Hayatım Reklam: Orçun Alçın

Orçun Alçın
Metin Yazarı, Tazefikir

Reklamcı olma sebebim:
Çok kazanıyorsunuz! Paradan bahsetmiyorum. Reklamcılık her gün farklı bir mesleğe dokunma fırsatı sunarak hayatınıza büyük zenginlik katıyor. Bir gün bankacı oluyorsunuz, bir başka gün çikolatacı… 25 yıl önceydi. Kimdi hatırlamıyorum, televizyonda bir reklamcı anlatıyordu. “Reklamcılık şöyledir, böyledir…” diye. İyiymiş, dedim ben de. İlk 10 tercihime Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nü yerleştirdiğimde, kaderimi de belirlemiş oldum. Marmara İletişim’i bitirmenin akabinde, bir ajansta reklam yazarı olarak başladım işe.

İçinde bulunmaktan gurur duyduğum kampanyalar:
Televizyon, radyo ve billboard kullanmadan, sadece sosyal medyanın gücüyle büyük bir etki yaratabildiği için “En büyük hastalığım…” adını verdiğimiz HIV farkındalık kampanyamızı söyleyebilirim. 2019 temmuz ayında sosyal medyada yayınlanan bir film ile başlayan kampanya, 1 Aralık Dünya AIDS Günü’nde ise Türkiye’nin ünlü fotoğraf sanatçılarından Nihat Odabaşı ve 14 ünlünün de desteğiyle bir fotoğraf projesine dönüştü. Ünlülerin #EnBüyükHastalığım paylaşımları, Instagram’da domino etkisi yaratarak toplumun geneline yayıldı. Kampanya, HIV farkındalığını artırmakla kalmadı, HIV’e karşı savaşan kolektif bir bilinç de yarattı.

Biraz da eskilere gideyim. Küçük otomobillerin ülkemizde “kadın otomobili” olarak algılandığı bir döneme… 2002 yılında Nissan Micra için hazırladığımız “micraizm” kampanyası, Micra’nın “kadın otomobili” algısını “tarzı olanların otomobili” olarak değiştirmeyi başarmıştı. O dönemin Micra’larının, erkek kullanıcılar tarafından bugün bile tercih edildiğini görmek gerçekten gurur verici.

Başkası tarafından yaratılmış favori kampanyam:
Aklıma ilk gelen Omo’nun “Kirlenmek Güzeldir” kampanyası oldu. Bir dönem Türkiye lansman adaptasyonlarında çalışmıştım. Böylece kampanya stratejisini de okuma fırsatım olmuştu. Kampanya; doğru iç görüye sahip bir fikirle, markanın ne kadar ileriye taşınabileceğinin canlı bir kanıtı. Kampanyanın ilk günkü tazeliğini bugün bile koruyabilmesi ise tam bir başarı hikayesi.

Kariyerimdeki en iyi an:
Mesleğimin 1 yılını doldurduktan sonra yaratıcı bir CV ile TBWA’in dikkatini çektiğimiz an. 6 yaşımda, teyzemin bana hediye ettiği Laurel ve Hardy plastik oyuncaklarımdan sanat yönetmenimle bir ekip CV’si hazırladık. Üzerinde “Laurel Hardy İş Görüşmesinde” yazan özel bir kutu tasarladık. Kutunun arkasına oyuncakların nasıl kullanılacağına dair bir story-board çizdirdik.
“Kutuyu açın – Oyuncakların şapkalarını çıkarın – Laurel ve Hardy’nin içerisine yerleştirilmiş olan rulo yapılmış CV’leri inceleyin – CV’lerde yazan numaraları arayın – Laurel Hardy kapınıza gelsin!” diyen çizimlerdi. Sürpriz etkisi olsun diye de CV’yi ajansın yanı başındaki binada yer alan bir kargo şirketine verdik. aradan yarım saat geçmemişti ki ajanstan telefonla aradılar. Eve gitmek üzere durakta otobüs beklerken, heyecanla dönüp ajansa görüşmeye gittik. görüşme sonrasında TBWA maceramız da başlamış oldu.

İş hayatımdaki en utandırıcı anım:
TBWA’e girmek için kullandığımız Laurel ve Hardy bebekleri ajanstan ayrılırken geri istemem oldu. Bebekleri 6 yaşındayken teyzem hediye etmişti. Şansımı bir deneyeyim dedim ama bebekler firarda.

Bu sektörde birlikte çalışmaktan en mutluluk duyduğum insan:
5,5 yıl art grup’ta birlikte çalıştığım ekip arkadaşım, Muzaffer Sopacı. art direktörüm, dostum, komşum, sırdaşım…

Kariyerimde büyük etkiye sahip olan kişiler:
Reklam yazarı ustam hiç olmadı. Yani, bana denk gelmedi. ama sektöre ilk girdiğim ajansta bir reklam yazarı kadar iyi yazabilen bir sanat yönetmenim vardı. Tamer Atik’ten reklamcılıkla ve yazmakla ilgili çok şey öğrendim.

Yaratıcı ekip nasıl motive edilir?”i bana gösterdiği için Doğan Yarıcı’yı da saymak isterim. Ben ekibini bu kadar iyi motive edebilen birini görmedim. Sayesinde çalışırken eğlenmeyi, eğlenirken çalışmayı öğrendim.

Şu anda Tazefikir Reklam Ajansı’ndayım. Patronum Çağlar Gözüaçık ve kreatif direktörüm Kerem Önuçak’a da teşekkür etmek isterim. Onların desteğiyle Tazefikir, en çok ödül kazandığım ajans oldu.

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye 97. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.