“Medyahors’un gücü sloganında saklı”

İstanbul Dışı sayfalarımızın bu sayıdaki konuğu Mersin’den Medyahors oldu. Çukurova Bölgesinde faaliyet gösteren 360 tam hizmet ajansına dair merak ettiklerimizi ajansın kurucu ortağı Batuhan Demircandan dinledik.

Burak Becan: Ajansınızı yaratıcı endüstride nasıl konumlandırıyorsunuz?  

Batuhan Demircan: Medyahors olarak Çukurova Bölgesi’nde 360 tam hizmet veriyoruz. Aynı zamanda bütünleşik olarak Felo Outdoor adında açık hava ve gerilla pazarlama ajansımız ile de bölgedeki açık hava reklamcılığında bir hakimiyet kurmuş durumdayız. Medyahors butik bir ajans yapısına sahip. Genel olarak ulusal düzeyde faaliyete geçmek isteyen yerel markalara tam hizmet vermekteyiz. Onlar ile beraber biz de büyüyoruz diyebiliriz. 

Burak Becan: Ne gibi hizmetler veriyorsunuz?  

Batuhan Demircan: Ağırlıklı olarak dijital pazarlama ve kreatif hizmetler vermekteyiz. Bölgenin reklam anlayışı biraz bu yönde. Bölgede açık hava ve matbuu ürün talepleri çok fazla olduğu için biz de bu yoldan gitmek yerine bu sektörde kısmi hizmet veren meslektaşlarımızla yardımlaşmaktayız. Bu, bizleri hem motive ediyor hem de Mersin bölgesinde ticari ilişkiler geliştirmemizi sağlıyor.

Burak Becan: Ajansınız Mersin’de yer alıyor. Mersin’deki bir ajansın İstanbul’a göre avantajları ve dezavantajları neler? 

Batuhan Demircan: Aslında tüm Türkiyede olduğu gibi kendi bölgemizdeki ajanslar bizim rakibimiz değil. Bizden bin kilometre uzaklıktaki İstanbul ajansları bizim rakibimiz. Peki neden? Aramızda İstanbulda ajans deneyimi olan en başta ben Batuhan Demircan olarak İstanbuldayken çalıştığım ajansa Çukurova Bölgesi’nden aylık milyonlarca liralık iş gelmekteydi. Bizler de bunun doğru olmadığını ve bu bütçelerin ve müşterilerin Mersinde kalması gerektiğine inandığımız için Medyahors oluşumunu kurduk. Burada bizim gibi kaliteli hizmet veren ve reklamveren markayı kucaklayan ajanslar mevcutken, sadece İstanbul’da olmasından ötürü İstanbul’daki ajanslara önemli işler teslim ediliyor. Hatta bunun sonucu olarak burada bazı ajanslar İstanbulda e-adres kiralayarak ajansını İstanbulda bulunan bir ajans gibi göstererek iş almaya çalışıyor. Gerçekten trajikomik bir durum.

Burak Becan: Diğer ajanslarla rekabet edebilecek insan kaynağına ve sektörel dinamizme sahip olduğunuzu düşünüyor musunuz?  

Batuhan Demircan: Kesinlikle! Medyahorsun gücü sloganında saklı:Reklam bir silahtır ve insanları ikna etme sanatıdır, biz ise markanızın tetikçileriyiz.” Potansiyel partnerlerimiz, bizlere ve yaptığımız işlere erişerek bizleri heyecanlanıyorlar. Bu da sadece bizim değil, bizlere erişen potansiyel partnerlerimizde de bir dinamizm yaratmış oluyor.

Burak Becan: Medyahors olarak çalışan bulmakta zorlanıyor musunuz, yeni iş arkadaşları alırken kriterleriniz neler?  

Batuhan Demircan: Bu durum, ajansın zorlandığı tek şey diyebiliriz. Bildiğiniz gibi bizim ülkemizde herkes reklamcı. Bu bölgede bu durum biraz daha fazla. Sektördeki arkadaşlara anlatmak istediğimiz şey her zaman şu: Adobe bilmek ile grafik tasarımcı olunmuyor, fikir bulmak ile kreatif veya art direktör olunmuyor. Sadece iki adet markanın sosyal medya hesaplarını yönetmiş bir insan kreatif direktörlük yapabileceğini iddia ediyor maalesef. Bizim hiçbir şartımız yok, tabiri caizse alaylı veya okumuş biri olması da önemli değil. Yeter ki işi bilsin, kendini sürekli geliştirsin, vizyonu açık olsun, ekip ruhuyla çalışmayı kabullensin ve yaratıcı olsun bizim için bu yeterli oluyor. 

Burak Becan: Bir süredir dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınıyla mücadele ediyoruz. Ajans olarak bu salgın sizi nasıl etkiledi? Bu süreci nasıl yorumluyorsunuz ve bu sizi nasıl etkileyecek? -Bundan sonrası için hedefleriniz neler?  

Batuhan Demircan: Her sektörde olduğu gibi reklam sektöründe de çok ağır yıpranmalar oldu. Bizler mevcut konumumuzu koruyarak, partnerlerimizle karşılıklı bir şekilde anlayışa dayalı ilerleyerek ve bol fedakarlıklar ile bu durumu atlattık. Bu süreç, Türkiyede resmen yeni bir çağı başlattı. Yeni bir kuşağı söz sahibi yaptı ve bu süreç Türkiyeye çok şey öğretti. Tabi ki çok üzücü durumlar yaşadık. Bu durumların asla bir daha yaşanmamasını diliyoruz. Bizce insanlar bu karantina sürecinde evlerinde epey düşündüler ve kendilerine çok şey kattılar. Bizler de bundan sonraki hedeflerimizi risk alarak daha da büyüttük. İnancımız tam. O yüzden önümüze çıkan engelleri var gücümüzle ve stratejik bir şekilde aşarak hedeflerimize doğru ilerleyeceğiz.

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 113. sayısında yayımlanmıştır. 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.