Türkiye’nin dijital QSR operatörüyüz

Pandemi dönemi karantina süreci ve uzaktan çalışma; tüketici davranışlarına, iş yapış şeklimize, yöntemlerimize, tüketiciye ulaştığımız mecralara ve içerik tüketim sıklığımıza format attı. Bu dönemle birlikte evde geçirilen zamanın artması ile tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de dijital içerik ve medya tüketimi rekor seviyelere ulaştı. 2020 dijital medya yatırımlarında %55.3’e ulaşan pasta payıyla artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını verisel anlamda da gözler önüne serdi.

Biz de her zamanki gibi iletişim çalışmalarımız ve kampanyalarımızda, değişen tüketici alışkanlıklarını yakından izleyip odağımıza alarak ilerledik. Örneğin; evde kalma süresince kalabalıklaşan hanelere cevaben, 3-4 kişilik menüler oluşturup bu menülerin yanında iyi gidecek Burger King® Spotify müzik listemizi ve beIN CONNECT üzerinde o menüye en uygun film-dizi önerilerimizi tüketicilerimizle buluşturarak evde kalıp yemek yemeyi uçtan uca bir deneyime dönüştürdük. Bununla da kalmayıp, evde kal mottosunu Evde K®al söylemiyle birleştirip pandemi boyunca sahiplendiğimiz bu söylemi logo ve mottomuza taşıdık. 

Bu dönemde restoranda yemek yemeyi özleyip tweet’ler atan ızgara aşıklarımıza mini mangallar üretip, ‘restorana gelemesen de bir tık uzağındayız’ diyerek online platformlarımızdan da kavuşabileceğimiz mesajını verdik. Atılan tweet’lerle binlerce etkileşim alıp, ızgara aşıklarına mini mangallarını da yollayarak gönüllerini kazandık. 

QSR sektörü adına dijitalleşme süreci, kapanan AVM’ler, restoranlar ve değişen tüketici davranışları sebebiyle ivme kazandı diyebiliriz. Bu dönüşüm ile birlikte artık tüketicilerimizin restorana gelmesini beklemeden, online pek çok kanalla, evlerine temassız teslimat seçeneğiyle istedikleri ürünleri taşımayı hedefledik. Bu bağlamda Tıkla Gelsin® mobil uygulamamızı daha kullanıcı dostu bir forma sokarak tüketicilerimizle buluşturduk. 

Özellikle evlere kapandığımız bu dönem, alışveriş rutinimizde de köklü değişiklikler yarattı. Toplumun önemli bir kesiminin internetten alışveriş yapmaya yönelik bir ön yargısı vardı. Bu dönemde bunun ciddi oranda kırıldığını görüyoruz. 7’den 70’e online alışverişin konforuna alıştık. Özellikle gençlerin ilgi gösterdiği, bizim gibi sektörlerde bu eğilim daha da güçlü. Bunu, online ve mobil platformlar üzerinden verilen sipariş sayılarındaki artışta ve ödeme tercihlerinde net bir şekilde görebiliyoruz. 

Pandemi döneminde çevik, yenilikçi ve dijital kanallara yatırımın önemini yıllar önce anlamış markaların ayakta kaldığı bir süreç yaşandı. Bunu yönetebilenler, yeni dünyaya daha güçlü bir şekilde uyum sağlamayı başardılar. Önümüzdeki aylarda da tüketici dinamiklerini iyi okumak ve hızla yenilikçi çözümler üretmek gerekecek. TAB Gıda olarak, dijital alandaki inovasyonları yakından takip ediyor, çok uzun zamandır bu alana yatırım yapıyoruz. Kendimizi, Türkiye’nin dijital QSR operatörü olarak tanımlıyoruz. Günden güne büyüyen dijital ekibimizle dünya çapındaki trendleri, yeni içerik platformlarını, teknolojik gelişmeleri anlık gözlemliyor ve işimizi sürekli bir adım öteye taşımak için çalışıyoruz. Normalleşme sürecine geçildiğinde de bu yaklaşımımızda bir farklılık olacağını düşünmüyoruz. 

Dijitale ayırdığımız bütçe geçen yılın 3.5 katına çıkmış durumda. Artan yatırımla birlikte online kanallardan aldığımız verimde bununla birlikte katlandı. 2021 yılında bu verimi maksimum seviyeye çıkarmak için daha çok omni-channel dediğimiz, bütüncül kanal pazarlama stratejimiz için tüm kanalların bir araya getirilmesiyle kusursuz bir müşteri deneyimi sunacağız. Online – offline entegrasyonun gündemimizde olacağı, sadece platform içi değil, platforma giden yolda da ‘içerik kraldır’ diyerek tüketicimizi odağımıza koyacağımız, bıraktıkları ayak izine uygun ürünleri en doğru mecra ve mesajla birleştireceğimiz, kişiselleştirilmiş reklamcılığı merkezimizde tutacağımız, mevcut koşullara göre önemli inovasyonları devreye alacağımız ve böylelikle en iyi müşteri deneyimini sunmayı sürdüreceğimiz bir yıl olacak.

İrem Güler Özkışlalı

TAB Gıda Dijital Pazarlama Koordinatörü

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 111. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.