Dinamik bir ekip, köklü bir ajans: DasBodrum

İstanbul dışı sayfalarımızda bu ay, yaz aylarının vazgeçilmez mekanlarından Bodrum’a misafir oluyoruz ve Bodrum’da çalışma hayalini gerçekleştiren DasBodrum ekibiyle tanışıyoruz.

İki yıldır Bodrum’da faaliyet gösteren DasBodrum sekiz kişilik ekibiyle “tam hizmet” bir reklam ajansı. Reklam tasarım hizmetlerinin yanında web, sosyal medya, fotoğraf-video konularında da tek elden hizmet
alma avantajı sağlayan ekip, gerektiğinde İstanbul’dan takviye de alabiliyor. Bodrum gibi bir yerde çalışarak pek çoğumuzun hayalini gerçekleştiren DasBodrum Ajans Başkanı Aytaç Sertel’den ajansın yapısını, hizmet
alanlarını ve İstanbul dışından bir ajans olmanın nasıl olduğunu dinliyoruz.

Burak Becan: Ajansınızı yaratıcı endüstride nasıl konumlandırıyorsunuz?

Aytaç Sertel: İstanbul’da ulusal ve uluslararası ajansların yaratıcı departmanlarında 15 yıla yakın bir süre boyunca gece gündüz çalıştık. Sayısız müşterimiz ve bilgi birikimimizi ortaya koyduğumuz bu konuda derin bir tecrübe sahibi olduğumuzu görüyoruz. Son yıllarda müşterilerimizin talepleri doğrultusunda çalışma alanlarımız konvansiyonel reklamcılıktan biraz da dijital hizmetlere yöneldi. Bu değişim tercihten çok biraz da zorunluluk oldu aslında. Tüketicilerin alışkanlıklarının ve isteklerinin değişmesi, hızlı ölçümlenebilen ve analiz edilebilen platformların önünü açtı. Biz de stratejilerimizi bu yönde kuruyoruz. Kendimizi hem derin bir deneyim ve birikime sahip köklü bir ajans hem de teknolojinin ve gelişen trendlerin nabzını tutan dinamik bir ekip olarak konumlandırıyoruz.

Burak Becan: Ajansınız Bodrum’da yer alıyor. Bodrum’daki bir ajansın İstanbul’a göre avantajları ve
dezavantajları neler?

Aytaç Sertel: En büyük avantajımız, yıllarını reklam sektörüne vermiş reklamcılardan oluşan deneyimli bir ekip olmamız. Müşteri ne ister, ne istemez, neye ihtiyacı var çok iyi biliyoruz ve karşılayabiliyoruz. Özellikle
kurumsal yapıdaki reklamverenler kendilerini anlayan insanları karşılarında gördüklerinde şaşırıyorlar.
Bir Bodrum ajansı olmanın çok çekici avantajları da var elbette. Öncelikle muhteşem bir coğrafyada yaşıyoruz. İşten çıkıp denize, yelkene ya da balık tutmaya gidebiliyoruz. Her zaman yapmasak da buna sahip olabilmek büyük bir konfor. Burada İstanbul’dan farklı bazı dinamikler söz konusu. Yaz sezonunda 24
saat aktif çalışan reklam verenlerin ihtiyaç duydukları her an yanlarında olabilmemiz gerekiyor. Ancak Bodrum’da olmanın bazı dezavantajları da var tabii. Bodrum’a birçok reklamcı gelmiş, bir süre çalışmış ama
dönmüş…

En büyük dezavantaj İstanbul’dan gelenlerin nasıl olsa geri döneceği ve Bodrum müşterisini yarı yolda bırakacağı algısını kırmak oldu. Etrafımızdaki birçok kişinin kafasındaki “çok kişi denedi olmadı” cümlesini hissediyorduk. İlk başlarda bizim için en büyük dezavantaj bu oldu açıkçası. İstikrarlı çalışmalarımız sonucu Bodrum’un önde gelen markaları ile çalışmaya başladıkça bu algı da ortadan kalktı zamanla. Ayrıca birçok alanda sadece 6 ay çalışılıyor olması da Bodrum’un dezavantajlarından biri. Ajanslar ve matbaalar ilkbahar-yaz döneminde çalışırken, sonbahar-kış döneminde tamamen durma noktasına geliyor. Biz bu durumu, çalıştığımız müşterilerimizi 12 ay çalışan sektörlerden seçerek aşmaya çalışıyoruz.

Bodrum’da ilk gözlemlediğimiz konulardan biri reklamcı dendiğinde akla tabelacının gelmesi idi. Birçok tabelacının tabelasının altında ajans da yazar burada. Bu yüzden bir ajansın ne yaptığı ve ne yapmadığı konusunda bazı algı sorunları mevcut. Fakat kaliteli işler ve sabır ile bu ön yargıları ve yanlış anlaşılmaları da aşmak için elimizden geleni yapıyoruz.

Burak Becan: DasBodrum olarak çalışan bulmakta zorlanıyor musunuz, yeni iş arkadaşları alırken kriterleriniz neler?

Aytaç Sertel: Bodrum’da 12 ay çalışan, tam hizmet reklam ajansı olmamız bizim için avantaj. Düzenli çalışan bir ajans olabilmek bizi mutlu ediyor. İstanbul’da bir ajans nasıl çalışıyorsa, biz de burada aynı disiplinle
çalışma konusunda çok hassasız. Bu disipline sahip arkadaşları bulmak konusunda zorluklar yaşasak da zamanla kaliteli ve özenli bir ekibi bir araya getirebildiğimiz için başarılı işlere imza atıyoruz.

Burak Becan: Bir süredir, dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınıyla mücadele ediyoruz. Ajans
olarak bu salgın sizi nasıl etkiledi? Bu süreci nasıl yorumluyorsunuz ve bu sizi nasıl etkileyecek?

Aytaç Sertel: Şüphesiz ki bu pandemi süreci insanlık tarihinin gördüğü en büyük krizlerden biri. Şartlar bizi İstanbul gibi metropollerde çalışan ajanslar kadar etkilemese de artık bizim de “yeni normallerimiz” var. Süreçten hem bizim, hem müşterilerimizin en az şekilde etkileneceği modeller üzerinde çalışıyoruz ve sürekli planlarımızı da güncelliyoruz. Uzaktan çalışmanın hem bizi hem de müşterilerimizi
daha verimli hale getirdiğini, anında ulaşabilme ve online toplanabilmenin ekstra verim kattığını da görmüş olduk. Bu süreçte müşterilerimizin ihtiyaçlarının daha dijitale kaydığını ve önümüzdeki sürecin bu yönde
ilerleme kaydedeceğini hep birlikte görmüş olduk. Sadece sezon açıkken çalışan müşterilerimiz tabii ki sezonu çok geç açtı. Mart ayında başlayacağımız çalışmalar, haziran ayında başladı. Bu süreçte biz de
evlerimizden çalıştık ama müşterilerimizin tüm ihtiyaçlarını da karşıladık. Bu yeni çalışma sistemine hızla ayak uydurduğumuzu ve kendimizi geliştirdiğimizi söyleyebiliriz.

 

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 102. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.