Hayatım Reklam: Ezgi Filiz

81. sayımızda Hayatım Reklam diyen isim, Geometry Global Copywriter’ı Ezgi Filiz oldu.

Reklamcı olma sebebim:

Bir reklamcı, İstanbul’un arka mahallelerinden birinde balkondan balkona konuşan kadınlarla da, St Tropez plajlarında güneşlenen kalburüstü ailelerle de, NASA’daki astronotlarla da, Caddebostan sahilinde skateboard yapan gençlerle de arkadaşlık kurabilendir. Çünkü reklamcılık dediğin, empatiyle dans etmektir. Reklamcılık insancıl bir meslektir. Onları tanımak, onlar gibi hissetmek ve düşünmek gerekir. Bu benim için efsane bir his. Eve gidip Netflix’i açana kadar süper kahraman gibi hissettiriyor.

İçinde olmaktan gurur duyduğum kampanyalar:

WWF’in “1 Güzel Hareket” adlı kampanyasının bir parçası olmaktan gurur duyuyorum. Bu kampanyada plastiklerin dünyamıza verdiği zarardan ancak plastik kullanmamayı alışkanlık haline getirirsek kurtulabileceğimizi anlatıyoruz. Bu nedenle insanlardan alışkanlıklarını bağışlamalarını istiyoruz. Bunun için de herkesin plastik poşet, pipet ya da çatal-bıçak kullanmayarak 1 Güzel Hareket yapmaları yeter. Kampanya şu anda devam ediyor. Katılıp dünyamız için 1 Güzel Hareket yapmanızı öneririm. Hepimiz 1 Güzel Hareket yapsak, birlikte 100.000 Güzel Harekete ulaşabiliriz. Böylece doğanın bize verdiği güzelliklere karşı sonunda biz de doğaya güzel bir şeyler vermiş oluruz.

Başkası tarafından yaratılmış favori kampanyam:

Metin metin kokan işleri severim. Eskilerden Natural is Speaking, yenilerden Budweiser’ın son kampanyası Tagwords. Ama yıllardır değişmeyen favorim Canal +’nün işleridir. Özellikle de The Bear filmi…

Kariyerimdeki en iyi an:

Sunumlarda, “TEŞEKKÜRLER” slaydını gördüğüm anlar. Günlerce sabahlayıp çalıştığımız, emek verdiğimiz en önemlisi de sevdiğimiz işlerimizi sonuna kadar anlatıp, içim rahat çıktığım toplantılar kariyerimin en iyi anları.

İş hayatımdaki en utandırıcı anım:

Bir marka için rap jingle yapmaya karar verdik. Önce sadece sözlerini yazacağımı sanıyordum ama bir anda kendimi stüdyoda buldum. Rap’le hiç ilgim yoktur. Neyse söyledim. Kayıt aldıktan sonra özellikle herkesin içinde dinlememeleri gerektiğini belirterek ajansa gönderdim. Ama durum hiç öyle olmamış. Ajansın ortasında açılmış, sağ olsun arkadaşlar çok beğenmişler, hatta Kolera’dan esinlerek bana Hepatit E adını verdikleri bir logo tasarımı yapmışlar. Hem ajansın içinde şarkı açıldığında hem de sunumda müşteriye dinletirken çok utandığımı söyleyebilirim. Çünkü aslında sesim Miki Fare gibidir. Görev icabı biraz rap’çi rolü yapmış olabilirim.

Bir kampanyada beraber çalıştığım en iyi ünlü:

Düşündüm de hiç ünlünün ekmeğini yememişim. Ama bugüne kadar bir sürü ünlüye senaryolarımda yer verdim (: Bunlardan en ünlüsü George Clooney’di. Bir de Ozan Güven’in Can Manay karakterine özel senaryolar yazmışlığım var. Nice markalara sundum ama kısmet olmadı, dizi bitti, Can Manay mazide kaldı. Benim de hevesim müşterinin bütçesinde kaldı.

Bu sektörde birlikte çalışmaktan en mutluluk duyduğum insan:

Burak Tozkoparan. Ne hayal etsem gerçekleştirir. Art gibi art. (:

Kariyerimde en büyük etkiye sahip olan kişi:

Serkan Balak. Hem arkadaş hem direktör. Reklamcılık stresli bir iştir. O anlarda ortamı neşelendirip motive etmesini çok iyi bilir.

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 81. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.