artwork

İş senindir, yarın başlayabilirsin

9 sene önce

0

İster İstanbul’da klimanın altında kitap okuyarak dinlenin, isterseniz Alaçatı’da surf öğrenerek eğlenin; şu soruyu düşünmenizi istiyorum: Hayalinizdeki işe nasıl girebilirsiniz?

Çin’den yeni döndüğüm için Weixin’di, Line’di yeni iletişim aplikasyonlarının gelişimi üzerine bir yazı yazacaktım ama Ağustos’un sıcağında çekilmeyeceğini düşünerek konuyu değiştiriverdim. Yıl her ne kadar Aralık’a kadar aynı yılsa da, Eylül bende her şeye yeniden başlıyormuşum hissi uyandırıyor. Bunda Ağustos ayındaki uzun tatilin etkisi büyük sanırım. Yazın ister İstanbul’da klimanın altında kitap okuyarak dinlenin, isterseniz Alaçatı’da surf öğrenerek eğlenin; benim bu yaz sizden bir ricam olacak. Çok zor değil, bir soruya cevap arayacağız. Hayalinizdeki işe nasıl girebilirsiniz?

Öncelikle aklınıza kazınan ön yargıların kurtulun; insan kaynaklarında çalışanlar, kafa avcıları, firma sahipleri hatta CEO’lar korkulacak insanlar değiller. Hepsinin işini severek ve benimseyerek yaptığını varsayacak olursak, ortak hedefleri belli: Çalıştıkları şirketi zeki riskler alarak kısa sürede zirveye ulaştırmak. Yol arkadaşı olarak üstün yetenekli, işine aşkla bağlanan kişilere ihtiyaçları var. Soruyu tekrar soruyorum: Hayalinizdeki işe nasıl girebilirsiniz?

Selocan’ı kaçırınca işe girdi

Hatırlıyorum senelerce önce beni çok etkileyen bir CV hikayesi okumuştum. Orman mühendisi Özlem Küçükyılmaz metin yazarı olarak girmek istediği reklam ajansına Turkcell’in Selocan’ını kaçırdığına dair bir tehdit mektubu atmış, yolladığı kutu içerisine türlü yaratıcı detay sıkıştırmıştı. Eğer bu hikayeyi hatırlamak isterseniz, Ali Poyrazoğlu’nun 2007’de Sabah gazetesi için yazdığı yazıya göz atmanızı öneriyorum. Poyrazoğlu’ndan alıntı yapacak olursam, “Yaratıcılık, katma değer üreten yaratıcı, yeni bakış, çözüm iş dünyasının baş tacıdır.” Özlem Küçükyılmaz bu yaratıcı CV’si sayesinde Alametifarika’da işe başlamakla kalmamış, LinkedIn profilinden öğrendiğime göre bugün Grey İstanbul’da önemli bir role gelerek hayaline devam etmiş.

Başka bir örnek Damiano Tescaro. World of Warcraft Cataclysm ilk çıktığında orijinal fragmanı kendi imkanlarıyla İtalyanca olarak seslendirip YouTube’a koymuş. Fragmanın arasında İtalyanların nasıl çok İngilizce bilmediklerini, neden Blizzard firmasının yerel desteğe ihtiyacı olduğunu, Damiano’nun bunu nasıl başarabileceğini anlatmış. Her ne kadar video fazla viral hale gelmese de, yaklaşık 9.000 kişi tarafından izlenmiş ve LinkedIn’de görüldüğü üzere Damiano Tescaro yaklaşık 2 senedir Blizzard’ın İrlanda’daki ofisinde çalışmakta.

Roby Leonardi’nin Super Mario’yu andıran CV’sine veya Leah isimli stajyerin Lego’ya kendi yarattığı karakteri, üzerine özgeçmişini yazdığı paketle kaplayıp yollamasına da bakabilirsiniz Google’da. Hatta benden hala sıkılmadıysanız, benim yaklaşık beş sene önce ‘kaybedecek bir şeyim yok’ mantalitesiyle hazırladığım ve İtalya’da ilk işime girmeme yardımcı olan CV’ime de göz atabilirsiniz.

Yaratıcı CV tüm kapıları açar mı?

Tabii ki bütün bu örnekler CV’nizi yaratıcı bir şekilde hazırlarsanız tüm kapıları açabileceğiniz anlamına gelmiyor. Bazı şirketler bu gibi girişimlere hiç sıcak bakmazken, bazılarına yaratıcı CV hazırlamaya kalkma fikri bile tüylerimizi diken diken ediyor. Öyleyse Eylül ayı gelip çattı mı hayalinizdeki işe başvurmadan önce dijital olarak yapmanız gerekenler neler? Madem benim köşem moda ve lüksün dijital pazarlaması, o zaman bu konuya yoğunlaşalım:

1. Modada çalışmak istiyorsunuz, anlaşıldı. Yapmak istediğiniz iş nedir? Elbise tasarlamak mı, üretime yardımcı olmak mı, pazarlamasında yer almak mı?

2. Hayalinizdeki marka sizin istediğiniz alanda birilerini arıyor mu? Arıyorsa, ne gibi özellikler istiyorlar?

3. Direkt olarak ulaşabileceğiniz bir kişi var mı firmada?

Bu konunun üzerine başlı başına bir kitap yazılabilir fakat öncelikle açık pozisyon olup olmadığına bakın. Dikkat çekmek için ille de çılgın, rengarenk bir CV hazırlamanıza gerek yok. Amacınız aranılan pozisyona en uygun adayın siz olduğunu kanıtlamak; eğer size A markasının sosyal medyasından sorumlu olacağınız söyleniyorsa, neden 2-3 gün kendinizi kasıp birkaç sayfalık bir plan hazırlamıyorsunuz? Eğer siz seçilirseniz, nereden başlarsınız? Ne gibi yeniliklere ihtiyaç var? Stratejiniz ne olabilir? Bunu hazırladıktan sonra eğer LinkedIn’de direkt bir insan kaynağı departmanından kontak bulabiliyorsanız ona, yoksa başvuru kısmındaki eklentiler kısmına gönderebilirsiniz. Tezinizi hazırlamadan önce markayı çalışmalısınız, Gucci’de iş görüşmesine gitmeden önce iki koca kitabı yalayıp yuttuğumu hatırlıyorum üç gecede. Unutmayın, bizim gibi milyonlarla ÖSS denilen illette çarpışmış bir gençliği hiçbir iş görüşmesi yıldıramaz. Markaya fikirlerinizi vermek aslında şapkadan tavşan çıkarmaya benzemiyor; tam aksine, firmanın sizden beklediğini bir iki adım önce yapmış oluyorsunuz. Belki inanması zor ama çok ünlü bir firma, dijital departmanında büyük bir pozisyon için son elemelere kalan iki arkadaşıma bir sosyal medya projesi verdi, sadece 24 saat içerisinde projeyi analiz etmeleri, üzerine 10 slide’lık bir aksiyon planı hazırlamaları gerekti.

Şimdi tekrar düşünelim; hayalinizdeki işe nasıl girebilirsiniz? İşi seç, yaptıkları son projeyi al, ben olsaydım nasıl yapardım diye yeniden hayal et, yaratıcı bir şekilde sunumunu hazırla ve doğru insana postala. Sen ve senin hayalindeki pozisyon arasında kimsenin durmasına izin verme, Ağustos’u kendi lehine kullan ve Eylül’de atağa kalk. Banu Alkan’a -ki severim kendisini- bile hala ‘Afrodit’ diye hitap ettiğimiz bir ülkede illa ki her gemi yol alır, dert etme.

 

Yiğit Turhan

Gucci WW Sosyal Medya Stratejisti

Twitter: @yigitturhan

 

Bu yazı Campaign Türkiye’nin Ağustos 2014 sayısında yayınlanmıştır.