Marka amacı olmadan sadakati olur mu?

Marka sadakati bir zamanlar sadece bir markayı kullanmak, ne olursa olsun bir markaya inanmak ve hatta başka markalara kolay kolay fırsat vermemek anlamına geliyordu. Günümüzde nerede olursak olalım, istediğimiz markayı, istediğimiz zamanda alabiliyoruz. Marka sadakati artık ister online pazar yerlerinde ister bir dükkan ya da markette markanın yaşattığı deneyimin ne kadar keyifli olduğuyla doğru orantılı. Her şey yolunda gidiyorsa tüketicilerin o markayla güzel bir ilişkisi oluyor ancak bu başka markaları tercih etmeyecekleri anlamına gelmiyor. Bugünün tüketicisi birçok markayı deneyimlemeye oldukça açık.

Öte yandan, 3-4 yıl içinde iş gücünün nerdeyse %30’unu oluşturacak Gen Z de artık tüketmeye başladı. Gen Z’yi anlamak çok önemli çünkü bugüne kadar ki en eğitimli, bilgiye en çok ulaşabilen ve teknolojinin içine doğmuş ilk jenerasyon karşımızda. Onların dünyası son 10 yılda yaşanan çeşitli olaylarla şekillendi; terör, ekonomik sıkıntılar, iklim krizi gibi. Bu jenerasyonun markalardan beklentisi büyük çünkü bıraktığımız dünya için yapılacak çok şey var ve gerçekten bunların yapılmasını bekliyorlar. İşte markalar için marka sadakati yaratma fırsatı da tam burada. Gen Z yaptıklarıyla gerçekten dünyayı değiştirmek isterken, bunun para kazanmaktan çok daha önemli olduğunu söyleyen ilk jenerasyon. Buna kendilerini “değişim nesli” olarak ta tanımlayacak kadar inanıyorlar. Onlar için marka sadakati kullandıkları markanın değerleriyle kendi değerlerinin örtüşmesine çok bağlı. Bir markaya sadık olmakla ilgili bir problemleri yok ama bir markaya sadık olmaları için markanın istikrarlı bir şekilde bu jenerasyonun önem verdiği değerlere sahip çıktığını ve bunları korumak için elini taşın altına koyduğunu görmek istiyorlar.

Önümüzdeki günlerde bir sosyal fayda yaratmamış, hiçbir değeri gerçek anlamda sahiplenmemiş markaların bu tüketicilerden sadakat beklemesi mümkün olmayacak. Bu her zaman severek gittikleri bir restoran bile olsa, o restoranın artan yemeklerini tam olarak ne yaptığını bilmek isteyen bir kitle ile konuştuğumuzu unutmamalıyız.

 

Ela Gökkan Savcı

Reklamcılar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 116. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.