Tüketiciler canlı etkinlikleri özledi

Campaign US Yardımcı Editörü Mariah Cooper, Momentum Worldwide’ın yaptığı yeni bir araştırmayı konu alıyor: İnsanların yeni deneyimlere yönelik arzusu ‘sosyal’den ‘duygusal’a yöneliyor.

ABD genelinde aşılama yayılmaya devam ederken insanlar yüz yüze etkinlikleri test ediyor ancak tüketicilerin canlı deneyimlere bakış açısı büyük ölçüde değişti.

Brezilya, Kanada, Fransa, Japonya, Romanya, İngiltere ve ABD dahil olmak üzere yedi ülkeden 1.700’den fazla katılımcının bulunduğu Momentum Worldwide’ın yeni araştırması, insanların %74’ünün pandemi sırasında yeni bir tutku keşfettiğini ortaya çıkardı. Tüketicilerin yarısı yeni deneyimlere hazır ancak zamanlarını nerede geçirdikleri konusunda pandemi öncesine göre daha seçiciler.

Tüketiciler artık yalnızca Instagram sayfalarına harika bir fotoğraf eklemek uğruna canlı deneyimlere katılmakla ilgilenmiyor. Araştırmaya göre; insanların sadece %21’i etkinlikler sırasında VIP gibi hissetmenin gerekli olduğunu düşünüyor ve %12’si hâlâ bir etkinliğe sadece sosyal medyada paylaşım yapmak için katılmak istiyor.

Momentum Worldwide Başkanı ve CEO’su Chris Weil, Campaign US’e verdiği demeçte, “Pandemiden önceki deneyimleri düşünürseniz, her şey Instagram tuzağıydı. Bu, insanların övündüğü, nerede oldukları ve ne yaptıkları konusunda hava attıkları bir an yaratmakla ilgiliydi. Şimdi ise ‘Uzun zamandır küçük grubumla birlikteyim’ mesajı var: ‘Çok uzun zamandır izoleyim. Dünyaya geri dönmek ve insanlarla birlikte olmak istiyorum.’” dedi.

Duygusallık hüküm sürüyor

Bir yıldır korunmaya çalışılan sosyal mesafenin durumu kötüleştirmesi ile, insanların canlı deneyim beklentileri sosyalden duygusala kaydı. Çalışmaya katılanların etkinliklerden beklentileri %69 neşe ve mutluluktu, bunu %64 ile ruhsal olarak iyi hissetmek, %62 ile kalıcı anılar ve %57 ile aile ve arkadaşlarla yeniden bağlantı kurmak izledi.

Hibrit etkinlikler ilgi çekiyor

Bir yıldan fazla süren dijital etkinlikler ve insanlarla yüz yüze görüşme arzusundan sonra, hibrit etkinlikler çekici bir orta yol sunuyor.

Tüketicilerin yarısından fazlası hibrit etkinliklerin esnekliğini takdir ediyor ve %87’si de canlı etkinliklere katılırken teknolojiyi kullanma konusunda istekli. Bu, markalara bir eklenti veya alternatif değil; yeni teknolojiyi gelecekteki yüz yüze deneyimlere yerleştirmeleri için bir sinyal niteliği taşıyor.

Weil bu konuda şunları söylüyor: “Biz, deneyimsel yaratıcılar olarak daha çok televizyon programcıları gibi düşünmeliyiz. Bir yılda 12 iş yaratıyorsak, bunların temas noktaları ne? İzleyicileri kimler? Sizi çok daha kapsamlı bir pazarlama ve reklam bütçesine yönlendirecek olan erişim oranı nasıl? Bu, ileriye dönük yaptığımız hemen hemen her şeyin büyük bir itici gücü olacak.”

Mariah Cooper

Campaign US Yardımcı Editörü 

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 113. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.