Yeni ünlü marka elçileri

James Murray, son zamanlarda dijitalleşmenin hayatımıza kattığı yeni teknolojiler ile neler yapılabileceğine odaklanıyor ve bu yenilikleri sahiplenen markaları gündemine taşıyor.

Deepfake’ler* genellikle kötü bir baskıyla karşılaşır ancak içerik oluşturucular için, özellikle de reklamlarında ünlüleri kullanan markalar için büyük ölçüde pozitif yanları vardır.

İster sahte Tom Cruise TikTok’ları ister Homer’ın sesini yeniden yaratarak Simpsonlar’ın yeni bölümlerini oluşturabilirsiniz veya bir süperstar futbolcunun, hayranlarına kişiselleştirilmiş video mesajlarını (neredeyse sonsuz çeşitteki versiyonlarıyla) gönderebileceği, ünlülerin ön planda olduğu bir kampanya yaratabilirsiniz. Deepfake’in yapay zeka liderliğindeki teknolojisi sayesinde dijital insanlar ve onların sesleri, özgünlükten ödün vermeden her zamankinden daha hızlı ve daha uygun maliyetli yollarla yeniden oluşturulabiliyor.

Dahası, ortaya çıkan içerik %100 sahip olunabilir ve esnek hale gelir, böylece yeni bir uzun vadeli olasılıklar dünyasının kapısını açar.

Teknolojinin istikrarlı bir şekilde olgunlaşması

“Deepfake” bir süredir ortalıkta dolaşıyordu ancak 2017’de ünlü oyuncuları içeren videolar, izleyicilerin sonradan durumu anlamasına neden olduğunda kalpleri tamamen fethetti. Teknoloji o zamandan beri olgunlaştı; yeni şeyleri daha hızlı ve daha etkili hale getiren süper verimli üretim süreçlerini içerecek şekilde gelişti. Dolayısıyla bu yapay zeka tekniğinin popülaritesinin artması şaşırtıcı değil. Yüz değiştirme uygulaması Reface’i kullandıysanız, konudan haberdarsınızdır.

Adını, insan beyninin nasıl çalıştığına benzer şekilde, bir makinenin kendini yapay sinir ağlarını kullanarak gösterdiği “derin öğrenme”den alan deepfake, ikna edici şekilde gerçek görünen yeniden üretilmiş görüntüler ve videolar oluşturmak için yüzleri değiştiriyor.

Onay alınmadan kullanılırsa etik kaygılar ortaya çıkabilir ancak baş oyuncunun izni olduktan sonra deepfake; eğlendiren, ilgi çekici ve dudak uçuklatan içerik oluşturmak için oldukça etkili bir araç haline gelebilir.

Teknolojinin hızla ilerlemesi ve tekniklerin ustalıkla gelişmesiyle, deepfake süreci artık “gerçek” insanlarla içerik oluşturmaya çok uygun ve gerçeğe yakın bir alternatif sunuyor. İşte bu nokta, özellikle yetenek havuzundan yararlanmak isteyen markalar için ilginç hale geliyor.

Sınırlı sayıda ünlü için her derde deva

Eski günlerde ünlülerin ön plana çıktığı kampanya çekimleri söz konusu olduğunda, yoğun gündeme sahip ünlülerin programı arasına bir de çekim sıkıştırmak ve bu işlerde markaların bütçeyi en üst düzeye çıkarması zordu. Deepfake bizi bu engelden kurtardı. Neden?

Günler yerine sadece dakikalar içinde yakalanabilen, neredeyse sınırsız potansiyele sahip bir içerik deposu oluşturmaya olanak sağlayan bir araç… Taşlar yerine oturduktan sonra, deepfake’lenmiş ünlünün rızası alınması koşuluyla her şeyi yapması sağlanabilir.

Samimi bir sohbet başlatmak

Deepfake’in esnek yapısı, içeriğin kişiselleştirilebileceği ve tüketici için tamamen ödüllendirici bir deneyim yaratılabileceği anlamına gelir. Ünlü video mesajlaşma platformu Cameo’nun başarısının da gösterdiği gibi, sohbet aracılığıyla bağlantı kurmak için şimdiden büyük bir talep var.

Sohbet robotlarından sesli yapay zeka teknolojisine kadar, markalar genellikle dijital ürünlerde maliyetleri azaltan ve müşteri katılımını artıran teknolojiyi araştırıyor. Deepfake, markalara o insani sıcaklığı veren, soğuk otomasyondan samimi müşteri iletişimine geçmelerine yardımcı olan bir çömez.

Dijital avatarlara olan talep artıyor

Lil Michaela, Samsung’un Neon ve Magic Leap’in Mica’sı, “tamamen dijital avatarlar” için büyüyen trendi daha da ileriye götürdü. Bunlar özellikle müzik ve eğlence dünyalarında yaygın fakat H&M’nin yeni Looop giysi geri dönüşüm kampanyası için dijital Maisie Williams’ı kullanmasında görülebileceği gibi, başka yerlerde de ilgi görüyor.

Unreal Engine’in süper gerçekçi yeni Metahuman yaratma aracı ile avatarları oluşturmak ve değiştirmek hiç bu kadar kolay olmamıştı. Bu gelişmeler ve deepfake teknolojisi sayesinde markalar, artık sosyal trendlere hızlı bir şekilde yanıt verebilir, sanal etkinliklere katılmak veya markalı bir oyuna yerleştirilmek için sonsuz seçeneklerle sahip olabilir.

Influencer’lar yaratmak

Ünlü yüzlerin giderek daha gerçekçi dijitalleştirilmiş versiyonlarının oluşturulmasını sağlayan gelişmiş teknoloji ile, markaların kapsayıcı ve sahiplenilebilir sponsorluk içeriği oluşturmaları için büyük bir inovasyon potansiyeli var.

Gerçek bir kişinin dijital versiyonunu elde ederek, ortaya çıkan avatarın etrafındaki yaratıcı olanaklar sonsuz hale gelir. Deepfake gibi teknolojilerin evrimi sayesinde, markalar artık standart bir televizyon reklamının ötesinde, sahiplenilebilir marka elçileri yaratabilir. Yararlı, ümit veren ve kişiselleştirilmiş deneyimler sunan insan yüzleri… 

*: Mevcut bir görüntü veya videoda yer alan bir kişinin, yapay sinir ağları kullanılarak bir başka kişinin görüntüsü ile değiştirildiği bir medya türü.

James Murray

Unit9 Business Director

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 111. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.