Tüketicinin yanında olmak

COVID-19 salgını ülkemizde ilk görülmeye başladığında Dentsu Aegis Network Türkiye olarak tüm teknik alt yapı çalışmalarını hızlıca tamamlayarak Mart’ın ikinci haftası itibariyle evden çalışma düzenine geçtik.

Pandemi süresince tüm ajans içi ve müşteri iletişimini konferans araçları üzerinden organize ettiğimiz görüntülü ve sesli görüşmeler üzerinden gerçekleştirdik. Ekipler arası iletişimi kolaylaştıracak ve güçlendirecek tüm gerekli adımları atarak, birbirimizden uzakta çalıştığımız bu dönemde ulaşılabilir olmayı, mesai saatlerinin düzenlenmesini ve uzaktan çalışmayı kolaylaştıracak ortam ve koşullar ile ilgili gerekli yönlendirmeleri tüm ajans çalışanları ile sıklıkla paylaştık.

Herkesin evlerinde kalması gereken bu dönemde izolasyon hissiyatının olmaması, çalışanların motivasyonu için ajans yöneticileri tarafından yapılan bilgilendirme toplantılarını ve soru – cevap oturumlarını daha sık düzenledik. Böylelikle ajansın pandemi dönemi çalışma düzeni ile ilgili tüm ekiplerin aynı anda bilgi sahibi olmasını sağladık.

İnsan kaynakları departmanımız ile birlikte üretkenliği arttırmak ve sosyal hayattan uzak geçirdiğimiz bu zamanı kendimizi iyi hissederek geçirmek için farklı çözümler üzerine çalıştık, tüm ajans çalışanları için yoga, egzersiz ve meditasyon gibi farklı uygulamalara üyelik programları ayarladık.

Bu süreçte tüm müşterilerimizin de aynı şekilde evlerden çalışması, iletişimin araçlarının önemini bir kez daha ortaya koydu. Hem iç iletişimin hem de müşteri ilişkilerinin dijital ortamlarda sürdürülüyor olması zaman planlaması açısından karşılaşılan en büyük zorluklardan biri haline geldi. Bu sebeple tüm iletişimlerimizi olabildiğince mesai saatlerinin içinde kalarak ve toplantıları daha verimli bir hale dönüştürecek aksiyonları alarak organize etmeye başladık.

Bu süreçte ajans içi çalışma dinamiklerimiz değişim geçirirken aynı zamanda tüketici olarak bizlerin de yaşamları değişmeye başladı. Buna bağlı olarak tüketicilerin bu döneme ve bu dönemin getirdiklerine olan tepkileri de farklılaştı. Biz ajans olarak bu dönemin tüketicilerde olan etkisini daha iyi anlamak adına düzenli olarak analizler ve sosyal dinlemeler yaptık. ‘COVID-19 Epidemic Impact by Dentsu Aegis’ isimli düzenli raporlarımızı tüm sektörle ve müşterilerimizle paylaştık, sektör raporlarını da eş zamanlı içselleştirmeye çalıştık. Ve bu dönemde daha duyarlı, tedirgin ve duygusal olan tüketicinin karşısına doğru yerde, doğru zamanda, doğru mesaj ile doğru seviyede çıkmayı hedefledik. Tabii ki bu süreçten iş sonuçları anlamında olumlu veya olumsuz etkilenen markalarımız oldu. Tüm markalarımız için önceliğimiz, değişen medya tüketim davranışlarını onlara hızlı bir şekilde aktarıp etkili mesaj stratejileriyle ideal seviyelerde yatırım yapmalarını sağlayacak analizleri onlara sağlamak oldu. Ve bunların sonucunda markalarımızın ortak birincil aksiyonu, mesajlarını pandemi dönemine adapte etmek ve toplumsal hareketin önemli olduğu hassas bir dönemde pozitif bir ton ile tüketicinin yanında olmaktı. Onun takibinde ise tüketicinin digital platform ve servisler ile olan bağının her hedef kitlede çok daha hızlandığını görerek dijital stratejilerimizi kısa ve uzun vadede yeniden tasarladık. Normalleşmeye dönmeye çalıştığımız ve yavaş yavaş birbirimizi görmeye başladığımız bu dönemde ise hepimizin hissettiği birbirimizi ne kadar özlediğimiz oldu. Yan yana olduğumuzda kurulan iletişimin ve teknolojiden uzaklaşmanın iyi geldiğini hissediyoruz, ve bu da yaratıcılığımızı ciddi anlamda tetikliyor. Fiziksel birlikteliğin sinerji ve enerjisinin kesinlikle yaratıcılık üzerinde çok ciddi etkisi olduğunu düşünüyoruz, ajans olarak da belli kurallar ve tedbirler çerçevesinde daha sık yan yana gelmeyi umuyoruz.

 

Müge Nimetoğlu & Başak Kabaşabanoğlu,

Dentsu Aegis Network Türkiye

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 102. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.