Her zaman ‘İyi bir yerde’ olan ajans: Concept

Bu ay yeni ofisleri için Akmerkez’i seçen ve bizleri hemen girişteki lambalı at Silver’ın karşıladığı Concept ajansını ziyaret ettik.

Concept reklam ajansı, 2019 Mart ayında Akmerkez’deki ofisine taşındı. Daha önce farklı alanda hizmet veren bir şirketin bulunması nedeniyle ofis baştan aşağı değiştirildi; her yer kırıldı, her şey sıfırdan yapıldı. Ofise girildiğinde ilk dikkati çeken, ajansın mottosu haline gelen “iyi bir yerdeyiz” yazısı ve gerçek ölçülerdeki Silver isimli at oluyor. 

Daha önce üç yıl boyunca her biri 300 metrekareden oluşan üç katlı bir ofiste bulunduklarını söyleyen Ajans Başkanı Volkan İkiler, yeni ofislerine taşınmalarının en büyük amacının tek kat üzerinden hayatlarını devam ettirebilmek olduğunu vurguladı.

Yuvarlak ofis ile iletişim, zaman ve iş yönetimi adına çok faydasını gördüklerini de belirtiyor.  Özellikle ortak alanda çok rahat yaşam alanları oluşturmaya çalışılmış. Yönetici odaları var, ancak Volkan İkiler, uzun yıllardır kendi odasının olmadığını, herkesin yanında çalıştığını belirtiyor ve şöyle ekliyor: “Arkadaşlarımızın isteği üzerine bu yapılanmaya geçtik. Aslında burası sadece kendi kişisel ofisleri değil, toplantı yapabilecekleri ve gerektiğinde ekipleriyle buluşabilecekleri çok esnek bir yaşam biçiminin olduğu bir mekan.”

Ofis tasarımında Concept’i oluşturan en önemli etkenler arasında bulunan samimiyet, sıcaklık ve rahatlığı çalışanlara yansıtmak önem kazanıyor. Çalışma saatleri uzayabildiği için insanların kendilerini rahat hissetmesi hedefleniyor. Volkan İkiler, her ne kadar ‘ev konforu’ kelimelerini kullanmaktan çekinse de çalışanların rahat hissedebilmelerini sağlama konusunda mimarinin bu amaca hizmet ettiğini düşünüyor.

Mimarları Pınar Kara’nın Concept’in değerlerini, durduğu yeri, Concept’i Concept yapan hisleri yani onları çok iyi tanıdığını belirtiyor. Mimarın renk ve malzeme konusunda özgür seçimine güvenmişler.

Ofiste en belirgin şey, ofis girişinde karşılaşılan ve dikkatleri üzerine toplayan at Silver. Atın uğuruna inandıklarını, uzun yıllardır onlarla birlikte olduğunu ve bu ofise camdan girdiğini belirten İkiler, onlar için önemini şu cümlelerle de vurguluyor: “Bir mimar için var olan, vazgeçemeyeceğiniz objelerin üzerinden mimari tasarımı kurgulamak çok önemli. O nedenle bir önceki ofisimizde de kendisiyle çalışmıştık, bizi çok iyi tanıyor. Bizim rahatlığa çok önem verdiğimizi, ne olursa olsun işlevin yanı sıra duygunun da önemli olduğunu çok iyi biliyor. At çok belirleyici çünkü at siyah, üzerinde lambası olan sevdiğimiz bir kişilik diyeyim, obje dersem ayıp olur.”

Ofisin tasarımında bazı noktalarda çalışanların da fikirleri alınmış.

İkiler, aldığı geri bildirimleri göz önünde bulundurarak ofise gelen ve ajansın geçmişini bilen herkesin, genel olarak Concept’in taşıdığı tarzı ve karakteri burada da yansıttıklarını hissetmesi dolayısıyla çok mutlu olduğunu söylüyor.

Silver’dan sonra dikkati çeken tasarım unsuru ve ofisin en sevilen kısmı ise salıncaklar. İnsanların çocukluklarına olan özlemini gidermesini sağladığı fark edilerek sayıları üçten yediye çıkarılmış.

Ofis genel anlamda enerjisiyle dikkat çekiyor ancak İkiler, ofislere bağlanmanın çok da doğru olmadığını ifade ediyor: “Ben şunu fark ettim, biz ne kadar rahat huzurlu konforlu ofisler yapmaya çalışırsak çalışalım hiçbirinin günün sonunda önemi yok. Ofisleri kendi parçamız hale getirmemek, sadece işlevselliğe bakmak önemli yani burası bizi bir arada tutuyor mu, birlikte mutlu bir şekilde çalışmamıza katkısı var mı? Bunun dışında çok farklı bir arayışımız yok.”

Konu çalışanlara sağladıkları kolaylıklara gelince Volkan İkiler, yaratıcı endüstrinin kendine özel dinamikleri olması sebebiyle çalışanlarının kendi isteklerini ortaya çıkarabilecekleri ortamlar sağlamakla yükümlü olduklarını düşünüyor ve daha fazlasına müdahale etmek istemediğini söylüyor. Nişantaşı’nda bulunan eski ofislerinden taşınmanın çok da kolay olmadığını da ekliyor: “Nişantaşı’nın ofis dışında sağladığı yaşantı; sokak kültürü, sokağa kendini atabilme duygusu ve alternatifin bol olması ekibi çok mutlu ediyordu. Akmerkez ise merkezi bir yerde olmak, ulaşımın kolay olması ve alışveriş merkezinin dışına çıkma imkanı açısından Nişantaşı’ndan sonra seçebileceğimiz en iyi konum oldu.”

İK yönetimlerinde aktiviteler, faaliyetler, ortak alanda bulunma çalışmaları olsa da hem yoğun çalışma temposu hem de ofiste yeterince vakit geçirildiği düşünülerek şu ana kadar ofis içinde özel bir etkinlik yapılmamış. “Sosyalleşmek istiyorsak dışarıda buluşuyoruz, bu planı da mümkün olduğunca herkesin ortak zevkine göre ayarlamaya çalışıyoruz.” diyor İkiler.   

Sektör yapısından da kaynaklı olarak ajansın kendi kültüründe mesai saati kavramı yok. Volkan İkiler bunu kontrol etmenin mümkün olmadığını, başkalarına sorumluluklarını hatırlatma görevini hiç üstlenmediğini ve üstlenmeyeceğini belirtiyor. Sorumluluk duygusu, ajans kültürü niteliğinde bu nedenle de mesai saatleri, çalışanların sorumluluk alanları içerisinde oluşturuluyor.

 Concept’te çalışan profili sektöre paralel olarak değişti. Yeni işe alımlar ile birlikte reklamcılık eğitimi almamış olan çalışma arkadaşlarına açık bir yapıları var. Söze ajansın 20. yılı doldurması ile başlayan İkiler, insan kaynağında da titiz davrandıklarını belirtti. “Birbirini çok iyi tanıyan, birlikte zaman geçirmeye alışmış ekipler kadar büyümenin de etkisiyle yeni ekiplerin katılımı oldu. Her organizma gelişmeye açık olmalı, ekibe yeni katılan arkadaşlarımızla profilimiz biraz farklılaştı. Çok severek yaptığım bu işin kalıpsızlığını seviyorum; işletme, istatistik, tıp veya mühendislik okursunuz ama hala reklamcı olabilirsiniz. Bu nedenle ben hangi okuldan, hangi sosyo-ekonomik yapıdan ya da hangi yaş ve cinsiyetten olduğuna bakmaksızın buradaki arkadaşlarımın kendilerini daha fazla ifade etme, kendilerini bulma ve yolculuklarında daha hızlı ilerlemeleri ile daha çok ilgileniyorum.”    

Volkan İkiler son olarak ofisin girişindeki “İyi bir yerdeyiz”in ilgi çekici hikayesini bizimle paylaştı: “‘İyi bir yerdeyiz’ bizim mottomuz oldu ve bu motto sadece fiziksel olarak iyi bir yerde olmak anlamında değil. Odam yok dedim, dolayısyla ekiplerin yanına gelip bir şeyler soruyorum. Bir süre sonra ekip, kendi anlatmak istemiyorsa beni de rahatlatmak için “İyi bir yerdeyiz başkanım.” lafını geliştirdi ve salgın gibi bütün ekiplere yayıldı. Dolayısıyla ben onu kendi iletişimimizde kibarca ‘Şu an vakti değil, merak etme her şey yolunda, sana geleceğiz.’ mesajı olduğunu biliyorum. Biz iyi bir yerdeyiz ona çok inanıyorum.”

Her zaman ‘İyi bir yerde’ olan ajans: Concept-campaigntr

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 89. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.