İstanbul ve yaratıcılık

Cannes Lions Festivali son 60 yıldır, “yaratıcılığın mabedi” olarak tanımlanıyor. Dünyanın en önemli kreatif beyinleri, marka yöneticileri ve fikir önderleri her yıl Haziran ayında 1 hafta boyunca Cannes’da bir araya gelip deneyimlerini paylaşarak yaratıcı endüstrilerin oyuncularına ilham kaynağı oluyor. Ancak global bir ekonomik güç olma yolunda ilerleyen Türkiye’den Cannes Lions’a katılım başta yüksek maliyetlerin olduğu birçok sebepten dolayı genelde sınırlı kalıyor. Örneğin, geçtiğimiz yıl Cannes Lions’a Türkiye’den sadece 203, bu yıl 230 delege katıldı. Oysa Türkiye’nin yaratıcı endüstrilerinde çoğunluğu genç, 12 binden fazla birey bulunuyor.  Türkiye’nin rekabet gücünü global ölçekte artırması için iyi içeriğe ve daha fazla deneyime ihtiyacı bulunuyor.

Cannes’dan sonra en büyük

İşte bu noktada Kristal Elma devreye giriyor.  25’inci yılında ilk kez bir “Yaratıcılık Festivali” formatına bürünen Kristal Elma, Cannes Lions’ta yer alan içerik kalitesini Türkiye’nin ayağına getiriyor ve İstanbul’u bir yaratıcılık merkezine dönüştürüyor. 25 Eylül’de başlayacak olan Kristal Elma Yaratıcılık Festivali’nde aralarında Publicis Groupe Başkanı Maurice Lévy, Coca Cola Başkan Yardımcısı Jonathan Mildenhall, Facebook Kreatif Direktörü Mark D’Arcy, Havas Başkanı Mercedes Erra gibi 60’tan fazla konuşmacı yer alıyor. Dört günlük festival boyunca aralarında konferans, seminer, panel ve oturumların olduğu 73 etkinlik düzenlenmesi planlanıyor. Bu da Kristal Elma Yaratıcılık Festivali’nin henüz ilk yılında Spikes Asia, Eurobest ve Dubai Lynx gibi etkinlikleri geride bırakarak Cannes Lions’tan sonra alanında dünyanın ikinci büyük festivali olacağı anlamına geliyor.

Fark yaratanlar arasında yerinizi almak için 25-28 Eylül tarihlerini ajandanıza şimdiden not etmenizi öneririm.

Tolga Tuna / Campaign Türkiye Genel Yayın Yönetmeni

Bu yazı Campaign Türkiye’nin Ağustos 2013 sayısında yayınlanmıştır.

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.