“Tüketiciye doğru mesaj ile doğru zamanda ulaştık”

Vaillant Türkiye Pazarlama Direktörü Hazım Bumin ile Green iQ için hazırladıkları web sitesinden podcast yayınlarına kadar dijital mecralarda başarılı bir şekilde yer aldıkları “farkında olmak ayrıcalıktır” dijital kampanyasını konuştuk.

Vaillant Türkiye, Green iQ serisine özel olarak hayata geçirdiği “Farkında olmak ayrıcalıktır” dijital iletişim kampanyası ile dünyamızın korunması konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Vaillant’ın “sürdürülebilirlik”, “teknoloji”, “konfor”, “verimlilik” vaatleriyle desteklenen kampanyada farkında olmanın hem kendimiz hem de dünyamız için yarattığı değer; “farkında olmak ayrıcalıktır” web sitesi, özel podcast’ler ve sosyal medya aracılığıyla doğanın ve yaşamın kıymetini bilenler ile buluşturuluyor.

Campaign Türkiye Öncelikle kampanyanın nasıl ortaya çıktığından bahsedebilir misiniz?
Hazım Bumin Vaillant 1874’te yani bundan 146 yıl önce kurulan ve bugün hepimizin kullandığı kombi, şofben gibi cihazları icat etmiş; sektörün tarihinde birçok ilke imza atmış bir firma. Yeni lanse ettiğimiz ecoTEC Exclusive – Green iQ’yu “Kombinin mucidinin ustalık eseri” olarak tanımlıyoruz. Bunu derken bütün bilgi birikimimizi yansıttığımız ve benzersiz olduğunu düşündüğümüz bir cihazın üstün özelliklerini vurgulamak istiyoruz.

Green iQ konseptli yeni kombilerimiz multi yoğuşma özelliği ile ön plana çıkıyor. İçinde bir kez daha yoğuşma yapabilen ilave eşanjör ile kullanım suyunda %8’e ulaşan ilave verimlilik sağlayabiliyor. Beraberinde gelen akıllı oda termostatı sayesinde de A+ sistem verimliliğine sahip bir ürün.

Sürdürülebilirlik kavramı Vaillant’ın yürüttüğü çalışmalarda, yeni ürün geliştirme aşamalarında çok önemli bir insiyatif. Green iQ, verimli olduğu kadar parçaların yüksek geri dönüştürülebilir parçalardan imal edilmiş olması ile de bu kavramı yüceltiyor. Green iQ, Green (Yeşil) ve iQ kelimelerinin birleşimi ile oluşturulmuş bu etiket, uzun süren mühendislik çalışmaları sonucu verimlilik ve çevreci özellikler bakımından çıtayı daha üst noktaya çıkaran ürünlere veriliyor.

Kampanyanın çıkış noktası pandemi dönemi trendleri ve tüketici iç görüleri oldu. Buradan yola çıkarak, dijital mecralar üzerinden yürüttüğümüz lansmanın ana fikrini de “Farkında Olmak Ayrıcalıktır” olarak belirledik. Burada, pandemi döneminde farkındalığımızın arttığı ve aslında ne kadar önemli olduğunu anladığımız kavramlara değiniyoruz ve bu kavramların aslında bizim için ne kadar büyük ayrıcalıklar olduğunu fark etmeyi amaçlıyoruz.

Campaign Türkiye Pandeminin yaşandığı bir dönemde aslında dünyaya karşı sorumluluklarımızı da sorgulamaya başladık ve tam da böyle bir dönemde “farkında olmak ayrıcalıktır” diyorsunuz. Bir yandan bu sorumluluğu vurguluyor ve sürdürülebilirliğin altını çiziyorsunuz ancak bir yandan da teknoloji ve konforu da vurguluyorsunuz. Bütün bunları kampanyaya yansıtmak, üründe birleştirmek nasıl gelişti? Buradaki içgörüyü biraz daha detaylandırabilir misiniz?
Hazım Bumin Pandemi döneminde, deniz kenarında yürümenin, sokakta simit alıp yemenin, nefes alıp vermenin özgürlük hissi için ne kadar önemli olduğunu anladık. Bunun yanında evimiz artık çok amaçlı bir kullanım alanı olarak, ofis, okul, spor salonu ve restoran haline geldi. Sevdiklerimizle bir arada olmanın, beraber kaliteli vakit geçirmenin değerini anladık. Bütün bu farkına vardığımız noktalarda mecbur kaldığımız dönüşümler yaşadık. Bu dönüşümlerde en önemli kavramlar da teknoloji ve sürdürülebilirlik oldu. Hem tüketici hem markalar bu kavramlara odaklandı. Teknoloji ve sürdürülebilirliğin çıktısı da tüketicinin hayatında yine önemi artan konfor ve verimlilik oldu. Biz de bu 4 kavramı hem markamız hem de Green iQ ürünü özelinde anlatmak ve farkındalığı artırmak istedik.

Campaign Türkiye Mecra seçimine nasıl karar verdiniz?
Hazım Bumin Green iQ lansmanımız için aslında, Green iQ ürünü ve argümanlarını paylaşmayı hedeflediğimiz basın mensuplarını, teknoloji gurularını, çevre ve sürdürülebilirlik konularında uzmanları ve iletişime geçmek istediğimiz tüm partileri deneyimsel bir etkinlikte buluşturmayı planlıyorduk. Ancak pandemi nedeniyle tüketiciye en kolay ve hızlı ulaşabileceğimiz mecra olan dijital kanalları seçtik. Web sitesi, ürün içerikleri, sahiplendiğimiz kavramlarla ilgili podcastler ve bu kaynaklara erişimi sağlamak için kullandığımız sosyal medya kanallarımız, dijital mecrada doğru tüketiciye doğru mesaj ile doğru zamanda ulaşmamızı sağlayan en etkili iletişim araçları oldu.

Campaign Türkiye Kampanya aynı zamanda podcast’lerle de destekleniyor. Dijitaldeki gücünü de bu şekilde güçlendiriyor diyebilir miyiz? İlerleyen dönemlerde yine bu tip yayınlara devam edecek misiniz?
Hazım Bumin Pandemi dönemi öncesinde çalışmaya başladığımız podcast kanalımız için ilk içerik setini Nisan ayında “Kafa Rahatlatan Sohbetler” başlığıyla yayınladık ve çok iyi geri dönüşler aldık. Green iQ lansmanını dijital mecrada yapmayı planladıktan sonra da podcast içerikleri ile altını çizmek ve farkındalık yaratmak istediğimiz 4 ana kavram için çok doğru bir mecra olduğunu düşündük. Kampanyanın ana temas noktası olan internet sitesine gelerek ürün hakkında bilgi alan tüketicilerin keyifle dinleyebileceği podcast içerikleri yarattık. Bu içerikler yine 4 ana argümanımız olan teknoloji, sürdürülebilirlik, konfor ve verimlilik kavramları hakkında, konuların uzmanı olan Güven İslamoğlu ve Ufuk Tarhan tarafından hazırlandı.

Campaign Türkiye Vaillant aynı zamanda pandemi sürecinde de podcast yayınlarıyla sessiz kalmak yerine tüketiciyle iletişimde kalmayı tercih etti. Bu konuda nasıl dönüşler aldınız?
Hazım Bumin Bahsettiğimiz gibi pandemi öncesinde hedeflediğimiz bir projeydi ancak insanların eve kapanması ile birlikte çok daha farklı kanal ve mecralarda içerik tüketilmeye başlanması bizim projeyi Nisan ayında lanse etmemiz ile eş zamanlı oldu. Pandemi döneminde markaların tüketiciye doğru şekilde nasıl ulaşacağını düşündüğü kriz ortamında, bizim için podcast kanalı en doğru ve marka dilimiz ile uyumlu bir seçenek oldu. Ne kadar doğru bir karar verdiğimizi kampanya sonuçları ile de tasdik etmiş olduk, 55.000 dinlenme, 3500 abone ve %70 dinlenme oranlarına ulaştık.

Podcast bizim için yeni bir mecra olarak etkili ve mesajımızı ulaştırmak için etkin kullanabildiğimiz bir alan. Markamızın vaadi olan kafa rahatlığı ile de bağlantılı şekilde hazırladığımız “Kafa Rahatlatan Sohbetler” ile bu mecrada ilk markalı kanal olduk.

Podcast kanalımızdaki içerikleri belirli bir zaman ve hedef ile değil sürekli olarak tüketilebilecek şekilde planlıyoruz. Bu da sürdürülebilir bir mecra olarak markamızın önümüzdeki dönemlerde buradaki varlığını devam ettirmesini sağlayacak.

Campaign Türkiye Green iQ ile ortaya çıkan kampanyanın sosyal sorumluluk tarafı olsa da zaten Vaillant olarak Doğa Derneği ile beraber gerçekleştirdiğiniz projeler de var. Biraz bunlardan da bahsedebilir misiniz?
Hazım Bumin Ayrıcalıkları korumak için Vaillant olarak doğamızı korumaya devam ediyoruz. Dünyamızdaki çeşitliliğin ve zenginliğin öneminin farkındayız. Bu zenginliği korumak için 2012 yılından bu yana Doğa Derneği ile çevre ve doğal hayatı korumaya yönelik çalışmalar yapmaktayız. Bu çalışmaların başında nesli dünya ölçeğinde tehlike altında olan küçük akbabaların korunması için göç yolculukları sırasında karşılaştıkları sorunlara çözüm üretilmesi geliyor.

Projenin ilk etabı olan Beypazarı’nda yapılan küçük akbaba araştırma ve koruma çalışması ile türün Balkanlar’daki en büyük popülasyonu koruma altına alındı. Projenin ikinci etabına ise küçük akbabaların önemli göç yolları üzerinde bulunan Mersin’de devam ediliyor. Mersin’deki çalışmalarda da küçük akbabaların yaşamlarına etki eden olumsuzluklar belirlenerek, bu olumsuzlukları önlemeye yönelik çalışmalar hayata geçiriliyor. Hedefimiz nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan küçük akbabaları korunması için farkındalığı artırmak, doğanın bize sunduğu ayrıcalıkları sonraki nesillere de aktarmak.

Campaign Türkiye Yanılmıyorsam web sitesi de podcastler de henüz çok kısa bir süredir yayında ancak yine de şu an için geri dönüşler nasıl oldu?
Hazım Bumin Evet, yeni kampanyamız daha çok taze. Vaillant olarak pandemi sırasında podcast serimizi lanse ederken amacımız eve kapanılan dönemde herkesin “kafasını rahatlatacak”, evde geçirilen vakitlerini kaliteli bir şekilde değerlendirmelerine katkı sağlayacak içerikler oluşturmaktı. Podcast sıralamalarında üst seviyelerde olduğumuzu görüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada podcast bilinirliğinin daha da arttığını görüyoruz. Şimdi Green iQ ürünümüzün lansmanında, şirket olarak sahiplendiğimiz sürdürülebilirlik temasını kullanıyoruz. Bu konseptin, hem içerik hem de podcast dinleme oranlarındaki artışa paralel olarak daha büyük bir etki yaratacağını düşünüyoruz.

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 104. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.