tüm bu mükemmeliyetinin yanında özellikle kısa dönem yayınlanacak özel gün iletişimlerinde markalamaya dikkat edilmeli, sadece reklamın sonunda gördüğümüz “packshot” doğru hatırlanırlık için yeterli olmayabilir.

Derya Tambay Bu analar, babalar, sevgililer günü işlerinde mesaj ürün ya da hizmetle doğrudan bağlantılı olmadığı sürece, kim neyi yapmış kafa karışıyor olsa da tatlı iş. Güzel içgörü. Sıcak ve yerinde komik. Her söylediğimizi müzikle söyleme çılgınlığından biraz baymış olsam da şarkıyı sevdiğimi itiraf edeyim. Ah bir de pack-shot’ta “bu filmin konumuzla bağlantısı şudur” açıklaması yapmak zorunda kalmasak…

Mehtap Yıldız Bankaların dünyasında imaj reklamları önemli… İmaj reklamlarında toplumu birleştiren, her kesimi kucaklayan duygusal tondaki reklamlar bir adım önde başlıyor. Bu formül uygulanınca ortaya çıkan güzel reklamlardan maksimum fayda için markalar sürekliliği ve çatı fikri ön planda tutmalı. Ziraat Bankası’nın “Kazanç nedir” reklamı herhangi bir banka markasının reklamı olmaktan çok da uzak değil.

Derya Tambay Filmlerin kısa, sakin, sıcak olması hoş. Yer gösterme, bebekli anneye yardım etme gibi durumlar biraz fazla tanıdık. (Bir de, anladığım kadarıyla ne iyicil bir toplum olduğumuzu sık sık duymaya ihtiyacımız var.) Şu, işin ruhuna birdenbire limon sıkan “tik taklar” girmese daha da iyi olurdu. Hızlı büyümenin altını çizmeye çalıştıklarını anlıyorum ama bu filmlere olmamış. İzleyicinin de buna kafa yoracağını düşünmüyorum.

Mehtap Yıldız Garanti Bankası’nın Babalar Günü reklamı ters köşe mizah ve duygusallığı çok güzel şekilde harmanlamış. Baba ve kızın oyunculukları ve uyumu, reklamı daha da izlenir kılıyor. Ancak özellikle dijitalde düşen reklam izlenirlikleri düşünüldüğünde iki dakika uzunluk biraz fazla gibi. Türk Telekom reklamındaki markalama konusu, bu reklamda yoğun Garanti Yeşili kullanılarak aşılmaya çalışılsa da biraz daha üzerinde uğraşılmalıydı diye düşünüyorum.

Derya Tambay Eveet, bir Babalar Günü işi daha. Film biraz ayaklarını sürüyerek yürüyor olsa da, benim gibi “babacı” kızlar için yürek ısıtan bir iş. Bütün kız çocukları prenses kıvamında olmak zorunda değildir’i gösterdiği için benden naçizane bir bravo… İyi ki oyuncular yer yer yeşil giymiş de pek bonus olmuş (!)

Mehtap Yıldız Yepyeni bir marka, faydasını çok net bir şekilde anlatıyor; reklamdaki absürt ton, tüketici dikkatini çekme görevini yerine getiriyor. En dikkatimi çeken ve doğru yapılan hareketse letgo’nun uzun dönemli iletişim planının lansmanın ilk gününden tasarlanmış olması. Önceleri düşük risk ürünlerin alım satımında kullanılabilecek bir uygulama olan letgo, gamını arabaya kadar genişletti. Ürünün faydası; öğrenciden spor otomobili sahibine kadar, kim için ne ifade ettiği başarılı bir şekilde aktarılıyor. Tutarlı jingle/slogan kullanımı markaya maksimum fayda sağlıyor. Tek eleştirim sadece satıcının kahraman olduğu iletişimi biraz alıcı faydasına çevirmek de yararlı olabilir.

Derya Tambay Oh be… İşte bana bunlarla gel. (Tüketici şapkamı taktım, konuşuyorum.) Kısa. Derdini anlatıyor. Kimin konuştuğu aklımda kalıyor. Komik de… Ne güzel işte, bunca işimin arasında uğraşmadan ne dediğini anladım. Eğlendim de… İşim düşerse, hizmetini kullanırım. Eyvallah.

Mehtap Yıldız Hem şubeler hem de dijital ortamlar üzerinden verilen bankacılık hizmetinde ciddi bir rekabet ortamı var. Odeabank da bir manifesto niteliğinde kurguladığı iletişimini, günümüzün en değerli birimi zaman kazandırmak faydası üzerinden anlatmış. Manifesto filmi bankanın vaadini anlatıyor ancak devam filmlerinde tüketicinin bu vaade neden inanması gerektiği (Reason to Believe) eksik. Özellikle Odeabank gibi birinci nesil olmayan bir banka iseniz tüketiciye hangi teknoloji ve hizmet yapısı ile vaadi gerçekleştireceğinizi söylemeniz gerekli. Hele ki “zamanı geri vermek” gibi iddialı bir vaadiniz varsa.

Derya Tambay Benim de meslek hayatımda birkaç kez “hayatınızda az yer kaplayan banka” stratejisi girişimim oldu. Tutturamadık. Burada tutturanları kutlarım. Cesur bir yaklaşım. Ama daha az zamanımı almak isteyen biri tarafından neden 1 dakika 15 saniye uzunluğunda bir filme maruz bırakıldığımı pek bilemedim. Hadi, film uzun tamam, bari biraz daha ilginç anlar seyretseydim. “Tribünde coşan adam”dan kaç reklamda daha etkilenmem gerektiğini merak ediyorum. Kısalar çok daha iyi.

Mehtap Yıldız “Kokuların karışmaması” faydası birçok marka tarafından iletişime döküldü. Bu reklam Regal’in sürprizli ve net tarzına uygun olmuş. Bizden ve eğlenceli ton, markadan hoşlanma oranını artıracaktır. Reklamdaki premium stüdyo görünümü yerine sıcak bir ev ortamı yaratılsaydı karakterlerin ve durumun inandırıcılığı daha da artabilirdi.

Derya Tambay Derdini anladım. Ürünün ne yaptığı net. Hiç objektif değil, biliyorum ama şu şehirli insanın aksan yapması biraz… Neyse. Seviliyor, iyi yapılırsa işe yarıyor böyle şeyler. Ama o kinoalı post-packshot olmasaydı sanki.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.