Yaratıcılar, zihinlerini nasıl besledi?

Dünya COVID-19 pandemisi ile cebelleşirken yaratıcılık özgür kaldı. Campaign, bu ilginç dönemde üretilen, bazı göze çarpan reklamların arkasındaki hikayeleri detaylı bir şekilde inceledi.

Ajanslar evden çalışarak iş çıkarmaya adapte olurken, aylarca süren pazarlama planları bir gecede beklenmedik bir şekilde iptal edildi. Dünya durmuş olabilir ancak yaratıcılık durmadı.

Born Free: “Creature discomforts: life in lockdown”

Bir gardırobun mükemmel bir ev seslendirme kabini olduğunu biliyor muydunuz? Hayır, ben de. Gönüllülerimizle röportaj yaptığımızda kullanmak zorunda oldukları şey buydu. İşlerimizi, daha önce yaptığımızdan farklı şekilde nasıl yapacağımız konusunda çok şey öğrendik. Ollie [Agius] ve ben normalde bir ajans kanepesinde bir yastıkla oturur, küçücük dahi olsa bir fikir bulana kadar boş boş duvara bakardık. Ancak bu sefer evlerimizde mektup arkadaşı gibi WhatsApp’ta sohbet ediyorduk.

“Hayvanları bir şekilde konuşturabilirsek harika olur. Ama gerçek olduğunu hissettirin.”

Creature Comforts gibi mi?”

“Creature Discomforts?”

“BİNGO!”

“Creature Comforts gibi mi?”

Her şey Aardman’ın dahil olmasına bağlıydı, fikri sevdiler ve bize yardım etmek istediler. Neyse ki animasyon oldukça karantina dostuydu ancak buna rağmen, Creature Comforts’ta kullanılan animasyon tekniğini sosyal mesafe kurallarını ihlal etmeden istediğimiz gibi yapamadık, bu yüzden 2D’yi seçmek zorunda kaldık. Ağız şekilleri, zincir sesleri ve mikrofon konumlandırma hakkında konuşmak için kaç saat harcadığımızı düşünmek bile ürkütücü.

Ülke çapında bir dizi insanla röportaj yaptık ve o sırada ulusun ruh halini yansıtmak istedik. Hepsi uzaktan kaydedildi, bu yüzden cevapları mümkün olduğunca ham geldi.

Önümüzdeki yıllarda bu karantina dönemine dönüp baktığımda tuvalet kağıdı, sınavlar, stres ve kaygı hakkında düşüneceğim. Ama aynı şey için uğraşan küçük bir ekibin, hepimizin gerçekten gurur duyduğu bir şey yapabileceğini kanıtlayan o projeyi de unutmayacağım.

Pete Ioulianou, Creative, Engine

Dacia: “Dacia Ingenious Productions”

Nisan ayı civarında durdurulan üretim, rafa kaldırılmış brief’ler ve sessize alınmış Outlook bildirimlerinin benzersiz kombinasyonu, proaktivite için nadir ve harika bir ortam yarattı.

Dacia için yaptığımız “Ingenious Productions” çalışmamız bu andan doğdu ve yaratıcı mühendisliğin üstesinden gelmesi gereken benzersiz bir dizi engeli gündeme taşıdı: araç olmayan, konum olmayan, sürücüsü olmayan bir otomobil reklamı.

Prodüksiyon, gerçekten zorlandığımız nokta oldu.

Her adımı, hepimizin özlediği “birliktelik” duygusu ile harmanlamanın yeni yollarına ulaşabilmek için uyarlama yapmak zorunda kaldık. Olağan değerlendirme sürecinden bağımsız olarak, birkaç yönetmenle bazı testlere yatırım yapmak için az miktarda sermayesi sağladık. Birkaç gün içinde Iconoclast’tan Vania & Muggia’dan beş saniyelik bir klip geldi ve muhteşemdi. Gal Muggia’nın Tel Aviv’deki dairesinde çalışmışlar, işin içine biraz sihir katmayı başarmışlardı.

Rob Butcher, Yaratıcı Yönetmen, Publicis.Poke

Burger King: “Tiny Tinie performs Whoppa on a Whopper”

Haberler daha kötü oyuncularla çekilmiş bir felaket filmine benziyordu. Dışarıda kaos vardı ve içeride, yaratıcı ortağım ve ben ekranlara o kadar çok bakıyorduk ki gerçek insanlar tuhaf etli hayaletler gibi görünmeye başlamıştı.

Sonra biz Burger King üzerinde çalışırken birdenbire Şarkıcı Tinie Tempah, Whoppa şarkısını çıkardı.

Pandemi nedeniyle kapanmak zorunda kalan herhangi bir işletme için zor bir dönemdi ve Burger King de aynı pozisyondaydı. Tinie, müşterimizin ürün ismine çok benzeyen bir parça yayınlıyordu. Ortak çalışma yapmak için mükemmel bir fırsattı. Ancak bir pandemi sırasında iş birliği yapmak zordu.

Çoğu gerçek dünya aktivasyonu, dünyada çok hızlı yayılacağa benziyordu. Böylece Tiny Tinie’nin bir Whopper üzerinde Whoppa şarkısını söylemesi fikri doğdu. İnsanlar Whopper burger aldıklarında Tinie’den özel performansa erişebiliyorlar. Canlı müziğin olmadığı bir dünyada doğru bir fikir gibi geldi.

Artırılmış gerçeklik ile bir rapçiyi küçültmek ve bir burgerin üstünde performans sergilemesini sağlamak oldukça basit geliyor ancak aslında oldukça zor olduğu ortaya çıkıyor. Özellikle karantina durumu göz önüne alındığında… Tinie’yi dünyada az miktarda bulunan volümetrik stüdyolardan birine götürmek zorunda kaldık.

Ancak ekibin uzaktan yaptığı bazı kahramanlıklar sayesinde Tiny Tinie ile işimiz üç haftadan kısa bir sürede sona erdi.

Sonuç: Çalışmak her zaman oldukça zordur. Pandeminin sürece olumsuz etkisi olsa da daha basit düşünmenizi sağlayabilir ve bu bazen iyi bir şeydir.

Guy Hobbs, Creative, Bartle Bogle Hegarty

AA: “That feeling”

Kısıtlamalar bizi yaratıcı çözümler bulmaya zorladı. Yönetmenlerimiz The Perlorian Brothers ile iş birliği yaptığımızda, konsepti hayata geçirmek için bir kukla fikrine karar verdik. Bir kuklaya, gerçek bir köpeğin asla yapamayacağı şeyler yaptırabilirsiniz. Doğru yaklaşım gibi geldi çünkü köpeğin sürücüleri temsil etmesi gerekiyordu. Ayrıca daha yaratıcı kontrol ve beceriyi yüksek düzeye çıkarmamızı sağladı.

The Perlorians, tasarım üzerinde çalışmak için Letonya Ulusal Kukla Tiyatrosu’nu seçti. Kısa sürede bir boyut ve şekil üzerinde anlaştık ve farklı saç tiplerini rüzgarla test etmeye devam ettik. Sürecin bu kısmı, internetten film izlemek gibi, normal zamanlardan farklı değildi.

PPM, Teams üzerinden yapıldı ve her şey imzalandıktan sonra çekime hazırdık.

Sabah 08.30’da aksiyonun bir Zoom görüşmesinde toplandık. The Perlorians, Kanada’dan Letonya’daki ekibi ve ajansı yönetti, müşteriler İngiltere’den izleyip geri bildirimde bulundu. Kulağa zor gibi geliyor ama gerçekten değildi; dünyanın farklı yerlerinde olmamıza rağmen süreç bundan daha iyi olamazdı.

Kurguya ve post prodüksiyona gelene kadar uzaktan çalışmanın sınırlamaları gerçekten hissedilmedi. Normalde, hepimiz mutlu olana kadar yönetmenlerle oturur vakit geçirirdik ancak bu mümkün olmadığı için süreç iki kat daha uzun sürdü.

Matt Woolner ve Steve Wioland, Yaratıcı Yönetmenler, Adam & Eve/DDB

Barclaycard: “A homemade film”

Sanırım işin özeti şu ki; COVID-19 sırasında yapılan tüm yapmacık duygusal ve ilginç olmayan işlerden çok skıldım.

Barclaycard için Droga5 London tarafından yapılan bu işi gördüğümde, bu tür bir “COVID duyarlılığı” içinde çalışmaya devam etme fırsatını gördüm, bunun yerine ilginç bir oyuncudan yararlandım ve pandemi gerçeğine yorum yapmaktan daha fazlasını yaparak saygı duyulan ve yetenekli birini elleri bağlı bir şekilde gösterdim. Bence fikrin özü buydu.

Süreç oldukça eğlenceli ve akıcıydı, çok daha az planlıydı. Olayları akışına bırakmaya adapte olmak eğlenceliydi ve beni kariyerimin başlarında yaptığım birçok doğaçlama komedi performansı çalışmasına götürdü. O kasları tekrar çalıştırmak harikaydı.

Tom Kuntz, Yönetmen, MJZ

Gemma Charles

Campaign Editör Yardımcısı

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 112. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.