Yeşil aklamanın artan tehlikeleri

Forbes Yazarı Beau River, sürdürülebilirlik çağında kurumsal yeşil aklamanın nasıl tehlikeler getirebileceğini İklim Sorumluluğu Avukatı Johnny White ile tartışıyor.

Sürdürülebilirlik çabaları ve bu alandaki ilerlemeyi şeffaf bir şekilde iletme konusundaki tablo önemli ölçüde değişiyor. AB, ABD ve Çin’den gelen düzenli düzenleyici hükümet duyurularının yanı sıra karbon emisyonlarını azaltmak için uluslararası iş birliği, C-Suite’taki değişen tutumlar ve artan tüketici bilinci, sürdürülebilirlik değişiminin hızını doruğa ulaştırıyor. Şirketler ve yöneticiler de sürdürülebilirlik yolculuklarını daha ciddi bir şekilde düşünmek ve kat ettikleri yolu ifade etmenin doğru biçimini bulmaya çalışmak zorunda kalıyor.

COVID-19’un sonucunda ortaya çıkan izolasyon sayesinde toplumumuzun ve gezegenimizin birçok sorunu üzerinde düşünmeye başladık. Bunun açık bir sonucu olarak da; sürdürülebilirlik konusundaki samimiyetsiz mesajların tüketiciler, yatırımcılar ve denetleyen kurumlar tarafından kabul görme olasılığı çok daha az. Sürdürülebilirliği sağlamak için kuruluşların, yapılacak değişiklikleri özenle ele almaları gerektiğine dair daha büyük beklentiler var.

Bir skandalı örtbas etmek, skandalın kendisinden daha feci olabilir. Çevre dostu sürdürülebilirlik girişimlerinin cazibesi, genellikle CEO’ların en iyi olduğu alanlardan kaynaklanır: Güven yansıtmak, riskleri yönetmek ve takipçi oluşturmak. Bununla birlikte bu becerilerin şeffaf olmayan bir şekilde yeşil aklama için kullanılmasının sonuçları, kamuoyu algısı ve nihayetinde pazar payı kaybı açısından giderek daha riskli hale geliyor. 

İşletme liderlerinin her yıl Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim (ESG) girişimleri hakkında doğru mesajı ve tonu bulmak, paydaşların ve tüketicilerin iletişim tüketimine yardımcı olmak için bir derinlik, şeffaflık ve kısalık dengesi gerektirir. Danışmanları ‘net sıfır’ öncelikleri geliştirmek için güçlendirmek; yöneticilere işin sürdürülebilirliğe doğru evrimini destekleme, birlikte yaratıcılığı teşvik etme ve kurumsal değerleri gösterme şansı verir.

Yanıltıcı mesajların sonuçlarını ve sürdürülebilirliğe yönelik ilerlemenin iletilmesinde şeffaflığın stratejik avantajlarını daha iyi anlamak için İklim Sorumluluğu Avukatı Johnny White ile görüştük. 

Beau River Biden yönetiminin, ABD’nin 2030 yılına kadar tüm karbon emisyonlarının yarısını azaltacağını açıklamasının hemen ardından, işletmelerin önceliklerini ve sürdürülebilirlik konusundaki önceliklerini değiştirmelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Johnny White Sürdürülebilirlik artık sadece bir markalaştırma çalışması değil, artık iş stratejisinin temel bir gerekliliği. Çevre konusunda ‘ya olursa’ tahminlerinin çoğu şimdi gerçekleşti ve iklim değişikliğinde yapılması gereken değişiklik önemli.

BM’nin Sorumlu Yatırım İlkeleri Raporu’nda belirtilenler gibi daha gecikmeli ve ani politika tepkileri, daha fazla iş ve yatırım riski getiriyor. Sonuç olarak, yatırımcılar odaklarını ‘bir işletme bir hedef belirleyecek mi?’den ‘işletme hedefe nasıl ulaşacak?’a kaydırıyor. Bu, birçok işletme için devrim niteliğinde değişiklikleri zorunlu kılacak ve yeşil aklamanın sonuçlarını çok daha önemli hale getirecek.

Beau River Sürdürülebilirlik çabalarında daha fazla şeffaflığı benimseyen kuruluşlar için olası sonuçlar nelerdir?

Johnny White İşletmelerde bu düzenleyici gerekliliklerin hayata geçirilmesi, yöneticilerin, pratikte işletmelerinin iklim hedefleriyle nasıl uyumlu olduğunu açıklamalarını gerektirecek. Sürdürülebilirliği temel iş stratejilerine dahil eden yöneticiler, sürdürülebilirlik yolundaki çabaları ve bunların Paris Uyum İlkelerine nasıl uyduklarını daha iyi ifade edip organize edebileceklerdir. 

Beau River Pazarlama ve iletişim yöneticilerine nasıl şeffaf olunacağı ve sürdürülebilirlik ilerlemesinde ‘maruz kalma’ veya risklerden nasıl kaçınılacağı konusunda nasıl bir yönlendirmede bulunurdunuz?

Johnny White “Sürdürülebilirlikte hesap verebilir olma”nın anlamı etrafındaki değişimi benimsemeliler. Beş yıl önce şirketleri sürdürülebilirlik pazarlama ve uygulamaları için eleştiren daha az çağrı vardı. Şimdi yeşil aklama sadece önemli riskler oluşturmakla kalmıyor; aynı zamanda sürdürülebilirlik yolculuğunda gerçekçi değilseniz, müşterilere ve yatırımcılara ne söyleyeceğinizi bilmek de zor. PR ve pazarlama gerçekten daha çok eğitim işi haline geliyor. Bir şirketin genel çevresel etkisi ışığında sürdürülebilirliğin gerçekten ne anlama geldiğini ifade etmek için doğru mesajları bulmaları gerekiyor. 

Beau River

Forbes Yazarı

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 121. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.