Zor günlerde yaratıcılık nasıl gelişebilir?

TikTok’tan Shant Oknayan, markaların pandemiyi nasıl değerlendirdiğine, TikTok’un izlediği stratejiye ve pazarlamacılar için neler sunduklarına değiniyor.

COVID-19 krizi, şüphesiz hem tüketiciler hem de markalar için kendini yansıtma zamanı oldu. Eve bağlı olmak, zamanımızı ve enerjimizi neye harcadığımız konusunda artık her zamankinden daha fazla bilinçliyiz. Birçoğumuz yeni ilgi alanları keşfetti veya basit zevklerin tadını çıkarma fırsatı buldu.

Markalar için bu, ayağa kalkıp tüketicilerin yaşamlarında bütünleyici bir rol oynama ve yeni bir dünya vizyonu şekillendirme zamanı oldu. Birçok marka, ihtiyacı olan topluluklara önemli ölçüde destek vermek, gerçek ve somut değer sağlamak için bir araya geldi.

Pandeminin ilk günlerinde duyarlı bir dayanışma tonu iletmek amacıyla, birçok reklamveren kampanyaların yerine değiştirilebilir stok görüntüler ve dış sesten oluşan reklamlara yöneldi.

Tüm sektörler bu “yeni normal”de yeni bir yol bulmak için hızla rota değiştirmeye ihtiyaç duyarken şahit olduğumuz inanılmaz şey, çevrim içi olarak ortaya çıkan yaratıcılığın kapsamı oldu.

Doğal olarak, karantina sırasında daha fazla insan evde vakit geçirdikçe ekran süresi ve mobil kullanım katlanarak arttı. Son zamanlarda, envaiçeşit iyi hissettiren içerik ve izolasyonun körüklediği yaratıcılık patlaması gördük. İnsanlar bu zamanı; kişiliklerini sergilemek, sanatsal yetenekleriyle neşe yaymak, insani ve yardımsever hedefler için farkındalık yaratmak amacıyla kullandılar.

Dubai Sağlık Otoritesi (DHA) tarafından başlatılan #ThankYouHeroes hashtag’ine yanıt olarak içerik üreticilerinin, ülkenin ön saftaki kahraman çalışanlarına yönelik takdirlerini paylaşmak için birleştiğini gördük.

Ramazan ayında OSN ile ortaklaşa başlatılan #OpenYourEyes; markalı, etkileşimli bir filtre aracılığıyla insanların gözlerini ne kadar süre açık tutabileceklerini görmelerini sağlıyor. Kampanya büyük bir başarı gösterdi ve bugün hala organik olarak performansı gayet iyi.

Dolayısıyla bu belirsizlik döneminin ardından, insanların dijital içeriği ve orijinalliğin olağanüstü gösterimlerini nasıl keşfettikleri ve tükettikleri konusunda gerçekten bir değişim gördük. İnsanlar başparmaklarıyla, kameralarıyla ve sesleriyle olumlu duygular istediklerini belirtiyorlar. Gülmek, ilham almak ve şaşırmak…

TikTok için stratejimiz, yaratıcılığa ve neşeye ilham verme misyonumuza sadık kalmak ancak çevik ve esnek olmak. Kullanıcılarımızın yaratıcı ifadelerini daha iyi beslemek için onlara sürekli kulak verdik. İleriye baktığımızda da önceliğimiz aynı kalıyor – bir tür olumlu ‘kaçış’ sağlayan ve mutluluğu paylaşabilecekleri bir alan yaratmak.

Toparlanma sürecinin bir sonraki aşamasına iyimser bakan girişimciler için, bölgenin gelişen KOBİ topluluğunu desteklemek için daha fazla esneklik sağlıyoruz.

Sınırlı kaynaklar ve reklam seçenekleriyle, marka oluşturma ve büyük ölçekte pazarlama zor olabilir. Yakın zamanda piyasaya sürülen self-servis reklam platformumuz bu baskının bir kısmını hafifletmeli; işletmelere kapsamlı bir yaratıcı araç paketi, akıllı hedefleme ve birinci sınıf destek aracılığıyla yeni kitlelerle verimli bir şekilde etkileşim kurma kabiliyeti kazandırmalı.

Pandemi süreci herkes için zor geçiyor ancak kaos zamanlarında yaratıcılığın geliştiğine inanıyorum. Sadece onu nerede arayacağınızı ve işletmenin başarısı için bundan nasıl yararlanacağınızı bilmeniz gerekiyor.

Shant Oknayan

TikTok Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye Global İşletme Çözümleri Genel Müdürü

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 112. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.