Yeni düzenden güçlenerek çıktık

WPP bünyesinde faaliyet gösteren ve Türkiye’nin önde gelen network iletişim danışmanlığı ajanslarından biri olarak, pandemi döneminde ilk önceliğimiz her zaman olduğu gibi çalışanlarımız ve aileleri oldu. Evden çalışma dönemine geçen ilk ajanslardan hatta ilk şirketlerden biri olmamızın en büyük nedeni de, WPP gibi öngörüleri yüksek bir grubun parçası olmamız, hem dünyadaki hem de Türkiye’deki gelişmeleri çok yakından takip etmemizdi.

Pelin Kocaalp,                                    Hill+Knowlton Strategies                          Türkiye Genel Müdürü

COVID-19 ile ilgili gelişmeleri virüs henüz Türkiye’de görülmeden takip etmeye ve önlemlerimizi almaya başladık. Seyahat kısıtlamaları, evden çalışma, ofis ziyaretçi prosedürleri, ofisimizde bulunmayla ilgili yeni düzenlemelere gittik. Bu hızlı ve öncü aksiyonlarımız, danışmanlık verdiğimiz tüm markalarımız için pandemi sürecinin ilk günlerinde de yol gösterici oldu. Tüm olası senaryolar için hazırlıklarımızı kendi sektörümüz için olduğu kadar markalarımızın faaliyet gösterdikleri sektörler için de hazırladık. Arka planında ciddi emek harcadığımız güçlü know-how’ı onlar için de bir hizmetin de ötesinde sorumluluk bilinciyle sunduk. WPP ve Hill+Knowlton’ın gerek globalde, gerekse Türkiye’deki uygulamalarını, lokal dinamikleri ve otoriteleri dikkate alan bir anlayışla uyguladık. Pandemi öncesinde de mekandan bağımsız çalışma kaslarını güçlendirmiş bir ajans olarak en büyük şansımız bu oldu diyebiliriz. Türkiye dinamiklerine baktığımızda ise arkamıza aldığımız bu gücün ve uzman ekibimizin de etkisiyle markalarımız için değer yaratan ve halen de devam eden inanılmaz bir etkileşim ve fayda modeli oluşturduk. Bugün geldiğimiz noktada halen hybrid dediğimiz sistemde çalışmaya devam ediyoruz. Şartların zorluğunu avantaja çevirmiş bir ekip olarak endişeleri güven veren bir pozisyona çevirdiğimizi düşünüyoruz.

WPP’nin pandemi döneminden kısa bir süre sonra lansmanını yaptığı WPP TV ile WPP çalışanlarının deneyimlerinin, birikimlerinin ve yaratıcılıklarının paylaşmasına imkan sağlandı.

Müşterilerimizin tüm ihtiyaçlarını karşılamak için tüm gücümüzle çalışırken, ekip arkadaşlarımızın hatta ailelerinin sağlığı ve güvenliği için gerekli tüm tedbirleri aldık ve almaya devam ediyoruz. Bu dönemde çalışanlarımız, aileleri ve müşterilerimiz için en içten ve ilk sorumuz her sabah iş gruplarımızda, düzenli konferans görüşmelerimizde “herkes iyi mi?” oldu. En büyük endişemizin sağlık olduğu bir dönemde iş arkadaşlarımız ve müşterilerimizle bir aile gibi birbirimize daha da kenetlendik.

Bağlı olduğumuz WPP iletişim ağı ise hem dünyada hem de Türkiye’de birçok önemli ve kritik inisiyatifi bu dönemde hayata geçirdi, kaynaklarını COVID-19 ile mücadeleye ve sonrası döneme hazırlanmaya sundu. Bulunduğu tüm ülkelerde, çalışanlarının güvenliğine, sağlığına büyük önem verdi ve süreç boyunca her türlü hassasiyeti gösterdi. Gereken her türlü ofis düzenlemesi ve ofis dışından çalışma için gerekli olan koşullar eksiksiz olarak sağlandı. Hayata geçirilen Akıllı Çözümler Platformu’nda, yeni düzende iletişimi doğru yönetebilmenin sürdürülebilir ve etkili yollarını paylaştı. Bu webcast serisinde 5 oturum ile 5 farklı perspektiften COVID-19’un sektörlere etkileri değerlendirildi. Serideki bu 5 konu başlığı; Tüketici&Ekonomi, Medya, Kreatif, Stratejik İletişim Danışmanlığı (PR) ve Yeni Ticaret Düzeni(Commerce) oldu. Seri boyunca, 22 global ve yerel konuşmacı görüş, bilgi ve verilerini paylaşırken, webcastlere dinleyici olarak 700’den fazla kişi katıldı.

Günümüzün sürekli değişen ve yenilenen dinamiklerine bizi dünya düzeninin kırılganlığı ile yüzleştiren COVID-19 sürecinin de eklenmesiyle, işlerimizin “gerçek büyüme” kaynakları neler, büyüme nereden ve hangi yollardan gelecek soruları çok daha kritik hale geldi. Bu kritik sorulara cevap bulmamıza yardımcı olmak amacı ile IRG’nin The Institute for Real Growth Kurucusu Marc de Swaan Arons, temmuz ayı içinde ağırlandı. Online etkinlikte, dünyada 100’den fazla CMO ve büyümeden sorumlu liderlerin katkılarıyla derlenmiş “COVID-19 Business Lessons Learned” – COVID-19 Öğrenimleri paylaşıldı. GroupM bünyesinde yürütülen COVID-19 araştırmasıyla, salgın sonrası fırsatlar ve markalar üzerindeki etkilerini tartışmaya açıldı ve bu konuda önemli bulgular ortaya kondu. WPP TV, bu dönem de WPP için etkili diğer bir iletişim kanalı oldu. WPP’nin pandemi döneminden kısa bir süre sonra lansmanını yaptığı WPP TV ile WPP çalışanlarının deneyimlerinin, birikimlerinin ve yaratıcılıklarının paylaşmasına imkan sağlandı. Pandemi dönemi boyunca da WPP TV üstünden gerçekleşen canlı yayınlar ilgi gördü ve tüm ekosistemimiz için faydalı oldu.

Hill+Knowlton ise kendi networku içerisinde faaliyet gösterdiği ülkelerde eğitimden danışmanlığa kadar veri ve bilgi birikimi paylaşımını tüm ülkeleri için ortaya koydu ve bu da Türkiye dahil tüm dünyada hizmet verilen markalar için önemli bir kaynak ve içerik oluşturdu.

Bugün geriye dönüp baktığımızda, bu kaos ortamının yarattığı şartları çok iyi yönettiğimizi bilmemiz, gelecekteki zorlukları aşmak için bize güç veriyor. Şartlar ne kadar zorlu olursa olsun, birlikte olup kenetlenmenin daha iyi bir dünya için hepimize ilham verdiğini unutmamamız gerekiyor.

 

Pelin Kocaalp,

Hill+Knowlton Strategies Türkiye Genel Müdürü

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 102. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.