artwork

Yerli üretimi de destekliyoruz

3 ay önce

0

Metro Türkiye olarak 30 yılı aşkın bir süredir sorumlu iş modelimizle sürdürülebilirliği tüm faaliyetlerimizin merkezine koyuyoruz. Yalnızca kendi operasyonlarımızla sınırlı kalmıyor, tüm ekosistemimizin sürdürülebilirliği için uzun soluklu projeler geliştirerek tüm paydaşlarımız için değer yaratmaya çalışıyoruz. Gıda atıklarıyla mücadeleden, hayvan refahına, yüzde 100 gıda izlenebilirliğinden, sürdürülebilir kaynakların kullanılmasına kadar hem gıdanın hem de çevrenin geleceğini koruyor, sürdürülebilirliği gıdanın olduğu her alana yaymaya gayret ediyoruz.

Sürdürülebilirlik yaklaşımımızın çok önemli bir boyutunu gıda atıklarıyla mücadele etmek oluşturuyor. Başta kendi operasyonlarımız olmak üzere, iş ortaklarımızı ve yeme içme sektöründeki profesyonel müşterilerimizi de gıda atıklarıyla verdiğimiz mücadeleye dahil ediyoruz. Kendi operasyonlarımız içerisinde Birleşmiş Milletlerin gıda kaybı ve israfını 2030 yılına kadar yüzde 50 azaltma hedefine Metro Türkiye olarak 2021 yılı itibarıyla ulaşarak gıda atıklarını 2017 yılına kıyasla yüzde 51 oranında azalttık. Tedarikçi tarafında 10x20x30 Gıda Kayıp ve Atıkları ile Mücadele Girişimi’ne katılarak 21 önemli tedarikçimizle birlikte 2030’a kadar atık ve kayıpları yüzde 50 azaltma sözü de veriyoruz. Mücadelemizin üçüncü ayağında ise yeme içme sektöründeki müşterilerimizin de atıklarını azaltmaya yönelik çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Sürdürdüğümüz çalışmalar ve yayınladığımız kılavuzlarla atıksız mutfak anlayışını yaygınlaştırmayı, işletmelerin bu konuda belirli standartları benimsemesine katkı sağlayarak sektörde sürdürülebilirliğin zeminini oluşturmayı ve güçlendirmeyi amaçlıyoruz. 

Bunun yanında sevindirici bir gelişme olarak; özellikle yeni nesil başta olmak üzere son tüketicide çevresel konularda farkındalık ve bilinç düzeyinin giderek arttığını, gelişen bu farkındalıkla birlikte müşterilerin sürdürülebilirlik alanında sektörden beklenti ve taleplerinin yükseldiğini söyleyebilirim. Yaptığımız araştırmalara göre yeni nesil artık farklı bir dünyanın hayalini kuruyor. Bu yeni dünya; daha temiz, daha çevreci ve toprağa saygılı. Farkındalık düzeyinde yaşanan bu artış, elbette tercihleri ve tüketim alışkanlıklarını da değiştiriyor. Metro Türkiye olarak gözlemlediğimiz bu ihtiyaçtan yola çıkarak, sürdürülebilirlik dönüşümünü gerçekleştirmek isteyen restoranların çıkacakları yolda onlara bir kılavuz sunduk. Türkiye’de sürdürülebilir restoran standardının oluşturulması için farklı uzmanlıkları içerisinde barındıran bir komite oluşturduk ve üzerinde hep birlikte bir yıl boyunca çalıştık. Sonuçta, dünya standartlarında bir çalışma olan ‘Sürdürülebilir Restoran Kılavuzu’nu sektöre sunduk. Bu kılavuzu inceleyerek sürdürülebilirliği adım adım uygulayan bir restoran bu alanda uluslararası sertifika sahibi olabilecek. Restoranında sürdürülebilir ürünlere yer vermek isteyen işletmeler için de 300’den fazla ürünü bir araya getirdiğimiz sürdürülebilir ürünler kataloğumuzu sunuyor, bu yolda onlara hem çözüm sağlıyor hem de rehberlik ediyoruz. 

Dünyanın, ekosistemin ve gıdanın geleceği için mücadele ederken bir taraftan da Türk mutfağının sürdürülebilirliği ve uluslararası düzeyde hak ettiği yere taşınması adına yapılan çalışmalara çok önem veriyoruz. Türk mutfağının sürdürülebilirliğinin yerli tohum destekleri, yerel ürünün teşvik edilmesi, çiftçinin, üreticinin sürdürülebilirliğinin sağlanmasıyla mümkün olacağına inanıyoruz. Yerli ürünü korumak amacıyla 2012 yılında başladığımız Coğrafi İşaretli Ürünler projemizle ürünlerin tescilinden ihracatına kadar destekler sağlıyor, 200’ü aşkın gıda ve gıda dışı Coğrafi İşaret tescilli ve aday ürünü raflarımızda tüketicilerimizle buluşturuyoruz. Diğer taraftan yerli üretimi desteklemek adına 800’ün üzerinde üretici örgütü ve kooperatifle iş birliği yapıyor ve dolaylı olarak 100 binden fazla üreticiye dokunuyoruz. Kooperatiflerimiz için eğitimler düzenliyor, yerli tohumda yüzde 100 alım garantisi veriyor, ürün alımlarını destekliyor, onlara her konuda yol gösteriyoruz. Bütün bu faaliyetlerimizle tarımda sürdürülebilirliği desteklerken, yeme içme sektöründe yerli ve yerel ürünlerin daha iyi değerlendirilmesine, bu ürünlerin menülerde daha fazla yer almasına da güçlü bir katkı sunuyoruz.

Metro Türkiye olarak sofralarda tüketilen ürünlerin sürdürülebilir bir şekilde üretiminin yapılması ve gelecek nesillere de ulaştırılması için gıda izlenebilirliğinin önemine de inanıyoruz. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz ‘’Tabağında Ne Var?’’ hareketimizle birincil üretimden başlayarak taze et, balık, bal, meyve-sebze ve kendi markalı organik gıda ürünlerimizin tamamında yüzde 100 izlenebilirliği sağlayarak, müşterilerimize bu ürünlerin tüm hayat hikayesini dijital olarak sunuyoruz. Bugün raflarımızda 10 bine yakın üründe izlenebilirlik sağlıyoruz. 

Bizler, Metro Türkiye ailesi olarak gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için toplumu, çevresel etkimizi, tedarik zincirimizi, müşterilerimizi ve çalışanlarımızı kapsayacak şekilde kurguladığımız sürdürülebilirlik yolculuğumuza kararlı adımlarla yürümeye ve bu yolda ekosistemimizi desteklemeye devam edeceğiz.

Sinem Türüng

Metro Türkiye CEO’su

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin Sürdürülebilirlik Özel sayısında yayımlanmıştır.