Geleceğe yatırım: Sürdürülebilirliğin iletişimi

Büyük bir kesim tarafından sadece çevreyle ilgili bir yaklaşım olduğu düşünülse bile, sürdürülebilirliğin bu yüzyılın en önemli kavramı olarak yaşamlarımızın odağında durduğunu söyleyebiliriz.

Sürdürülebilirlik; çevre, ekonomi ve toplum sacayakları üstünde var olan bir kavram. Sürdürülebilir marka olmak ise toplumsal ve kurumsal sorumluluğunu yerine getirirken, iş yapış biçimlerini yeni nesil ihtiyaçlara göre yeniden düzenlemeyi gerektiriyor. Yani yarını yönetebilmek için çok şapkalı düşünen markalar anlayışında olmak lazım. Bu yaklaşıma sahip markalar, sürdürülebilirlik stratejilerini geliştirirken, iklim değişikliği sonrasında yeni dünya düzeni ve ihtiyaçlarına yönelik nasıl hizmet ürettiklerini tekrar sorgulayarak rekabette farklılık yaratabilirler.

Öte yandan iş süreçlerinde yenilikçilik anlayışına odaklanırken, aynı zamanda tüketici beklenti ve ihtiyaçlarındaki değişimi de iyi izlemek gerekiyor. Bu yüzden kurumların geleceklerini yönetebilmeleri için sürdürülebilirlik stratejileri kritik önem taşıyor. Ancak bu anlayışın şirketin çalışanları, iş ortakları, tedarikçileri, müşterileri, tüketicileri ve tüm paydaşları tarafından da benimsenmesi gerekiyor.

Faaliyetlerin insan odaklı stratejilerle yönetimi, ancak güçlü bir iletişim ile katma değer yaratabiliyor. Topyekün bir değişim anlayışının tüm kesimlerce benimsenerek davranış değişikliğine ve yeni alışkanlıklara dönüşmesi, kolay bir süreç değil ne yazık ki. Bu yüzden iletişimde süreklilik bu anlayışın ve davranış değişikliklerinin oluşmasında başarı faktörü olarak konumlanıyor.

Çok şapkalı düşünen markalarda sürdürülebilirlik anlayışının iletişim stratejilerindeki rolü ise bugün en yüksek seviyesine ulaşmış durumda. Burada asıl akılda tutulması gereken, ilişki-iletişim yönetiminde çok daha inovatif yaklaşımlara ve kanal yönetimine ihtiyaç duyulmasıdır. Aksi takdirde markanın sürdürülebilirlik anlayışı, hem rekabet hem de içselleştirilme konusunda zayıf kalma riski taşır.

Fatma Çelenk
KİD Üyesi
Twitter: @FFatmaCelenk

Bu yazı Campaign Türkiye’nin Kasım 2014 sayısında yayınlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.