artwork

27. Kristal Elma’nın teması belirlendi

8 sene önce

0

Kristal Elma Festivali’nin bu seneki teması “Fame”. Şöhret.

Şöhretin tanımı nedir? “What is fame?” Eskiden neydi, şimdi ne oldu? Örneğin eskiden Super Bowl’a bir reklam vererek ünü yakalıyordu markalar. Bugün, internete koyacağınız 5 saniyelik bir video ile aynı şöhreti, dünya çapında sağlayabiliyorsunuz. Artık etrafımız YouTube, Twitter, Instagram ünlüleriyle dolu. Markalar da beğenilmek için büyük bir yarışta. Ne tarz markalar bunu doğal bir zerafetle yapabiliyor, hangileri hayatımıza girmek için çırpınıyor, bizi zorluyor?…

Ya da bir başka konu; şöhreti devam ettirebilmek… Bazı markalar, şöhreti yakalayınca da işin peşini bırakmıyor. O rüzgardan faydalanıp yeni dalgalar yaratıyorlar. Bir kampanya boyunca şöhretin dalgaları nasıl yaratılır? Farklı mecralardaki iletişim şekilleri bu dalgaları nasıl geliştirir?

Yine bir başka konu: “Global fame”. Dünya çapında şöhret.  Dünya markalarının, tüm dünyaya ulaşırken dikkat ettikleri unsurlar… Bir reklam, neden ve nasıl dünyaca meşhur olabiliyor? Tüm dünya tarafından beğenilip alkışlanabiliyor. Ortak paydamız ne? İnsan doğası mı? Duygular mı? Gördüğünüz gibi tema çok net olsa da, altında işlenecek yepyeni konular doğuruyor. Şu an yaşadığımız hayata dokunan bolca tarafı var. Şöhret, yani bir markayı meşhur etmek, konuşturmak, sevdirmek, beğendirmek; marka yaratma ve sürdürmenin başlıca güdüsü.

Tabii  “Fame” temasının başka manidar göndermeleri de var. Kristal Elma, bu ülkenin en büyük ve en önemli yaratıcılık yarışması. Nice reklamcı bu sahnelerde ödül kaldırarak meşhur oldu. Tema bir yandan da “Sen de gel, ödülünü al, tarihe geç” diyor.

Şarkıda da dediği gibi “Fame, I want to live forever!” Daima yaşamak, hayatımızda olmak isteyen ve bunu başaran markalar ve bu işleri yaparak daima yaşayacak, tarihe geçecek iletişim insanları… Hepsi Kristal Elma Festivali’nde olacak.

Tabii tema şöhret olunca, şöhretli isimlere de hazır olun. Henüz bir isim vermeyelim ama gerçekten gitmek isteyeceğimiz bir festival olacak diye düşünüyorum.

İlkay Gürpınar
RD Yönetim Kurulu Üyesi

Bu yazı Campaign Türkiye’nin Mayıs 2015 sayısında yayınlanmıştır.