Yeni bir sanat akımı mı doğuyor?

COVID-19 ile beraber tüketici davranışlarında ortaya çıkan farklılıklar, yeni bir sanat akımının habercisi olabilir mi? Peki pazarlamacılar bu yeni akıma karşı nasıl bir duruş sergilemeli?

Salgınla beraber insanlardaki yaratıcılığın ne kadar kuvvetli olduğuna şahit olduk. Maskeler dikildi, çeşit çeşit yemekler yapıldı, hamurlar hazırlandı, Tik Tok, Twitch akışları hiç durmadı.

Şimdi bir de tarihteki sanat akımlarını hatırlayalım: Rönesans, farklı kültürler arasındaki artan etkileşimden doğdu. Kübizm, Rus Devrimi’nden ilham aldı. Ve modernizm, 1. Dünya Savaşı’nda yaşanan vahşetten sonra, kentlerin büyümesi ile ortaya çıktı. Peki, COVID sonrası ortaya çıkacak yeni yaratıcı hareketten neler bekleyebiliriz?

1- Sanat, sosyal mesafeli hayatı yansıtacak

Müzeler ve galeriler kapalı. Kültürel anlamda ilham veren herhangi bir şeye erişilemiyor. Oysa ki sanatla ilgisi olmayan insanlar için bile müzeler; TripAdvisor’da en iyi şehir aktiviteleri arasındadır; çünkü sanat insanlara ilham verir, onları bir araya getirir ve tam olarak toplumun bir yansımasıdır. Ancak mekan bazında sanata ulaşamamamız yeni bir trendi de beraberinde getirdi: Dijital olarak erişilebilir sanat. Örneğin; Getty Museum insanları, çevrelerinde bulunan herhangi üç nesneyi kullanarak sevdikleri bir sanat eserini yeniden yorumlamaları için teşvik etti. Birbirinden ilginç yorumların geldiği etkileşimde eserlerin orijinalleri de diğer takipçilerde merak uyandırdı. Tarih, bize sıkıntılı dönemlerde sanata ilginin daha fazla olduğunu gösterdiği gibi yeni trendlerin ve tekniklerin de ortaya çıktığına dair ipuçları veriyor. Pazarlamacılar olarak bizler, bu tip dönemlerde ortaya çıkan trendleri takip etmeli yeni bir kampanya türünü ortaya çıkaracak bu hareketlere katalizör gibi yaklaşmalı ve insanlarla etkileşim kurmanın çok daha yaratıcı yollarını aramalıyız. Markalar ve kreatifler, yeni bir yaratıcı hareketin tanımlanmasında yardımcı olma fırsatına sahipler.

2- Maske modası

İnsanlar evde kalmaya başladığından beri giyim alanındaki satışlar yaklaşık %60 oranında düştü. Ancak yine de moda trendleri var olmaya devam edecek. Şirketler KKD (kişisel koruyucu donanım) üretimine geçtikçe, moda evleri de kendisini adapte eden ilk alanlardan biri oldu. Asya kültüründe örneğine rastladığımız maske gibi koruyucular, sosyal olarak kabul edilebilir aksesuarlara da dönüştü. Şu anda revaçta olan N95 maskelerinin yanında tasarımcıların özel olarak tasarladığı 200 dolarlık maskeler görmek de an meselesi. (Belki de çoktan çıkmıştır bile.) Artık yepyeni bir giyim kategorisi ortaya çıktı ve şu an için oldukça da kalıcı duruyor. Tıpkı telefon aksesuarlarında gördüğümüz yaratıcı ifadeyi maskelerde de göreceğiz.

3- Peki ya yemek kültürü?

Instagram’da seyahat ve müzik kategorilerinden sonra gelen en popüler alanın yemek trendleri olduğunu bilmeyenemiz yoktur. Ancak bu dönemde evde daha fazla yemek pişirirken; organik yeşillikler beslemeye başlamışken pandemiden sonra Instagram’daki yemek kültürü nasıl değişecek? Yeni gıda trendleri neler olacak? Bu dönemde bir hevesle merak sardığımız kahvelere ne olacak? (Dalgona kahveyi bir kereden fazla yapan var mı?) Hayatımız değiştikçe günlük beslenme ritüellerimiz de değişiyor. Haliyle yiyecek ve içecek pazarlamacılarını zorlu bir sürecin beklediğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

“Artık yepyeni bir giyim kategorisi ortaya çıktı ve şu an için oldukça da kalıcı duruyor. Tıpkı telefon aksesuarlarında gördüğümüz yaratıcı ifadeyi maskelerde de göreceğiz.”

Yeni sanat akımını yönetmek markalar için bir fırsat

Trendler, ilham vermek için var olmaya hep devam edecek. Ancak kimin ilham verdiği ya da trendleri takip ettiği de ayrıca önemli olacak. Bundan hemen hemen beş yıl önce; “makers” hareketini gördük. Ancak bu ikinci dalga daha çok ihtiyaçlar ve önceliklere dayanacak. Sanat akımları; yaşanan büyük toplumsal ve davranışsal değişimler ile oluşurlar. Şu anda bizler de yeni bir akımın doğuşuna tanıklık ediyoruz. Buradaki kritik soru; markanız bu yeni yaratıcı sürecin bir parçası mı olacak yoksa sadece bu akımın yansımalarından mı yararlanacak?

Sung Chang
Chief Impact Officer, Weber Shandwick

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 101. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.