Çalışanların dizayn ettiği ofis

Ofis köşemizde 88. sayımızın konuğu Hayat Kimya oldu. Aidiyet duygularını en derin şekilde hissettiğimiz röportajımızda, Tüketici Grubu Başkan Yardımcısı İbrahim Güler bizlere ofislerindeki yenilikleri anlattı.

Hayat Holding’in kuruluşu 1938’lere dayanıyor. Ticaretten başlayıp 1960’lı yıllarla birlikte sanayiye girmiş bir şirket. Günümüzde 150 yıllık global markalarla rekabet eden köklü bir Türk firması haline gelmiş. Biz de Campaign Türkiye olarak modern iş hayatına uygun şekilde, çalışanlarından geri bildirimler alarak yeniledikleri ofislerini ziyaret ettik.

Bulundukları binaya 2013 yılının sonlarında taşınmışlar. İbrahim Güler: “Burası tamamen bizim mülkümüz. Ofisiyle, bahçesiyle, kapalı ve açık alanıyla. İstanbul’un plazaları içinde olmamanın şansını yaşıyoruz. Yeşillikler içerisindeyiz. Alanımızdan hakikaten faydalanmaya çalışıyoruz. Taşınma stresimiz olmuyor. Kira sözleşmesi bitti acaba kim bilir hangi uzak noktaya gideceğiz diye düşünmüyoruz. Bu durum aidiyet duygumuzu kuvvetlendiriyor.” diyor.

‘Ofislerimiz eskimişti, dinamik yapımıza uyumluluğu azalmıştı.’
Hayat Kimya’nın 14 markasının 10 farklı ülkede üretim tesisi bulunuyor. Buralarda hizmet veriyor. Gittikleri farklı ülkelerde kampüslerini kuruyor, üretimlerini bölgede yapıyorlar. Tüketici Grubu Başkan Yardımcısı İbrahim Güler: “Çeşitli ülkelerde yatırım yapan, çalışmaları olan bir firmayız. Dinamik yapıdayız, bu dinamizmi ofisimizde de göstermek istedik. Hakikaten ofislerimiz biraz eskimişti, dinamik yapımıza uyumluluğu azalmaya başlamıştı.” diyor.

Çalışanlarından sürekli geri bildirim alan bir şirket

İbrahim Güler konuyla ilgili: “Çalışanlarımızdan faaliyetlerimize ve onların hayatlarını kolaylaştırmaya dönük sürekli geri bildirim alıyoruz. Yenilenme fikrimiz Ağaç grubumuzun yeni binasıyla birlikte burada da gündeme gelmişti. Dolayısıyla en iyisini yapalım dedik ve çalışanlarımıza danıştık. Onlara sorduk: ‘Ne eksiğiniz var, neyi daha iyi yapabiliriz?’ Toplantılarımızda da ‘Dinamik yapımızı ofislerimize nasıl aktarabiliriz’ diye düşündük.

Böyle yönlendirici sorularla birlikte çalışanlarımızdan alabildiğimiz en iyi geri bildirimleri aldık ve günün sonunda mimarımızla değerlendirebileceğimiz güzel bir çıktı oldu elimizde. Biz de elimizden geldiğince uygulamaya çalıştık.” diyor.

‘Mimarımız Hasan Karaca bey binanın geçmişini çok iyi biliyor.”

Hayat Kimya proje kapsamında Küp Mimarlık ile çalışmış. İbrahim Güler, Mimar Hasan Karaca bey için “binanın geçmişini çok iyi biliyor.” diyor. Geri bildirim seanslarında ve dizayn toplantılarında Küp Mimarlık ve Hasan Karaca fikirler sunmuş, çözüm ortağı olmuş.

‘Biz netlikten, açık iletişimden, dinamizmden bahsetmek istiyoruz.’

İbrahim Güler geri bildirimlerle ilgili şunları ekliyor: “Çalışanlarımız eskimiş yapımızdan karanlık ortamdan şikayetçi oluyorlardı. Perdeler, jaluziler, bariyerler vardı. Halbuki biz dinamizmden, şeffaflıktan netlikten bahsetmek istiyoruz. Açık iletişimden yanayız, o yüzden bir kere temeli geri bildirim üzerine kurduk. Çalışanlar: ‘Bize hız verin, ışığı arttırın, bize iletişim imkanı verin.’ diyorlardı. Hakikaten de ofisin eski yapısında toplantı yapmak için rezervasyon yaptırmak durumunda kalıyordunuz, masaların, katın nizamı hızlı iletişime uygun değildi. Şimdi gördüğünüz gibi jaluzileri, perdeleri kaldırdık. Beyaz çözümler ürettik, ofis artık gün ışığını daha iyi alıyor. Bariyerler yok, herkes rahat iletişim kurabiliyor. Hatta herkesin masalarında küçük oturaklar var.

Randevu falan almadan, herhangi bir prosedüre gerek duymadan toplantı yapabilecekleri kübik alanlar yarattık. Kapalı ve açık toplantı alanları oluşturduk. Bireysel düşünme alanları yarattık.” Ziyaretimiz sırasında en çok ilgimizi çeken şeylerden biri de renk seçimiydi. Molfix, molped, Papia, familia gibi markaların renkleri katlarda kullanılmış. Renkler hem ferahlık katmış hem de aidiyet duygusunu artırmış. İbrahim Güler: “Katlara markalarımızın renklerini verdik. Katlar, renklerle anılmaya başlandı. Aidiyet duygusu arttı, motive edici ortam oluştu. Burada bir aile ortamı oluşturduk, samimi bir ortam yarattık. Hiyerarşi ortadan kalktı.” diyor.

‘Odalarımızın hepsi eşit büyüklükte.’

“Odalarımızın hepsi eşit büyüklükte. Direktörün odası küçük, müdürün odası büyük gibi bir şey yok her oda aynı ebatta. Karamsar hava oluşturacak ortamları ortadan kaldırdık, net olduk, samimi olmaya çalıştık. İş bittikten sonra beklediğimizden de iyi geri bildirimler aldık.” diyor Hayat Kimya Tüketici Grubu Başkan Yardımcısı İbrahim Güler.

Ofisin en sevilen kısmı; çalışanın kendi masası

İbrahim Güler: “Benim gördüğüm herkes masasını çok sevdi. En önemlisi herkesin oturduğu yeri, kendi alanını benimsemesi, sevmesi. İnsan ancak o zaman huzurlu, mutlu, rahat hisseder ve çalışır. Bireysel çalışma alanlarının yanı sıra toplantı alanlarını da çok sevdi çalışanlarımız. Toplantı odaları ve bölümleriyle, çalışma masaları haricinde bir de mutfak alanları oluşturduk; buradan sürekli çay, kahve alabiliyorlar. Güne kuvvetli iletişimle, zinde ve enerjik halde başlayabilmek için kahvaltı edebiliyorlar.”

‘Mesai saatleri üzerine çalışıyoruz’

Hayat Kimya an itibarıyla bulunduğu binasında hem Türkiye genel merkezini hem de Globalde tüketici grubunun genel merkezini barındırıyor. İbrahim Güler: “Üzerinde çalıştığımız bir konu; saatlerimiz şu anda 8:00 – 18:00. Birlikte çalıştığımız İran bizden bir buçuk saat ileride Pakistan iki saat ileride Nijerya bizlerden geride. Biz çalışırken onlar tatilde, arada olabiliyor. Tüm bunları organize etmek kolay değil.” diyor.

Bu yazı ilk kez 88. sayımızda yayınlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.