Yeni iş dünyasının üç anahtarı

Teknolojinin gelişmesi, mobilitenin artması, özgür ruhlu ve yaratıcı jenerasyonun iş gücüne dahil olmasıyla son yıllarda çalışma hayatında başlayan dönüşüm pandemi ile birlikte büyük bir ivme kazandı. Tarihsel olarak esnek olmadığı bilinen pek çok sektör dahi günümüzde iş yapma biçiminde değişikliklere giderken, bugün tüm dünyada iş hayatı “esneklik” kavramının çevresinde yeniden şekilleniyor. Uzaktan çalışma giderek yaygınlaşıyor, geleneksel ofislerin yerini hibrit ofis çözümleri alıyor. “Bir arada olma” hali ise daha esnek, uygun fiyatlı ve çevre dostu bir yaşama alt yapı sunarken, hem bireyleri hem de şirketleri özgürleştiriyor.

Hibrit çalışma modeli yaygınlaşıyor

Yapılan araştırmalara göre çalışanların dilediği zaman dilediği yerden çalışmasına olanak tanıyan hibrit çalışma modeline yönelik talepleri artıyor. Şirketlerin %80’inden fazlası pandemi geride kaldığında da uzaktan çalışmayı en az bir gün iş sürecine dahil etmek istiyor. Facebook, Twitter, Google gibi dünya devi markalar hibrit çalışma modeline geçtiğini duyururken, yurt içinde de pek çok önemli kurum ve kuruluştan bu yönde peş peşe açıklamalar geliyor. Kimi çalışanın merkez ofisten kimi çalışanın uydu ofisten kimi çalışanın ise evden çalıştığı hibrit çalışma modeli giderek yaygınlaşıyor ve yerleşiyor.

Çalışma alanları yeniden şekilleniyor

Bugün gelinen noktada uzaktan çalışma iş planlamalarında daha fazla esnek ve çevik olmayı gerektiriyor. Buna bağlı olarak çalışma alanları da şekilleniyor. Konuyu uzaktan çalışmanın avantajları ve dezavantajları açısından ele alacak olursak; evden çalışma çalışanların işe gidip gelme sürelerini azaltırken, işlerini özel yaşamlarına uygun hale getirmelerine yardımcı oluyor. Kariyer planlamaları özelinde farklı şehir ya da ülkelerde yer alan şirketlerde ilgili pozisyonlarda çalışmalarına olanak tanıyor. Teknolojik uygulamalar ile ekipler ve müşteriler arası iletişim hızlanıyor. Ayrıca son araştırmalara göre yöneticilerin %50’den fazlası pandemi sürecinde çalışan verimliliğinin arttığını ifade ediyor. Çalışanların ise %70’ten fazlası evden çalıştıkları dönemde verimliliklerinin arttığını ya da bu sürecin verimliliklerini etkilemediğini ifade ediyor. Ancak uzaktan çalışma, esnek çalışma modeli için alt yapı sunsa da söz konusu tamamen evden çalışmak olduğunda ise hem çalışanlar hem de şirketler buna karşı temkinli yaklaşıyor.

Çalışan sağlığı ve memnuniyeti ön planda

Tamamen evden çalışma modeli herkesin yapısına ve ev yaşantısına uymuyor. Bazı çalışanlar, ofis ortamında çalışmanın kendilerine sağladığı rutini ve yapıyı tercih ederken, küçük çocuğu olan çalışanların işe odaklanması zorlaşıyor. Kimi çalışanın evinde özel çalışma alanı oluşturmak için gereken fiziksel alanı bulunmazken, kimi çalışanın evinde ise dikkat dağıtıcı unsurlar fazla olabiliyor. Ayrıca iş ve özel hayat dengesinin korunamaması da sağlık açısından çalışanları zorlayan bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla bazı çalışanlar evden çalışmanın üretkenliğini artırdığını ifade ederken, bazı çalışanlar da tam aksine üretkenliğinin azaldığını ifade ediyor. Şirketler ise çalışan sağlığını ve memnuniyetini ön planda tutarak, tüm iş süreçlerini buna göre yeniden gözden geçirip, tasarlıyor. Bu noktada dezavantajları yenmenin en basit ve sağlıklı yolu ise çalışanlara çalışma alanı için farklı tercihler sunmak ve esnek ofis çözümleri ile mekânları yeniden yapılandırmak olarak öne çıkıyor. Böylece bireyler ve şirketler özgürleşirken, kurumların da daha sağlıklı işleyişini sağlamak mümkün oluyor.

Hibrit ofis çözümleri revaçta

Yeri gelmişken, ofisler özelinde de konuyu ele almak gerekirse; çalışma alanları günümüzde mekân olmanın ötesine geçiyor. Şirketler artık ticari bir alan satın almak ya da uzun vadeli sözleşmelerle kiralamak yerine demirbaştan teknolojik alt yapıya herhangi bir ön yatırım gerektirmeyen, şirketlerin büyüme/küçülme kararları doğrultusunda ofis alanını hızlı bir şekilde dönüştürmesine imkân tanıyan ve
resepsiyondan/karşılamadan ikramlara pek çok hizmeti bir arada sunan esnek ofis çözümlerine yöneliyor. Artık merkez ofisler küçülürken, çalışanların yoğun olduğu bölgelerde yer alan uydu ofisler iş hayatının içine ekleniyor. Ayrıca Kolektif House olarak bizlerin Dijital Üyelik ile hayata geçirdiğimiz “kullandığın kadar öde” sistemi sayesinde ihtiyaç dahilinde günlük ofis kullanımı dahi artık mümkün.

Böylece ofisler günümüzde hibrit çalışma modeline uygun olabilecek, network imkânı sunan, iş birliğini mümkün kılan, yeniliği teşvik eden, ekip motivasyonunu ve verimliliğini artıran yapılar olarak yükseliyor. Günümüzde küçük büyük fark etmeksizin tüm şirketler iş hayatında daha esnek daha özgür daha ilham veren çalışma ortamını mümkün kılan yeni nesil ofis çözümlerine yöneliyor.

Kolektif House olarak bizler de çalışmanın insanı sınırlandırmasına değil, özgürleştirmesi gerektiğine inanıyoruz. “Kalbine iyi gelen, işine de iyi gelir” mottosuyla hareket ederek, insanların çalışırken kendini gerçekleştirmesini de sağlayan bir çalışma hayatı tasarlıyoruz. Ayrıca geliştirdiğimiz her ihtiyaca uygun kurumsal, bireysel, dijital/inovatif çözümlerimizden en optimum kombinasyonları sunarak kurum/şirket ihtiyaçlarını desteklemede öncü rol üstleniyoruz.

 

Ahmet Onur

Kolektif House Kurucu Ortağı ve CEO’su

 

 

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye 109. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.