WPP ‘doğru şeyi yapmayan’ müşterileri geri çeviriyor

WPP’den Mark Read; Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim (ESG) ile ilgili işler için “talep, standartların ötesinde” diyor ve “değerlerini paylaşmayan” müşterilerle çalışmadığına dikkat çekiyor.

WPP, çevresel, sosyal ve hükümet (ESG) konularındaki politikaları nedeniyle rakip ajanslara karşı rekabet avantajına sahip olduğunu iddia etti ve “sorumlu pazarlamanın” hem müşterileri hem de yetenekleri çekmek için daha önemli hale geldiğini söyledi.

ESG çalışmaları çerçevesinde standartların ötesinde bir taleple karşı karşıya olduğunu belirten WPP CEO’su Mark Read, iklim değişikliği, ırksal eşitlik, mahremiyet ve sorumlu pazarlama gibi alanlarda müşterilere tavsiyelerde bulunmanın “önemli” potansiyel gelir artış getirdiğini ancak finansal olarak tırmanışı tam olarak ölçmenin zor olduğunu ekledi.

“Neredeyse ilk 30 müşterimizin tamamı, yaptığımız işin merkezine ESG’yi veya amacı koyuyor. Her şey pazarlama değil ancak şirketlerin tüketicileriyle iletişim kurması açısından önemli bir parça.” dedi Read.

Müşterileri reddetmek

Read, “değerlerimizi paylaşmayan” müşterileri geri çevirdiği üzerinde durdu. Enerji gibi sektörlerle birlikte iş yapmanın daha zor olduğunu ancak bu şirketlerin üzerinde çalıştıkları enerji geçişi konusunda fosil yakıtlardan daha sürdürülebilir kaynaklara geçişi destekleme adına oynamaları gereken bir rol olduğunu kabul etti.

“Sorumlu pazarlamaya odaklanmalıyız. Bir şirket olarak pazarlamamızın etkisi ve [üzerinde çalıştığımız] ürünlerimizin toplum üzerindeki etkisi hakkında düşünmeliyiz. Bu bizim için giderek daha önemli hale geliyor.” dedi. Bunun, WPP’nin daha fazla müşteriyi  geri çevirmek zorunda kalabileceği anlamına gelmediğini çünkü markaların değişmesi gerektiği konusunda farkındalığa sahip olmasını da savundu.

“Müşteriler, ürünleri ve kullanım şekilleri konusunda giderek daha fazla sorumluluk alıyor. Sorumlu pazarlamaya doğru attığımız adımlarla birlikte, umarım geri çevirmemiz gereken sadece az sayıda iş olur.”

‘İş performansı ve ESG arasında değiş tokuş yok’

Read, Cannes Lions İnovasyon Grand Prix’inden alıntı yaparak müşterilerin ESG’yi önemsemesinin üç nedenini açıkladı: “Kendileriyle aynı değerleri paylaşan şirketlerle çalışmak istiyorlar. Başarılı ürünlerin nasıl tasarlanacağı konusunda tavsiye almak için bize başvuruyorlar. Yaptıkları şeyin iletişimini yapmak istiyorlar.”

ESG ayrıca WPP’nin barındırdığı yetenekler çin de önemli. “İnsanlar aynı değerleri paylaştığı şirketlerde çalışmak istiyor ve bunu ciddiye alıyorlar. Müşterilerimiz için en iyi işi yapmak adına en iyi insanları çekmemiz gerekiyor.” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “Nasıl davrandığımız ve yaptığımız işin yaratacağı etki konusunda düşünceli olmamız müşterilerimiz için de önemli. Örneğin; 2025 yılına kadar net sıfıra ulaşma taahhüdünde bulunduk.

İş performansı ile ESG stratejimiz arasında bir değiş tokuş yoktur; bunlar ayrılmaz bir şekilde bağlantılıdır.” 

‘Greenwashing veya ‘purposewashing’ten kaçınmak

Read, yeşil aklama yapmak veya aslı olmayan amaçlar ortaya koymakla suçlanmamanın anahtarının ‘eylem’ olduğunu kabul etti.

“Yeşil aklamayı hiçbir şekilde onaylamıyoruz ve bu sosyal medya çağında bunu yapmak çok zor. Olumlu eylemde bulunan şirketlerin, tıpkı bir ürünün herhangi bir özelliği hakkında yaptıkları gibi, bu eylemler hakkında konuşabilmeleri gerektiğini düşünüyorum.

“CEO’larla konuştuğumda çoğu zaman en büyük hayal kırıklıkları, ESG politikalarının tüm adımlarını paydaşlarına nasıl ilettikleri hakkında oluyor ve biz de bu aşamada onlara daha çok yardımcı oluyoruz.” dedi.

Gideon Spanier

Campaign UK Baş Editörü

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 121. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.