Tutkuları kariyere dönüştürebilir

Kelimenin kendisi yeni olmasa da 2021’in en yaygın teknoloji terimleri arasında metaverse. Aslında konsept de yeni mi, o da tartışılır. Fiziksel ve sanal yaşamların iç içe geçtiği deneyimleri çok uzun zamandır yaşıyoruz. Fortnite gibi çok açık örneklerden bahsetmiyorum; bir dönemin chat programı ICQ, metaverse benzeri bir konsept sayılmaz mı? Ya da Google Maps’te gezinebilmemiz? Sims’te yarattığımız hayatlar sayılmaz mı? Ya da benzer zamanlarda önemi artan NFT’lere en iyi örneklerden biri Türk sanatçı Refik Anadol’un veri ve yapay zekayı birleştirdiği eserleri olmaz mı? Kavramları daha da izafileştirmeden neden bu derece önem kazandığına ve biz pazarlamacılar için anlamına geçelim. 

Metaverse’ün tek tanımı bulunmuyor; sanal ve artırılmış gerçekliği, merkezi olmayan ödeme sistemlerini ve diğer birçok teknolojiyi kapsayan, etkileşimli, sürükleyici bir internet deneyimi diyebiliriz. Zuckerberg’ün metaverse için kurduğu “Sadece düşünerek bir şeylerin olmasını sağlamak” sözü tuhaf, tekinsiz fakat bir o kadar da heyecan vericiydi. Bir web sitesi, kullanıcıların oyun içi karakterler/avatarlar olarak girdiği 3D bir yapıya dönüşebiliyor ya da bir web tarayıcısında sayfaları geçmek yerine kullanıcılar, sanal olarak etkileşimde bulunup bir web sitesinden diğerine 3 boyutlu olarak ışınlanabiliyor. İleride ise deneyim, kullanıcıların hissedebileceği, yani nesneler ve diğer kullanıcılarla sanal olarak etkileşime girebileceği, sanal gerçeklik cihazlarını entegre etmek üzerine olacak ki, Zuckerberg de meseleye tam da buradan girerek AR dünyasına yatırım yapacağının sinyalini verdi.

Metaverse uzun vadeli, geniş bir plan ancak bir endişe de var: Merkezi olmayan bir sistem olması. Bir regülasyonu bulunmayan Web 3.0 ve metaverse, insanları kendi verileri üzerinde kontrole sahip olmalarını sağlarken aynı zamanda verilerini ve varlıklarını koruma riskini de üstlenmek zorunda bırakıyor. Regülasyonsuzluğun getirdiği siber zorbalık endişesi ise ne yazık ki meçhul. Burada öncü olan ve olacak şirketlerin –Epic Games, Meta ve Fortnite gibi– nasıl bir ortak noktada buluşacağı ya da buluşup buluşmayacağı merak konusu. 

Gelelim reklam dünyamızı bekleyenlere… AR teknolojisiyle, yüz tanıma gibi sistemler insanları benzeri görülmemiş bir ölçekte takip edebilir ve reklamcılık istilacı bir hale gelebilir. Reklamverenler ve biz ajanslar için tabii ki önemli olan, teknolojinin bu nimetlerinden doğru ve etik bir şekilde faydalanmak olacak. 

Markalarımızın büyüme stratejileri metaverse’e yönelik bir şekilde evrilebilir. Bu yüzden markalarımızı şimdiden 2D uygulamalarla metaverse’te oluşturmaya başlamamız çok önemli. Fiziksel dünyada olacak yeni bir lansman için belli sayıda dijital ürün tasarlanabilir ve böylece tüketicilerin markaya olan sevgilerini metaverse’e taşımaları sağlanabilir ya da bir içerik sağlayıcıyla ortak olup metaverse’te canlı bir etkinliğe ev sahipliği yapmaları konuşulabilir. Metaverse’ün önemli oyuncularıyla yapılan iş ortaklıklarının en önemli maddelerinden biri metaverse’ten edinilecek karşılıklı fayda olabilir. Aslında Meta gibi şirketlerin bugünkü ürünleri bize geleceğin ışıklarını yakıyor. Meta, “Map to the Metaverse” sunumunda, hazırlıklar için ipuçları veriyor: Şu andan itibaren markalarımızı tamamlayacak dijital ürün ve hizmetler oluşturabilir, insanların işletmelerle nasıl ilişki kurmak istediklerine dair beklentilerini karşılamak üzere dijital ortamda müşterilerle bağlantı kurabileceğimiz özel topluluklar ve alanlar yaratabilir, fiziksel ürünlerin dijital versiyonlarını üretebilir, tüketicilere verilebilecek dijital rozetler vb. basit köprüler kurarak yeni dünyaya ilk adımları atabiliriz. 

İşin bir de tutkularını kariyere dönüştürmeyi metaverse sayesinde başarabilecek girişimci tarafı var. Bir işletmenin kârlılığı üzerinde negatif etki oluşturan bazı fiziksel giderler olmadan metaverse; işletmelere, yaratıcılara ve geliştiricilere para kazanmaları için daha fazla fırsat sunacak. Sanattan giysilere, oyunlara veya canlı etkinliklere kadar insanların keyif alacağı dijital ürün/deneyimler üretmek için pahalı araçlara, nakliye maliyetlerine, geniş atölyelere veya değerli malzemelere erişime ihtiyaç duymayacaklar. 

Metaverse bende hem bir tüketici hem de bir reklamcı olarak büyük bir heyecan yaratıyor. Bir yandan da her düşündüğümde aklımda yepyeni sorular beliriyor. Bildiğim ve kesin olan tek şey ise bu işin kaçınılmazlığı. Hayatımızda nelerin yerini metaverse ile değiştireceğimizi ve ne zaman metaverse’e “internet” diyeceğimizi merak ediyorum. Umarım o zaman geldiğinde, beklentimizi karşılar.

Ece Özcan

Head of Digital, PHD Turkey

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 118. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.